25 Ocak 2013 Cuma
Video: Ceza Almamanın 20 Küsür Yolu
Videodakilerden galiba bir tek Serena ceza aldı raket meselesinden. İşin sırrı raketi atarken kırmamayı becermek.
İstanbul'da Azarenka'nın sertçe attığı raket kırılmazken Serena'nın nerdeyse sadece yere bıraktığı raket kırılmış ve uyarıyı yine Serena yemişti.
Benim görüşüm; bir işi yapıyorsan tam yapacaksın. Yürü be Serena! :)
Video: Asabiyim, Gelmeyin Üstüme
Üstüne tişört atılan kamera "Eee, ne oldu şimdi?? Göremiyorum ben??" diyen insan gibi birşey olmuş.
Acaip sevimli, alıp eve besleyesim geldi...
Azarenka ve "Tıbbi" Sorunlar
Azarenka'ya neden Stephens maçta kalmak için servis kırdıktan sonra tıbbi mola aldığını sormuşlar.. Şöyle bir cevap vermiş;
"Hayatımda ilk defa bir maçı kapatırken boğuldum (choke)... sinirlerim bozuldu, nefes alamaz gibi oldum, göğsüm sıkıştı..."
Bacım, senin bu anlattıklarına biz halk arasında "heyecan" diyoruz. Nasıl olmuş da senin bu yaşına kadar başına gelmemeiş hayret vallahi. Ama bunun için de tıbbi mola alınacaksa Andy Murray'in maçlarını hastaneden oynaması gerekir.
Azarenka maçtan hemen sonraki konuşmasında saçmaladıktan sonra basın toplantısında fiziksel bir sorundan bahsetmiş, ama yiyen olmamış pek...
"Hayatımda ilk defa bir maçı kapatırken boğuldum (choke)... sinirlerim bozuldu, nefes alamaz gibi oldum, göğsüm sıkıştı..."
Bacım, senin bu anlattıklarına biz halk arasında "heyecan" diyoruz. Nasıl olmuş da senin bu yaşına kadar başına gelmemeiş hayret vallahi. Ama bunun için de tıbbi mola alınacaksa Andy Murray'in maçlarını hastaneden oynaması gerekir.
Azarenka maçtan hemen sonraki konuşmasında saçmaladıktan sonra basın toplantısında fiziksel bir sorundan bahsetmiş, ama yiyen olmamış pek...
24 Ocak 2013 Perşembe
23 Ocak 2013 Çarşamba
AO: Yarı Finallere Doğru
Yarı finaller, kadınlarda Stephens-Azarenka ve Li-Sharapova, erkeklerde ise Ferrer-Djokovic ile Murray-(muhtemelen) Federer şeklinde gelişecek.
En büyük sürpriz Serena'nın elenmesi oldu tabi. Ancak dün çiftler maçını kaybettiğinden beri kendisinden iyi sinyaller gelmiyormuş. Galiba çiftler maçı öncesi antrenmanda kendisini sırtından sakatlamış. Zaten bugünkü servislerine de yansımış bir durum. İlk turda da bileğini burkup şişirmişti hatırlarsanız. Aslında bu noktaya kadar gelişini hem servislerine hem de rakiplerinin kifayetsizliğine borçluydu biraz; bileğini burktuğu maçta hareketinin kısıtlandığı anlarda dahi rakibi kendisinden oyun alamamıştı. Hem servislerinin etkisinin azalması, hem de Stephens'in boş bir oyuncu olmamasının etkisiyle, son sette break farkıyla 4-3 önde olduğu maçı üç sette kaybederek elendi Serena. Stephens daha bundan bir kaç hafta önce Serena ile yaptığı maçın ortasında Serena'nın oyununa nasıl çare bulamadığını konuşurken, bugün yarı finalde buldu kendisini. Azarenka için de zor bir rakip olacağını düşünüyorum.
Li'nin Radwanska'yı yenmesi ise sürpriz değil. Li oldum olası Avustralya'yı seven bir isim zaten. Fakat Sharapova'ya yakın geçen 2 sette yenileceğini tahmin ediyorum.
Djokovic yorgun falan görünmediği maçta Berdych'i eleyerek, tam 3 kez maç için servis atmayı beceremeyen Almagro'yu eleyen Ferrer ile oynayacak. Maçı izlemeye niyetliydim ancak yine beceremedim. Oldukça kötüymüş ama, yataktan kalmaya değmezmiş zaten. Ferrer aslında çok iyi oynamıyor ama dün özellikle 3. setin sonlarına doğru açılmış oyunu. İlelebet kötü oynayacak bir isim olmadığından artık yarı finalde açılıp kendisini bulmasını diliyorum. Bana göre onun sorunu fiziksel yorgunluktan ziyade zihinsel yorgunluk. Bir kaç maçtır kafası dağınık gibi duruyordu, yeter bu kadar beyin tatili. Yarı finalde geri dönsün lütfen.
Murray ise bugün iyi bir performans göstermiş Chardy karşısında. Yani izleyenler öyle diyor. Potansiyel Federer eşleşmesinden çekişme bekliyorum ben. Ama kazananı, hatta turnuvanın kazananını bile şu an tahmin etmek güç. Djokovic-Federer-Murray eşit şansa sahip gibi. Federer'in turnuvaların bir noktasından sonra kopması gibi bir risk var; Djokovic ise yorulabilir. Murray ise zaten Murray.
Bir de bu turnuvada C.Rochus'a amma malzeme çıktı. 5 saatlik maç yapıp 2 gün sonra yorgun görünmeyenler, ardarda turnuva kazanırken "birden" sakatlananlar falan... Bakalım yine çıkıp saçmalayacak mı?
En büyük sürpriz Serena'nın elenmesi oldu tabi. Ancak dün çiftler maçını kaybettiğinden beri kendisinden iyi sinyaller gelmiyormuş. Galiba çiftler maçı öncesi antrenmanda kendisini sırtından sakatlamış. Zaten bugünkü servislerine de yansımış bir durum. İlk turda da bileğini burkup şişirmişti hatırlarsanız. Aslında bu noktaya kadar gelişini hem servislerine hem de rakiplerinin kifayetsizliğine borçluydu biraz; bileğini burktuğu maçta hareketinin kısıtlandığı anlarda dahi rakibi kendisinden oyun alamamıştı. Hem servislerinin etkisinin azalması, hem de Stephens'in boş bir oyuncu olmamasının etkisiyle, son sette break farkıyla 4-3 önde olduğu maçı üç sette kaybederek elendi Serena. Stephens daha bundan bir kaç hafta önce Serena ile yaptığı maçın ortasında Serena'nın oyununa nasıl çare bulamadığını konuşurken, bugün yarı finalde buldu kendisini. Azarenka için de zor bir rakip olacağını düşünüyorum.
Li'nin Radwanska'yı yenmesi ise sürpriz değil. Li oldum olası Avustralya'yı seven bir isim zaten. Fakat Sharapova'ya yakın geçen 2 sette yenileceğini tahmin ediyorum.
Djokovic yorgun falan görünmediği maçta Berdych'i eleyerek, tam 3 kez maç için servis atmayı beceremeyen Almagro'yu eleyen Ferrer ile oynayacak. Maçı izlemeye niyetliydim ancak yine beceremedim. Oldukça kötüymüş ama, yataktan kalmaya değmezmiş zaten. Ferrer aslında çok iyi oynamıyor ama dün özellikle 3. setin sonlarına doğru açılmış oyunu. İlelebet kötü oynayacak bir isim olmadığından artık yarı finalde açılıp kendisini bulmasını diliyorum. Bana göre onun sorunu fiziksel yorgunluktan ziyade zihinsel yorgunluk. Bir kaç maçtır kafası dağınık gibi duruyordu, yeter bu kadar beyin tatili. Yarı finalde geri dönsün lütfen.
Murray ise bugün iyi bir performans göstermiş Chardy karşısında. Yani izleyenler öyle diyor. Potansiyel Federer eşleşmesinden çekişme bekliyorum ben. Ama kazananı, hatta turnuvanın kazananını bile şu an tahmin etmek güç. Djokovic-Federer-Murray eşit şansa sahip gibi. Federer'in turnuvaların bir noktasından sonra kopması gibi bir risk var; Djokovic ise yorulabilir. Murray ise zaten Murray.
Bir de bu turnuvada C.Rochus'a amma malzeme çıktı. 5 saatlik maç yapıp 2 gün sonra yorgun görünmeyenler, ardarda turnuva kazanırken "birden" sakatlananlar falan... Bakalım yine çıkıp saçmalayacak mı?
20 Ocak 2013 Pazar
AO: İlk Hafta Sonrası
Kadınlardan başlayalım. Serena, Sharapova, Radwanska ve Li yollarına rahatça devam ediyorlar. Radwanska-Li eşleşmesi potansiyel vadediyor. Tablonun o tarafındaki diğer eşleşme de Sharapova-Makarova şeklinde oldu. Buradan Sharapova gelir gibi görünüyor şu an itibarı ile. Ama açıkçası Radwanska tarafında beklediğimden eğleceli bir çeyrek final olacak gibi görünüyor. 4. turlar tamamlanmadığından diğer tarafınçeyrek final eşleşmeleri belli olmadı. Azareka Hampton maçında sarsıldı biraz. Ancak Vesnina'yı eler. Kuznetsova da bence Wozniacki'den biraz daha şanslı çeyrek final için; sakatlıktan iyi dönmüş görünüyor. Diğer tarafta da Stephens ve Serena eşleşmesi çıkacak gibi.
Erkeklerde Del Potro sürprizi yaşandı. Bunun haricinde önemli eksik yok; Murray'in zor görünen çeyreği iyice açılırken, Djokovic beklemediğimiz kadar zorlandı bugün Wawrinka karşısında. 5 saate dayanan maçlar gördük son iki günde. Bunlardan Simon-Monfils maçı kötüydü ve galibi olan Simon'un hiç şansı yok bence. Djokovic'in şansı ise tabi ki devam ediyor ama finale gitse bile epeyce yıpranmış olacaktır. Anderson bugün potansiyelini iyi kullanıp fazla basit hata yapmasa Berdych de yorulmuş olabilirdi; ancak şu anki durum Berdych-Djokovic eşleşmesini daha ilginç yaptı. Almagro da oldukça iyi göründü bugün; tablonun by tarafındaki çeyrek eşleşmelerinin ikisi de izlenesi oldu. Tablonun diğer tarafındaki dördüncü tur maçlarından Raonic-Federer maçı tie-breakler için izlenebilir. Murray-Simon maçına bakmayın bile bence; gerilim için de diğer iki eşleşme olan Seppi-Chardy ve Tsonga-Gasquet maçlarına bakılabilir. Özellikle Fransızı Fransıza kırdıracak olan diğer maçta da bir 5. set çıkabilir.
Erkeklerde Del Potro sürprizi yaşandı. Bunun haricinde önemli eksik yok; Murray'in zor görünen çeyreği iyice açılırken, Djokovic beklemediğimiz kadar zorlandı bugün Wawrinka karşısında. 5 saate dayanan maçlar gördük son iki günde. Bunlardan Simon-Monfils maçı kötüydü ve galibi olan Simon'un hiç şansı yok bence. Djokovic'in şansı ise tabi ki devam ediyor ama finale gitse bile epeyce yıpranmış olacaktır. Anderson bugün potansiyelini iyi kullanıp fazla basit hata yapmasa Berdych de yorulmuş olabilirdi; ancak şu anki durum Berdych-Djokovic eşleşmesini daha ilginç yaptı. Almagro da oldukça iyi göründü bugün; tablonun by tarafındaki çeyrek eşleşmelerinin ikisi de izlenesi oldu. Tablonun diğer tarafındaki dördüncü tur maçlarından Raonic-Federer maçı tie-breakler için izlenebilir. Murray-Simon maçına bakmayın bile bence; gerilim için de diğer iki eşleşme olan Seppi-Chardy ve Tsonga-Gasquet maçlarına bakılabilir. Özellikle Fransızı Fransıza kırdıracak olan diğer maçta da bir 5. set çıkabilir.
19 Ocak 2013 Cumartesi
17 Ocak 2013 Perşembe
AO: 2. Tur Sonrası
Bu Avustralya Açık çalışmıyorken iyi hoş da, çalışan insan için en kötü slam. Biz ne zaman maç izleyeceğiz?
Erkekler tarafından başlayalım. Dökülen seribaşları Klizan ("O ne ara seribaşı oldu?" dediğinizi duyar gibiyim), Haas (malesef), Dolgopolov, Granollers şeklinde. Dökülen fazla seribaşı yok o nedenle zevkli 3. tur maçları görebileceğiz. Hatta Dolgopolov ilk turda Monfils ile eşleşme talihsizliğine düştü ki sağlıklı olduğu durumda kendisi poatnsiyel bir seribaşıdır. İlk 4 seribaşından Ferrer bir set bıraktı; Djokovic bence ilk maçında gereksiz fazla oyun bıraktıysa da sonraki maçını rahat aldı. Bir not olarak ilk turda genç yetenek Goffin'den beş sette kurtulan Verdasco ikinci tur maçını inanılmaz rahat kazanmış. Hayırdır inşallah diyorum; elediği kişi Malisse. Verdasco bu kadar rahat maç kazanmamalıydı...
Kadınlarda yine bolca sürpriz var. Kura incelemesinde adından bile bahsetmediğim Stosur'un elenmesi ise bu sirprizlerden biri değil. Turnuva öncesi iyi grafik çizen ve sanki üst turlara çıkacak gibi duran Cibulkova'nın elenemsini de sürpriz olarak nitelendirmiyorum. Kvitova'dan beklediğimiz performansı alamadık ve bugün her iki tarafın da iyi oynamadığının söylendiği maçta Robson'a elendi. Şu Robson'a verilen destek de zamanında Murray'e verilse çocuğun kaderi farklı olurdu diyorum. 19 yaşına gelmiş (ki kadınlar için az sayılmaz) tenisçi için her maç kazandığında tören yapılıyordu neredeyse, bugün kopan kıyameti varın siz tahmin edin. Bunun dışında kadınların seribaşları arasında "Kim en az oyun verecek?" yarışması devam ediyor. Şu ana dek Sharapova "0" ile en önde ama 3. turdaki Venus maçında liderliği kaptırabilir. Venus-Sharapova maçı TSİ 10'da başlayacak gözüküyor malesef. Kardeşi Serena, ilk turda bileğini burktuğu maçı rakibin zayıflığının yardımıyla oyun vermeden kazandıysa da durumu muallaktı. Ama bugünkü maçı da rahat alması umutları artırıyor.
Erkekler tarafından başlayalım. Dökülen seribaşları Klizan ("O ne ara seribaşı oldu?" dediğinizi duyar gibiyim), Haas (malesef), Dolgopolov, Granollers şeklinde. Dökülen fazla seribaşı yok o nedenle zevkli 3. tur maçları görebileceğiz. Hatta Dolgopolov ilk turda Monfils ile eşleşme talihsizliğine düştü ki sağlıklı olduğu durumda kendisi poatnsiyel bir seribaşıdır. İlk 4 seribaşından Ferrer bir set bıraktı; Djokovic bence ilk maçında gereksiz fazla oyun bıraktıysa da sonraki maçını rahat aldı. Bir not olarak ilk turda genç yetenek Goffin'den beş sette kurtulan Verdasco ikinci tur maçını inanılmaz rahat kazanmış. Hayırdır inşallah diyorum; elediği kişi Malisse. Verdasco bu kadar rahat maç kazanmamalıydı...
Kadınlarda yine bolca sürpriz var. Kura incelemesinde adından bile bahsetmediğim Stosur'un elenmesi ise bu sirprizlerden biri değil. Turnuva öncesi iyi grafik çizen ve sanki üst turlara çıkacak gibi duran Cibulkova'nın elenemsini de sürpriz olarak nitelendirmiyorum. Kvitova'dan beklediğimiz performansı alamadık ve bugün her iki tarafın da iyi oynamadığının söylendiği maçta Robson'a elendi. Şu Robson'a verilen destek de zamanında Murray'e verilse çocuğun kaderi farklı olurdu diyorum. 19 yaşına gelmiş (ki kadınlar için az sayılmaz) tenisçi için her maç kazandığında tören yapılıyordu neredeyse, bugün kopan kıyameti varın siz tahmin edin. Bunun dışında kadınların seribaşları arasında "Kim en az oyun verecek?" yarışması devam ediyor. Şu ana dek Sharapova "0" ile en önde ama 3. turdaki Venus maçında liderliği kaptırabilir. Venus-Sharapova maçı TSİ 10'da başlayacak gözüküyor malesef. Kardeşi Serena, ilk turda bileğini burktuğu maçı rakibin zayıflığının yardımıyla oyun vermeden kazandıysa da durumu muallaktı. Ama bugünkü maçı da rahat alması umutları artırıyor.
14 Ocak 2013 Pazartesi
Laf Dalaşı
Bu aralar aslında epeyce laf dalaşı oldu da en tazesi Tomic ile Federer arasında.
Son bir kaç ayda polisle başını birkaç kez belaya sokmayı başaran (hepsi de aşırı hız yapmaktan sanırım) Tomic ile yılların eskitemediği "trash talker" Federer Avustralya Açık öncesi potansiyel bir üçüncü tur maçı nedeniyle hafif atışmışlar.
Federer'e sormuşlar, "3 Tomic gelirse naaparsın?" diye. O da demiş ki, "O önce 3. tura bir gelebilsin de...". Yavaş gelsin, saçı başı dağılmasın demiş bir yerde. Bildiğiniz üzere Tomic nazı, cazı ve de gazı biraz fazla olan bir genç olduğundan Sydney şampiyonluğundan sonra her türlü şımarık hal ve hareketi bekliyorum ben kendisinden. O nedenle erkenden elenmesi de gayet mümkün aslında. Federer'inki yerinde bir uyarı.
Aynı soruyu Tomic'e sorduklarında o da Federer'in verdiği cevabı vermiş "O da önce 3. tura......." diyerek. Aslında tabi bu beyanatlar buraya yazdığımızdan daha yumuşak ifade edilse de neticede iki taraf da aynı mesajı vermiş.
Tomic'e teknik ve artistik yönden "0" puan veriyorum. Öncelikle çeyrek final serisi olan adamın 3. turuna şüpheyle baksan bile bunu telaffuz etmeden önce insan bir düşünür. Artistik puanı da sıfır, zira yaratıcılık yok. Kopya çekmiş resmen.
O değil de şu satırları yazarken yine Rafa'yı özledim. Hiç böyle tartışmalara girmezdi benim kuzum. Bir sonraki maçından sonraki hiç bir maç için kesinlikle yorum yapmazdı. Zeten özlemeye yer arıyordum, bu da vesile olmuş oldu.
Son bir kaç ayda polisle başını birkaç kez belaya sokmayı başaran (hepsi de aşırı hız yapmaktan sanırım) Tomic ile yılların eskitemediği "trash talker" Federer Avustralya Açık öncesi potansiyel bir üçüncü tur maçı nedeniyle hafif atışmışlar.
Federer'e sormuşlar, "3 Tomic gelirse naaparsın?" diye. O da demiş ki, "O önce 3. tura bir gelebilsin de...". Yavaş gelsin, saçı başı dağılmasın demiş bir yerde. Bildiğiniz üzere Tomic nazı, cazı ve de gazı biraz fazla olan bir genç olduğundan Sydney şampiyonluğundan sonra her türlü şımarık hal ve hareketi bekliyorum ben kendisinden. O nedenle erkenden elenmesi de gayet mümkün aslında. Federer'inki yerinde bir uyarı.
Aynı soruyu Tomic'e sorduklarında o da Federer'in verdiği cevabı vermiş "O da önce 3. tura......." diyerek. Aslında tabi bu beyanatlar buraya yazdığımızdan daha yumuşak ifade edilse de neticede iki taraf da aynı mesajı vermiş.
Tomic'e teknik ve artistik yönden "0" puan veriyorum. Öncelikle çeyrek final serisi olan adamın 3. turuna şüpheyle baksan bile bunu telaffuz etmeden önce insan bir düşünür. Artistik puanı da sıfır, zira yaratıcılık yok. Kopya çekmiş resmen.
O değil de şu satırları yazarken yine Rafa'yı özledim. Hiç böyle tartışmalara girmezdi benim kuzum. Bir sonraki maçından sonraki hiç bir maç için kesinlikle yorum yapmazdı. Zeten özlemeye yer arıyordum, bu da vesile olmuş oldu.
12 Ocak 2013 Cumartesi
AO 2013: Ana Tablolar
Erkeler tarafından başlayalım.
2012'den 2013'e sarkan dağınıklık 2013 başında da kendini hisettirecek gibi. "Kesin finale çıkar" diyebileceğim kimse yok şu an. Ne Djokovic ne de Murray hazırlık turnuvalarında çok sağlam bir görüntü çizemedi; Federer ise bir süredir görünmüyor zaten gösteri maçları dışında.
5 nolu seribaşı Berdych Djokovic'in çeyreğine düşmüş. Ama bu Djokovic'in çeyreğini zor yapmıyor; zira 5 nolu seribaşı Berdych. Aşırı derecede dengesiz bir kişilik ve 2012'nin son aylarından beri de sağlam durmuyor. Bu çeyrekteki diğer "kuvvetli" seribaşı isimler Monaco ve Wawrinka olduğundan Djokovic burayı atlatabilir diyorum. Onun için en büyük sorun bu yıl aşırı derecede sıcak olması beklenen havalar olacaktır. Bu bölümdeki diğer bazı dikkat edeceğimzi isimler gençlerden Harrison ve Goffin ile kalbimizde ayrı bir yeri olan Baker.
4 nolu seribaşı Ferrer de zor kura çekmemiş ama onun çeyrekfinal rakibi daha zorlu olacaktır bence. Çeyreğin diğer yakasında Tipsarevic-Hewitt-Dimitrov yakınlaşmışlar. Hewitt'in AO'ya özel performans gösterme huyu olduğundan burada Tipsarevic ilk tur maçını kaybedebilir. Hewitt-Tipsarevic maçı izlenmeli. Kafası dağılmazsa bu çeyrekte ben seribaşı olmamasına rağmen Dimitrov'a çeyrekfinal için şans tanıyorum. Çokoprensimiz Ferrer'in tarafı rahat gibi ama kendisi bu yıl ne hikmetse biraz fazla hazırlık turnuvası oynadı AO öncesinde. Bu hafta Auckland'i üst üste 3 yıl kazanma başarısını gösterdi ama kendini yormuş olmasından korkuyorum. Yine de Ferrer sıcak havalardan diğerleri kadar etkilenmez bence, İspanyol ne de olsa...
Şimdiye dek 10 kez kadar söylendiğini görmüşsünüzdür ama bir de ben söyleyeyim; Murray en zor kurayı çekmiş. Çeyreğin karşısında Del Potro var. Del Potro 4. turda "doppleganger"ı Cilic ile karşılaşabilir ama o karşılaşmaya kadar onu 5 sete zorlayabilecek kimse yok. Murray içinse ilk turdaki Haase eşleşmesi çok kolay değil bence. 4. turda Dolgopolov veya Simon gelecek ki bu diğer seribaşlarına göre daha zor bir potansiyel 4. tur bence. Çeyrekten Del Potro, Murray veya zayıf bir ihtimal de olsa Cilic çıkabilir.
Federer ise ilk turlarda sıkışma yaşayacak gibi. Paire ortaşekerli bir ilk tur maçı, çok zor değil ama çok kolay da değil. Federer için en büyük tehlike Sydney'in taze şampiyonu; şımarık ergen, Avustralya'nın gözünün nuru Tomic'in potansiyel 3 tur rakibi olması. Federer'in 3. tura kadar mutlaka pasını atması lazım; yoksa bu velet şampiyonluğunun da gazıyla yapar nazını, koyar maçı istediği saate, yapar şovunu. Potansiyel 4. tur rakibi Raonic, yine çok kolay değil. Aslında Tomic-Raonic üst üste iyi olmamış. Sonrasında Tsonga gelebilir veya bir ihtimal Gasquet. Yılların eskitemediği Haas da bu çeyrekte bu arada.
Kadınlarda ise tablonun bir tarafı benim için diğer taraftan net bir şekilde daha heyecan verici. Azarenka bir çeyrekte; Serena ve Kivican diğer çeyrekte. Kvitova son zamanlarda iyi performans göstermiyor ama slam havası başka olur diye umuyorum. İyi performans gösterirse yine heyecanla bekleyeceğim bir Kivican-Serena çeyrek finali izleriz ki bence Wimbledon'da tenis zevkini en fazla aldığım maç bu ikisinin maçıydı. Woz ve Errani ile aynı çeyrekte olan aZarenka bence çeyreğe çıkacaktır.
Tablonun diğer tarafında ise Li, Kerber, Radwanska Sharapova ve Venuz var. Venus dedim; çünkü kurada Sharapova'ya yakın duruyor ve Sharapova'nın da atlatmaya çalıştığı bir sakatlığı olduğundan sürpriz bir şekilde ilerleyebilir. Buradan çıkacak finalisti kestirmek zor; sırasıyla Radwanska, Kerber ve Li'ye şans tanıyorum.
2012'den 2013'e sarkan dağınıklık 2013 başında da kendini hisettirecek gibi. "Kesin finale çıkar" diyebileceğim kimse yok şu an. Ne Djokovic ne de Murray hazırlık turnuvalarında çok sağlam bir görüntü çizemedi; Federer ise bir süredir görünmüyor zaten gösteri maçları dışında.
5 nolu seribaşı Berdych Djokovic'in çeyreğine düşmüş. Ama bu Djokovic'in çeyreğini zor yapmıyor; zira 5 nolu seribaşı Berdych. Aşırı derecede dengesiz bir kişilik ve 2012'nin son aylarından beri de sağlam durmuyor. Bu çeyrekteki diğer "kuvvetli" seribaşı isimler Monaco ve Wawrinka olduğundan Djokovic burayı atlatabilir diyorum. Onun için en büyük sorun bu yıl aşırı derecede sıcak olması beklenen havalar olacaktır. Bu bölümdeki diğer bazı dikkat edeceğimzi isimler gençlerden Harrison ve Goffin ile kalbimizde ayrı bir yeri olan Baker.
4 nolu seribaşı Ferrer de zor kura çekmemiş ama onun çeyrekfinal rakibi daha zorlu olacaktır bence. Çeyreğin diğer yakasında Tipsarevic-Hewitt-Dimitrov yakınlaşmışlar. Hewitt'in AO'ya özel performans gösterme huyu olduğundan burada Tipsarevic ilk tur maçını kaybedebilir. Hewitt-Tipsarevic maçı izlenmeli. Kafası dağılmazsa bu çeyrekte ben seribaşı olmamasına rağmen Dimitrov'a çeyrekfinal için şans tanıyorum. Çokoprensimiz Ferrer'in tarafı rahat gibi ama kendisi bu yıl ne hikmetse biraz fazla hazırlık turnuvası oynadı AO öncesinde. Bu hafta Auckland'i üst üste 3 yıl kazanma başarısını gösterdi ama kendini yormuş olmasından korkuyorum. Yine de Ferrer sıcak havalardan diğerleri kadar etkilenmez bence, İspanyol ne de olsa...
Şimdiye dek 10 kez kadar söylendiğini görmüşsünüzdür ama bir de ben söyleyeyim; Murray en zor kurayı çekmiş. Çeyreğin karşısında Del Potro var. Del Potro 4. turda "doppleganger"ı Cilic ile karşılaşabilir ama o karşılaşmaya kadar onu 5 sete zorlayabilecek kimse yok. Murray içinse ilk turdaki Haase eşleşmesi çok kolay değil bence. 4. turda Dolgopolov veya Simon gelecek ki bu diğer seribaşlarına göre daha zor bir potansiyel 4. tur bence. Çeyrekten Del Potro, Murray veya zayıf bir ihtimal de olsa Cilic çıkabilir.
Federer ise ilk turlarda sıkışma yaşayacak gibi. Paire ortaşekerli bir ilk tur maçı, çok zor değil ama çok kolay da değil. Federer için en büyük tehlike Sydney'in taze şampiyonu; şımarık ergen, Avustralya'nın gözünün nuru Tomic'in potansiyel 3 tur rakibi olması. Federer'in 3. tura kadar mutlaka pasını atması lazım; yoksa bu velet şampiyonluğunun da gazıyla yapar nazını, koyar maçı istediği saate, yapar şovunu. Potansiyel 4. tur rakibi Raonic, yine çok kolay değil. Aslında Tomic-Raonic üst üste iyi olmamış. Sonrasında Tsonga gelebilir veya bir ihtimal Gasquet. Yılların eskitemediği Haas da bu çeyrekte bu arada.
Kadınlarda ise tablonun bir tarafı benim için diğer taraftan net bir şekilde daha heyecan verici. Azarenka bir çeyrekte; Serena ve Kivican diğer çeyrekte. Kvitova son zamanlarda iyi performans göstermiyor ama slam havası başka olur diye umuyorum. İyi performans gösterirse yine heyecanla bekleyeceğim bir Kivican-Serena çeyrek finali izleriz ki bence Wimbledon'da tenis zevkini en fazla aldığım maç bu ikisinin maçıydı. Woz ve Errani ile aynı çeyrekte olan aZarenka bence çeyreğe çıkacaktır.
Tablonun diğer tarafında ise Li, Kerber, Radwanska Sharapova ve Venuz var. Venus dedim; çünkü kurada Sharapova'ya yakın duruyor ve Sharapova'nın da atlatmaya çalıştığı bir sakatlığı olduğundan sürpriz bir şekilde ilerleyebilir. Buradan çıkacak finalisti kestirmek zor; sırasıyla Radwanska, Kerber ve Li'ye şans tanıyorum.
1 Ocak 2013 Salı
29 Aralık 2012 Cumartesi
29 Aralık Notları
- Abu Dhabi'de üçüncülük ve final maçları oynandı. Sürpriz çıkmadı. Ferrer, Tipsarevic'i iki sette rahat geçerken Djokovic ise ilk seti kaybettiği maçta Almagro'yu mağlup ederek şampiyonluğun sahibi oldu. Almagro kendi standartlarının üzerinde tenis oynadı ve 3 sete taşımayı başardı maçı ama yine Djokovic'in mental gücü sonunda galip çıktı. Hazırlık turnuvasındaki bile kararlılığı gıpta edilecek derecedeydi. Avustralya Açık için en büyük favori şüphesiz. Yarın da Perth'e geçecek Ivanovic ile birlikte ülkesini Hopman Cup'ta temsil etmek için.
- Marsel İlhan bugün sezonu açtı Doha elemelerinde. Rakibi geçen sene yükselişe geçen genç raketlerden Marius Copil'di ve açıkçası galibiyet beklemiyordum Marsel'den. Ama yanılttı. 3 setlik zorlu bir mücadelenin ardından elemelerde 2. turu gördü Marsel. Yarınki rakibi Daniel Brands. O da zor maç olacak şüphesiz.
- Kadınlardaki 1 numaramız Çağla ise sezona çok kötü başladı. Auckland elemelerinde ABD'li genç oyuncu Madison Keys'ten sadece 3 oyun alabildi turnuvaya veda ederken.
- Çin'de Li ile Azarenka'nın oynadığı hazırlık maçından süper tie-break setiyle Li galip çıktı. Li ayrıca bu hafta takvime yeni eklenen Shenzhen turnuvasında mücadele edecek Çin'de. Başarı gelince turnuva da geliyor tabii. (coğrafi olarak Çin'in kısmen Avustralya'ya yakın sayılması da bir avantaj, oyuncular Avustralya'dan önceki durak olarak tercih edebilir bu turnuvayı)
- Andrea Petkovic yine sakatlandı... Geçen senenin büyük bölümünü sakat geçirip sezon sonunda birkaç turnuva oynayarak geri dönmüştü ve yeni sezon için merakla bekliyorduk kendisini ama yine sakatlık belası onu buldu. Hopman Cup'ta 16 yaşındaki Avustralyalı Ashleigh Barty karşısında ilk seti 6-4'le kazandıktan sonra sakatlığı sebebiyle gözyaşları içerisinde maçtan çekilmek zorunda kaldı. Dönüşü belirsiz.
- Petkovic'in çekildiği maçtan sonra Tomic de Haas'ı geçince Avustralya, Almanya'yı Hopman Cup'ın açılışında mağlup etmiş oldu. Tomic için sezona iyi başlangıç ama kendisi zaten 2-3 senedir Avustralya'da sezonu iyi açıp sonra Avrupa'da bir güzel seriyor. O yüzden ölçü değil.
- Del Potro yeni sezonda takım kaptanıyla yaşadığı anlaşmazlıklar sebebiyle Davis Kupası oynamayacağını söylemiş ama bence bahane, takvimini hafifletmek istiyor. Saygıyla karşılarım onu da tabii.
- Nadal hakkında bir şey yazmadım dikkat ederseniz...
Bu kadar.
- Marsel İlhan bugün sezonu açtı Doha elemelerinde. Rakibi geçen sene yükselişe geçen genç raketlerden Marius Copil'di ve açıkçası galibiyet beklemiyordum Marsel'den. Ama yanılttı. 3 setlik zorlu bir mücadelenin ardından elemelerde 2. turu gördü Marsel. Yarınki rakibi Daniel Brands. O da zor maç olacak şüphesiz.
- Kadınlardaki 1 numaramız Çağla ise sezona çok kötü başladı. Auckland elemelerinde ABD'li genç oyuncu Madison Keys'ten sadece 3 oyun alabildi turnuvaya veda ederken.
- Çin'de Li ile Azarenka'nın oynadığı hazırlık maçından süper tie-break setiyle Li galip çıktı. Li ayrıca bu hafta takvime yeni eklenen Shenzhen turnuvasında mücadele edecek Çin'de. Başarı gelince turnuva da geliyor tabii. (coğrafi olarak Çin'in kısmen Avustralya'ya yakın sayılması da bir avantaj, oyuncular Avustralya'dan önceki durak olarak tercih edebilir bu turnuvayı)
- Andrea Petkovic yine sakatlandı... Geçen senenin büyük bölümünü sakat geçirip sezon sonunda birkaç turnuva oynayarak geri dönmüştü ve yeni sezon için merakla bekliyorduk kendisini ama yine sakatlık belası onu buldu. Hopman Cup'ta 16 yaşındaki Avustralyalı Ashleigh Barty karşısında ilk seti 6-4'le kazandıktan sonra sakatlığı sebebiyle gözyaşları içerisinde maçtan çekilmek zorunda kaldı. Dönüşü belirsiz.
- Petkovic'in çekildiği maçtan sonra Tomic de Haas'ı geçince Avustralya, Almanya'yı Hopman Cup'ın açılışında mağlup etmiş oldu. Tomic için sezona iyi başlangıç ama kendisi zaten 2-3 senedir Avustralya'da sezonu iyi açıp sonra Avrupa'da bir güzel seriyor. O yüzden ölçü değil.
- Del Potro yeni sezonda takım kaptanıyla yaşadığı anlaşmazlıklar sebebiyle Davis Kupası oynamayacağını söylemiş ama bence bahane, takvimini hafifletmek istiyor. Saygıyla karşılarım onu da tabii.
- Nadal hakkında bir şey yazmadım dikkat ederseniz...
Bu kadar.
28 Aralık 2012 Cuma
Sports TV & WTA
Geçen sezonun ortalarında gelmişti aslında Eurosport ile WTA'nın ayrılık haberi. Artık pahalı geldiği için Eurosport WTA Premier turnuvalarının yayın hakkını almayacağını bildirmişti. Her ne kadar erkek tenisini kadın tenisine tercih etsek de televizyonda rahatça maçımızı izlemek güzel bir olaydı ve bu bir hayli can sıktı. Neyse ki geçtiğimiz günlerde güzel bir haber geldi. Uyduda, Digiturk'te ve bildiğim kadarıyla hemen hemen bütün platformlarda bulunan şifresiz spor kanalı Sports TV, 2013 için bütün WTA Premier turnuvalarının yayın hakkını aldı ve söylediklerine göre 250-300 arası bir sayıda maç yayınlayacaklar. Normalde de ATP 500 turnuvalarını alıp ellerinden geldiğince yayınlıyorlardı, o yüzden güzel oldu bu... Tek şikayetim spikerleri. Umarım mevcut spikerlerinden daha kaliteli spikerler bulabilirler.
19 Aralık 2012 Çarşamba
2012 True Grand Slam Ödülleri
Herşeye rağmen unutmadım... Bu yıl oldukça şenlikli geçecek ve çok çekişme olacak!!!!
Kategoriler:
Yılın en iyi erkek oyuncusu: ?
Yılın en iyi kadın oyuncusu: ?
Yılın en çok geliştirme gösteren erkek oyuncusu: ?
Yılın en çok geliştirme gösteren kadın oyuncusu: ?
Yılın en iyi grand slam turnuvası: ?
Yılın en iyi erkekler maçı: ?
Yılın en iyi kadınlar maçı: ?
Yılın en iyi erkek çiftler takımı: ?
Yılın en iyi kadın çiftler takımı: ?
Yılın en centilmen erkek oyuncusu: ?
Yılın en centilmen kadın oyuncusu: ?
Yılın olayı: ?
Yılın coachu: ?
Yılın Davis Kupası oyuncusu: ?
Yılın Fed Kupası oyuncusu: ?
15 Aralık 2012 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


