2 Ağustos 2009 Pazar

Gstaad'da Yağmur Var, Gstaad'da Sürpriz Var

fenerbahçe 2005-06 sezonunda, uefa kupası maçında az alkmaar karşısında 2-0 öne geçtiğinde, maçı anlatan ilker yasin'in ağzından şu kelimeler dökülüyordu; "alkmaar'da bayram var, alkmaar'da düğün var"... o replik benim aklıma işledi ne alakaysa, bugünkü bellucci-beck finalini izlerken yine alakasız bir biçimde aklıma geldi ve ben de başlık olarak seçtim... saçmaladığımın farkındayım tabii...

1000 metre yükseklikteki gstaad'da alpler'in yanında turnuva yapınca ağustos'un başındaki bu yağmura şaşırmamalısınız. turnuvanın final maçı dışında hiçbir maçını izlemedim, daha kaç kere durdu maçlar, bilmiyorum... brezilyalı tenisçi thomaz bellucci dünya sıralamasında 119. sırada ve bu turnuvada seribaşı tenisçiler arasında değildi. ama üst üste sürprizler yaptı, favorileri bir bir eledi ve bu yıla 109. sırada girip çok iyi form durumu sayesinde 51. sıraya kadar yükselen andreas beck ile finalde karşılaşma fırsatı buldu. maç öncesi ilginç not, iki tenisçinin de solak olmasıydı...
bellucci'yi bugüne kadar hiç izlememiştim, katıldığı 3-5 grand slam'de de hep ilk turdan elenmiş. wimbledon ve us open'da birer kez gördüğü 2. tur, en büyük slam başarıları. bugün oynadığı final maçıyla kendini hem bana, hem de daha pek çok tenissevere çok güzel tanıttığına inanıyorum. maçın henüz ilk oyununda beck'in servisini kırdı ve avantajı eline geçirdi. sonrasında da o avantajı elinden hiç bırakmadı ve ilk seti 6-4'le kazandı. notlarımın arasında "iki tenisçi de çok agresif başladı" var. var olmasına var da, iki tenisçi maça sadece agresif başlamakla kalmayıp, bu agresif oyunlarını tüm maça yansıtmayı başardılar. üstelik, verilen 1 saatlik yağmur arasına rağmen ritimlerini kaybetmeden. beck'in zaten iyi servis attığını biliyoruz, bellucci'nin de aynı familyadan olduğunu görmüş olduk bu maçla birlikte. iki tenisçinin tarzları birbirine çok benziyor. sert servisler atmaları, agresif oynamaları, winnerlara yönelmeleri ve sert groundstroke'ları. bellucci'nin az da olsa bir file önü oyunu da var ayrıca. bunun dışında aralarındaki tek fark, beck'in daha çok forehand vuruşlarla winner'lara yönelmesiyken, bellucci'nin puanlarını çoğunlukla çift el backhand winner'larla toplamasıydı.

tabii, tüm bunların toprak kortta cereyan ettiğini de ayrıca eklemekte fayda var. çim kortu fazla sevmem açıkçası. özellikle de serve&volley oynayan oyunculardan pek zevk almam, zira uzun rallyleri her daim daha keyifli bulurum. bu maçta da servisin sertliğiyle kazanılan çok puan oldu ama başarılı return'lerden sonra puanlar iki vuruşla bitmedi, orta uzunlukta rallyler vardı hep ama bütün vuruşlar çok kaliteli olduğu için bu orta uzunluktaki rallyler bile maçın kaliteli olarak nitelendirilmesine yetti benim nezdimde.

ikinci sette beck 4-3 öndeyken ve sette iki tenisçi de birbirinin servisini kıramamışken yağmur nedeniyle oyuna ara verildi. 1 saatlik aradan sonra servislerini atan ve haliyle soğuyan bellucci çok zorlandı, 1 kez servis kırma puanı çevirdi ama 4-4'e getirdi bir şekilde seti. oyunlarda 5-5 eşitlik varken bellucci, beck'in servisinde 2 kez servis kırma puanını değerlendiremedi. tie-break'e gitti set. bellucci, yalnızca 2 puan vererek rahat aldı tie-break'i ve hak ettiği maçı, turnuvayı, şampiyonluğu...

ilk atp tour şampiyonluğunu yaşamış oldu brezilyalı bellucci böylece. sert ve çim kortta daha iyidir muhakkak. us open'da merakla bekliyoruz neler yapacağını. en azından birkaç tur atlayıp, bu başarısının tesadüf olmadığını göstermeli. yazıyı çok alakasız bir notla kapatayım, bunu araya sıkıştıracaktım aslında ama unutmuşum. en sevdiği kort, toprakmış bellucci'nin, onu da ilginç bulduğumu söylemeliyim.

bir tebrik de bellucci'ye gitsin dushevina'dan sonra. kaldı 3 final...

Hiç yorum yok: