5 Mart 2010 Cuma

Mucizelere Kaldı

Avrupa/Afrika 2. grup ilk tur maçının ilk gününde bugün İrlanda-Türkiye serisinin 2 maçı tamamlandı. İrlanda'nın 1 numaralı oyuncusu, aynı zamanda İrlanda Davis Kupası takımı kaptanının oğlu olan Louk Sorensen, sanırım sakatlığı sebebiyle - sanırım, çünkü henüz bir bilgi yok neden çekildiğiyle alakalı olarak - kadrodan çıkartıldı. Onun oynayacağı 2 tekler maçına dünya sıralamasında 500. sıralarda bulunan James McGee yazıldı. Böylelikle, Louk Sorensen ile Haluk Akkoyun arasında oynanacak olan serinin ilk maçının adı James McGee-Haluk Akkoyun olarak değişti.

22 yaşındaki McGee karşısında 6-2 6-2 6-4'lük setlerle kaybetti 28 yaşındaki Haluk. Ardından korta Conor Niland ile Marsel İlhan çıktı, ki bu serinin en önemli 2 maçından biri olarak gözüküyordu bu maç, çiftler maçıyla birlikte. Marsel'in iki maçını da kazanacağını düşünüyordum açıkçası ama kaybetti Niland'a. Ortada geçen bir maç sonrası kaybetmiş olsa, yine çok fazla şaşırmazdım ama 6-3 6-2 6-1 gibi feci bir skorla yenilince Marsel, "nasıl bir maç olmuş yahu?" diye durup düşünmedim değil.

Maçların oynanacağı kortta 3 gün için de satışa sunulan biletlerin hepsinin tükendiğini ifade etmişti İrlandalı yetkililer. Seyirci desteği İrlanda'yı olumlu, bizimkileri olumsuz etkilemiş olsa gerek. Yoksa bu skorların, özellikle Marsel'in skorunun açıklamasını yapmak kolay değil.

Gerçekçi olursak, bu seriyi bundan sonra kazanma şansımız yok denecek kadar az. Yarın çiftler maçında Marsel/Haluk ikilisi King/McGee ikilisine karşı oynayacaklar. Ortada bir maç olarak gözüküyor ama bugünkü tablodan sonra İrlanda'nın yarın işi bitireceğini düşünüyorum. Diyelim ki, o maçı kazandık. Ama, yetmiyor. Pazar günü 2 tekler maçı daha oynanacak ve ikisini de kazanmamız gerekecek. Günün ilk maçında Marsel, McGee'yi yener, orada bir sorun yok; ama Haluk'un Niland'ı yenme ihtimalinin çok ama çok az oluşu, bu serinin neden mucizelere kalmış olduğunun en önemli açıklayıcısı...

Davis Cup İlk Tur Maçları

İspanya-İsviçre: İlk gün Wawrinka-Almagro ve Ferrer-Chiudinelli maçları var. Almagro, bu sene Avustralya Açık'ta iyi performans gösterdi; toprak kort oyunu da, sert kort oyunundan daha iyi ve bu seri, toprak kortta olacak. Ferrer, son 2 haftada üst üste 2 final oynadı ve birini kazanmayı başardı. İspanya'nın gerçekten çok geniş bir kadrosu var. Nadal, Verdasco, Ferrero gibi isimler yokken bile, böylesine iyi bir kadroyu çıkartıp masanın üstüne koyuyorlar. İsviçre'de Wawrinka elinden geleni yapmaya çalışacaktır tabii ama İspanya'nın kazanmasını engelleyebileceğini düşünmüyorum.

Tahmin: 4. maçta İspanya

Fransa-Almanya: Serinin salon sert kortta oynanacak olması önemli avantaj Fransızlar için. Fransa'nın kadrosu da son derece iyi durumda. Tsonga ve Monfils zaten üst seviye oyuncular. Takımı tamamlayan Llodra ve Benneteau da 2 hafta önce salon sert kortta oynanan Marsilya turnuvasında final oynadılar karşılıklı ve çiftleri de birlikte kazandılar. Almanya'da Kohlschreiber'ın sağı solu hiç belli olmuyor. Monfils'in de bir sakatlık sıkıntısı bulunuyor ayrıca; tam performansını vermekte zorlanabilir. Ama Tsonga ve Benneteau/Llodra çiftinin Almanya'ya izin vermeyeceğini düşünüyorum kendi evlerinde.

Tahmin: 4. maçta Fransa

Rusya-Hindistan: Rusya'da Nikolay Davydenko dün akşam kadrodan çıkartıldı; yerine Andreev kadroya dahil edildi. Hindistan'ın tekler kadrosu Devvarman ve Bopanna'dan oluşuyor. Bu ikisinin Youzhny ve Andreev'e karşı maç kazanması gerçekten çok çok zor. Çiftlerde Leander/Paes galibiyet getirecektir Hintlilere.

Tahmin: 4. maçta Rusya

İsveç-Arjantin: İsveç kadrosunun yıldızı Robin Soderling tabii. Onu, eski toprak Joachim Johansson destekleyecek. Arjantin'de önemli eksiklikler olduğunu söylemiştik Del Potro, Monaco, Nalbandian gibi. Ancak dün akşam gelen haberlere göre - ki resimler de düştü zaten - Nalbandian, İsveç'e geldi oynamak için. Bugünkü maç programında gözükmüyor ama Arjantin son güne 3-0 geride girmezse mutlaka sahne alacağını düşünüyorum Soderling'e karşı. Çiftlerde Mayer/Zeballos çiftiyle Arjantin'i favori olarak görüyorum. Salon sert kortta Soderling, her ne kadar son zamanlarda çok yoğun tempoda mücadele vermiş olsa da, maç bırakmaz bence Zeballos, Mayer, Schwank gibi isimlere. Tabii, sakatlıktan arınmış bir Nalbandian ile pazar günü oynamak durumunda kalırsa, o zaman işler değişebilir. Bu seri, bence ilk turun en çekişmeli serisi olacak ve Johansson'un çıkaracağı sürpriz bir galibiyetle seriyi İsveç tarafına çekeceğini öngörüyorum.

Tahmin: 5. maçta İsveç

Hırvatistan-Ekvador: Salon sert kortta Karlovic ve Cilic, Lapentti kardeşlere maç bırakmaz. Ekvador, Dodig/Veic ikilisine karşı çiftler maçını kazansa bile son güne son derece yıpranmış şekilde çıkacak; zira Ekvador'da diğer iki oyuncunun oynaması beklenmiyor. Hırvatistan, çiftler maçını kaybedebilir dediğim gibi ama seriyi çok zorlanmadan kazanırlar.

Tahmin: 3. maçta Hırvatistan

Sırbistan-ABD: Bu seri de, güzel tenis ve çekişme vadeden serilerden biri. ABD kadrosu her ne kadar toprağa uygun olmasa da, Davis Kupası'nın havası her zaman farklı oluyor ve bu bir etki yaratacaktır şüphesiz. İlk gün Djokovic ile Querrey'nin oynayacağı maç belirleyici olacak diye düşünüyorum. Çiftlerde Bryan kardeşler favori bence, her ne kadar Sırbistan'da dünyanın 1 numarası Nenad Zimonjic bulunsa da. ABD'nin büyük servisçileri toprakta ne kadar iyi oynayacak, bu serinin belirleyici noktası bu...

Tahmin: 5. maçta Sırbistan

Belçika-Çek Cumhuriyeti: Belçika takımı formsuz oyunculardan oluşuyor. Rochus kardeşler, Malisse ve Darcis... Çek Cumhuriyeti, geçen senenin finalisti ve geçen seneki kadrolarını aynı şekilde koruyorlar. Maçların Belçika'da olacak olması bir avantaj olacak tabii Belçikalılar adına. Stepanek bu sene çok formsuz ama takımın diğer tekler silahı Berdych, hiç fena sayılmaz. Çiftlerde de Lukas Dlouhy gibi bir kozları var. Rahat bir eşleşme olmayacaktır Çekler için, ama yine de bir şekilde kazanacaklardır diye düşünüyorum.

Tahmin: 4. maçta Çek Cumhuriyeti

Şili-İsrail: Şili'de geçtiğimiz hafta sonu yaşanan üzücü depremden sonra, bu serinin akıbeti belli değildi. Önce seri daha ileri bir tarihe ertelendi dendi, ama bu ertelenen tarih pek uzak olmadı. Diğer 7 seri bugün başlayacak iken, bu seri de sadece 1 gün sonra, cumartesi başlayacak. Şili'de Gonzalez ve Massu; İsrail'de Sela ve Levy. Toprak kortta Gonzalez'in maç bırakacağını sanmıyorum. Çiftlerde Erlich/Ram ikilisi sebebiyle, favorim İsrail. Şili'nin diğer oyuncusu Nicolas Massu, aslında Sela ve Levy'e karşı toprakta en azından 1 galibiyet çıkaracak kapasiteye sahip; ama o da geçen seneden bu yana berbat bir form düzeyinde seyrediyor. Yaşlılığın etkileri olsa gerek... Ama öte yandan Sela ve Levy de çok iyi oyuncular değiller ve istikrarsızlıklarıyla tanınıyorlar. Geçen sene Davis Cup'ta önemli sürprizlere imza atmışlardı; ama bu kez zor gibi...

Tahmin: 5. maçta Şili

3 Mart 2010 Çarşamba

Kısa Bir Kim Röportajı

Kim Clijsters, geçtiğimiz hafta sonu Madison Square Garden'da düzenlenen 1.2 milyon dolar ödüllü hazırlık turnuvasında raket sallamıştı. İlk maçında Svetlana Kuznetsova'yı yenen Clijsters, final maçında Venus Williams'a mağlup oldu. Tabii, hepsinden önemlisi 300 bin doları cebe indirdi. Bu turnuva sırasında tennis.com yazarı Bill Gray, Clijsters'ı yakalamış ve ufak bir röportaj yapmış, daha çok Kim'in özel yaşamına dönük olarak...

- Ne zamandır New Jersey'da yaşıyorsun?

- 2009 Amerika Açık'tan önce geldim. Kızım Jada'nın farklı dünyalardan akrabaları olduğunu bilmesi gerektiği hissine kapıldık (Kim Clijsters'ın eşi olan Brian Lynch New Jersey'li ve New Jersey'da yaşıyor normalde). Ve, birlikte New Jersey'nin güneyinden ilk evimizi - 3 banyolu, geniş bahçeli - aldık. Brian'ın zaten burada çok güzel bir evi var. Güzel, çünkü Jersey plajlarına çok yakın. Fakat, o evin bahçesi gerçekten çok küçük. Sonuçta, Jada'nın oynayabilmesi için başka bir yerden daha büyük bahçeli bir evi tercih ettik.

- New Jersey, senin yeni evin olacak diyebilir miyiz?

- Şimdilik evet. Birkaç hafta daha buradayım. Avrupa'daki turnuvalar için hala ev olarak Belçika'yı kullanıyorum, kullanacağım. Ama, buraya da sert kort sezonu için, yılın belli kesimlerinde döneceğim elbette. Mart'ta Miami için, Ağustos'ta Cincinnati için ve tabii Eylül'de Amerika Açık için...

- Jada'ya, senin Amerika Açık zaferinden sonra tasarlanan Kim Clijsters barbi oyuncağından alındı mı doğum gününde? (27 Şubat Jada'nın doğum günüydü)

- Hayır, zaten vardı. Ama annem ona sıradan bir barbie oyuncağı aldı doğum gününde. Brian ve ben de ona resim yapması, boyaması için bir şeyler aldık. Zira şimdiden yaratıcı olmaya başladı.

- Senin için tasarlanmış bir barbie oyuncağı mı (ki zaten bu yapıldı), yoksa bu yıl Laureus Spor Ödülleri'nde "yılın geri dönüşü" ödülünü kazanmak mı? (bu dalda Lance Armstrong ve Brett Favre de yarışıyor)

- Gerçekten, karar vermek çok zor. Laureus, spor ödüllerinin oscarı gibi... Ama, bir tercih yapmam gerekirse barbiyi seçerdim, çünkü Jada şimdi onlarla oynuyor ve büyüdüğünde bunun ne kadar özel bir şey olduğunu anlayabilecek.

- Amerika Açık zaferinden sonra ailelere yönelik ürünlerden sana bir sponsorluk benzeri teklif geldi mi? Mesela Volvo ürünü için sen çok doğal ve uygun bir aday olarak görünüyorsun.

- 2009 Amerika Açık zaferinden sonra sponsorların ilgisi, 2005'teki Amerika Açık şampiyonluğum sonrasından daha fazlaydı. Ama aileye yönelik şeyler değildi bunlar. Volvo veya başka biri değildi... En azından bizim bir iletişimimiz olmadı onlarla.

- Serena'nın MSG'deki hazırlık turnuvasından sakatlığı sebebiyle çekilmesi hakkında ne düşünüyorsun?
- Üzücü. Onunla yardım için yaptığımız harika maçlar vardı. Onu çok seviyorum. Çok eğlenceli bir kız...

5 dakikada bunlar çıkmış sadece. Olsun, hiç fena sayılmaz...

2 Mart 2010 Salı

Tommy Haas 6 Ay Yok

Erkekler tenisinin her zaman en önemli renk ve yeteneklerinden biri olan Alman Tommy Haas'ın sakatlık haberi düştü son dakika olarak Alman haber ajanslarına. Kalçasından önemli bir problemi bulunan Haas, gireceği ameliyatın ardından 6 ay kortlardan uzak kalacak, ki bu da Roland Garros ve Wimbledon'ı kaçırması anlamına geliyor. Amerika Açık'a yetişmesi bile şüpheli.

Birkaç hafta önce burada Nalbandian acaba bitiyor mu diyorduk; o Nalbandian sakatlığı atlattı ve Indian Wells ile Miami'de wild-card sayesinde mücadele edecek. Bu sefer aynı şeyi Tommy Haas için düşünüyorum. 32 tenis için zaten fazla olan bir yaş, üstüne bu 6 aylık aradan sonra, zaten geçen yıl Wimbledon'dan bu yana formu giderek düşen Haas için gelecek çok parlak değil. 2012 Londra'ya kadar oynamasını umuyorum en azından...

Biraz İstatistik

ATP bilgi ve istatistikleri gurusu Greg Sharko, ATP'nin resmi sitesine yazdığı yazıda güzel istatistikler çıkartmış. Sadece WTA'de 1 turnuvayla geçilen bu haftada yazacak pek bir şey bulamadığımdan, burada paylaşmak istedim o istatistikleri.

Roger Federer, Indian Wells ve Miami'yi aynı yılda kazanmayı başaran tek aktif tenisçi. Üstelik bunu 2005 ve 2006 yıllarında, üst üste yapma başarısını göstermiş. Andy Murray ve Novak Djokovic ise, bu iki turnuvada aynı yılda bir şampiyonluk ve bir final görebilen diğer aktif oyuncular. 1985'ten bu yana bu turnuvaları aynı yıl içerisinde kazanabilmiş diğer isimler; Andre Agassi, Marcelo Rios, Pete Sampras, Michael Chang, Jim Courier.

Şu anda dünyanın 3 ve 4 numaralı çiftler oyuncuları olan Bryan kardeşler, geçtiğimiz hafta Delray Beach'te zafere ulaşırken, çift olarak kariyerlerinde 600. galibiyetlerini alarak büyük bir işe imza koydular. Aktif oyuncular arasında çiftlerde en az 500 maç kazanmış oyuncular; Daniel Nestor, Mark Knowles, Mike Bryan, Bob Bryan, Mahesh Bhupathi, Martin Damm ve Leander Paes.

2010 sezonunun ilk 2 ayı geride kalırken en çok maç kazanan oyuncu 17 rakamıyla Hırvat Marin Cilic. 2. sırada 15 galibiyetle Andy Roddick, 3. sırada ise 14 galibiyetle İspanyol Juan Carlos Ferrero bulunuyor.

Santiago, Costa do Sauipe, Buenos Aires ve Acapulco turnuvalarından oluşan 1 aylık Latin Amerika toprak kort sezonunda Ferrero 14-1'lik maç kazanma/kaybetme oranına ulaşırken, bu alanda da rekoru ele aldı. Santiago'ya katılmayan Ferrero, Costa do Sauipe ve Buenos Aires'i üst üste kazanırken, Acapulco'da da final oynama başarısını gösterdi. 2001'den yana bu 4 turnuva bu tertip içerisinde düzenleniyor ve o tarihten bu yana bu 4 turnuvadan 2 şampiyonluk artı 1 final çıkartan başka tenisçi yok. 2001'de Gustavo Kuerten, 2005'te Gaston Gaudio, 2008'de Nicolas Almagro ve 2009'da Tommy Robredo bu 4 turnuvalık mini toprak kort sezonundan 2 şampiyonluk çıkartmayı başarmışlar.