9 Eylül 2010 Perşembe

Biyografi: Robin Soderling


Durumu: Şu an Amerika Açık'ta 5 numaralı seribaşı. 5 tur şampiyonluğu kazandı.

Doğum Yeri/Tarihi: 14 Ağustos 1984, Tibro, İsveç.

Tenis İlahı: Gençken tenis izlemeyi çok severdim. Çok fazla maç izledim. Ama gerçek bir kahramanım olmadı. Tabii, İsveçlileri seviyordum. Ama sanırım oyunu daha çok seviyordum.

Hobileri: Televizyonda spor müsabakaları izlemeyi seviyorum. Özellikle babamın da oynadığı masa tenisini izlemeyi... Eğlenceli bir spor. Ayrıca buz hokeyi ve futbol.

Takma adları: Hayır, bildiğim kadarıyla yok (gülüyor). (Sanal alemde Soderking, Soda ve Sod olarak geçebiliyor).

En beğendiği filmler: Gladiator ve Scarface.

En beğendiği TV şovları: Yok. Çok fazla seyahat ediyorum. Çok fazla TV şovu izleyemiyorum dolayısıyla. Gençken ve İsveç'teyken TV şovları izlemeyi severdim...

Müzik beğenisi: Çok fazla tür müziği seviyorum. Neredeyse her türü. Müzik dinlemeyi seviyorum ve dediğim gibi neredeyse hepsini dinliyorum.

İlk tenis anısı: İlk aklıma gelen tenis anım, İsveç'teyken - sanırım Göteburg'a gitmiştim - Amerika ile İsveç arasındaki Davis Kupası eşleşmesini seyretmiştim. Belki de tenisteki ilk anım. Ve de oldukça eğlenceliydi, çok eğlenmiştim. Kimin oynadığını bile hatırlamıyorum ama çok eğlenceliydi. Büyük bir arena, kalabalık bir topluluk ve her yere koşturarak fotoğraf çekiyordum. Yani harika bir anıydı. Sanırım Edberg ve Larsson'un fotoğraflarını çekmiştim. Ayrıca sanırım bir de Sampras fotoğrafım vardı...

Maç öncesi hisleri: Genelde biraz gergin olurum. Çünkü iyi performans sergilemeniz için biraz gergin olmak gerektiğini düşünürüm. Ama buna alıştım. Çok fazla maç oynuyorsunuz... Birkaç yıl önceye kadar kaybettiğim maçlardan sonra çok sinirli ve üzgün olurdum. Ama şimdi kaybettiğim maçtan belki de 1 saat sonra önümdeki turnuvaya konsantre olmaya başlıyorum. Yapmanız gereken de budur.

Favori yemeği: Spagetti ve köfte.

Favori dondurma çeşidi: Çikolatalı.

Kullandığı araba: BMW (silver)

En harika spor anısı: İlk kazandığım ATP tur şampiyonluğu benim için... (2004 Lyon, Xavier Malisse'ye karşı) Ve de 11 yaşında junior kategorisinde İsveç şampiyonu oluşum. Harika bir histi. Sanırım finali 6-4 6-4 ile kazanmıştım. Ve maçtan sonra çok mutluydum. O benim ulusal şampiyonada oynadığım ilk yıldı ve kazandığımdan dolayı çok mutluydum.

En acı verici anısı: 2003 Stokholm finalinde Mardy Fish'e son set tiebreak'i ile kaybetmem...

Yakın ATP Tur arkadaşları: İsveçli oyuncular. Bütün İsveçli oyuncularla iyi arkadaşım. Beraber takılmayı seviyoruz ve hepsi harika insanlar.

Karşılaştığı en eğlenceli oyuncu: Hmm, zor... Safin. O komikti. Her zaman rahattı ve fazla ciddiye almıyordu. Gerçekten çok komik bir adamdı.

Zorlu rakipleri: Herkes... Srichaphan ile iki defa oynadım ve ikisinde de beni öldürdü. Sakatlanmadan önce gerçekten çok iyi bir oyuncuydu.

-

Yazı thebiofile.com adresinden çevrilmiştir...

3 yorum:

lembo dedi ki...

hobileri biraz eksik kalmış, sürekli kıçının arasına kaçan şortunu düzelten nadal'ın bu takıntısı ile dalga geçmek ve kaybettiği bir maç sonrası hakeme tokalaşmak için elini uzatıp tokalaşmadan kendince hakeme ayar vermek de listeye eklenmeliydi. bir de tüm bunlara rağmen kendini sporcu sanmak var tabii..

Russell dedi ki...

Eheh. :) Garip ve uyuz bi kişilik, evet. İsveçlileri seviyorum, ediyorum diyor sürekli okuduğum röportajlarda falan, onun dışında pek arkadaşı yokmuş. Milliyetçi biri olarak algıladım ben kendisini. Burada doğsa Bahçeli'yi görünce uluyan ülkücü olabilirdi. ;p

kirpi dedi ki...

Isvecli oyuncularla yakinmis da kac Isvecli var ki allasen???