17 Ekim 2012 Çarşamba

8 Ekim 2012 Pazartesi

7 Ekim 2012 Pazar

WTA: "Aaaare youuuu readyyyyy???"

CurrNameNationRank ptsTours
1Azarenka, VictoriaBLR991116
2Sharapova, MariaRUS911516
3Williams, SerenaUSA790014
4Radwanska, AgnieszkaPOL709521
5Kerber, AngeliqueGER547020
6Kvitova, PetraCZE521519
7Errani, SaraITA485522
8Li, NaCHN472617

Kadromuz budur. Geçen seneden Wozniacki, Stosur ve Zvonareva yok. Onların yerine Kerber, Errani ve "SERENA WILLIAMS!!!" geliyor.

Kvitova ve Kerber slam yarı final performansları, Errani özellikle toprak korttaki performansı ile geldi. Radwanska zaten küçük turnuvalarda iyi iş çıkartıyordu ama Wimbledon finali de epeyce yardımcı oldu.

3 Ekim 2012 Çarşamba

Video: Gangnam Style


Almagro evde gizli gizli çalışmış, adımlamalar doğru...

28 Eylül 2012 Cuma

Video: Hope


Yine de yazmadan duramayacağım.. "Felifiano???"

26 Eylül 2012 Çarşamba

17 Eylül 2012 Pazartesi

Davis Cup Finali: Çek Cumhuriyeti - İspanya

İspanya'nın toprakta ABD'yi yenmesi kağıt üzerinde beklenen bir sonuçtu. Aslında kura çekildiğinde İspanya'nın çok büyük ihtimalle finale kadar kendi evinde oynayacağı da belli olduğundan finale hızlı geçiş yaptılar da denilebilir. Ancak hesapta olmayan şey ABD'nin son iki yıldır özellikle Davis Cup maçlarında toprakta iyi performans göstermesiydi. Nitekim 2010'da Djokovic'i 5. sete zorlarlarken, bu yıl Federer'i mağlup ettiler. Her ne kadar 3-1 ile seriyi kaybetseler de Ferrer'den de birer set çalabildi Isner ile Querrey. Ama Almagro ilk gün 5. sete giden maçta Isner'i yenince sonuç biraz daha netleşti. İkinci gün Granollers'in orta yerinde sakatlandığı maçta Marc ve Marcel, Byran kardeşlere karşı çok iyi direndilerse de 6/3-3/6-7/5-7/5 ile kaybettiler. Son günde David ilk seti kaybettiği maçta Isner'i 3-1 yenince de finale çıkan taraf belli olmuş oldu.

Asıl sürpriz sayılabilecek sonuç Arjantin-Çek Cumhuriyeti eşleşmesinden çıktı. Evet, Del Potro'nun sağ bileğindeki ameliyat gerektiren sakatlığı bu sefer sol bileğinde çıkmışı ama slice ile de olsa idare edebiliyordu. Del Potro biraz zorlanarak da olsa maçı aldı ve evet, sonrasında ağladı...


Arjantin'e asıl darbe 2-1 önde götürdüğü maçı kaybeden Juan Monaco'dan geldi. Arjantin'in şansını çiftler maçı belli edecekti çünkü Del Potro'nun Berdych karşısında ne kadar direnebileceği belli değildi. İyi bir çiftler oyuncusu olan Schwank, Berlocq ile ikili oluşturdu ve Çeklerin Davis Cup'taki şaşmaz ikilisi Berdych/Stepnek ile oynadılar. Arjantin bu maçı set alamadan kaybedince, ertesi gün Del Potro'nun oynamayacağı açıklandı. Berlocq Berdych'e direnemedi ve Arjantin seriyi toprak zeminde 4-1 (düzeltme: 3-2) kaybetti.

Final Çek Cumhuriyeti'nde, Çekler akıllarını yitirmezlerse kapalı sert zeminde oynanacak. İspanya için zor görev. Ben çok düşük bir ihtimal de olsa Nadal'ın gelebileceğini düşünüyorum. Bildiğiniz gibi kendisi sezon sonuna doğru bir kaç kez "Benim için artık önemli olan Davis Cup" demişti daha önce. Ferrer'in en azından Stepanek'i yenebileceğini, Marc ve Granollers'in de rakiplerini zorlayabileceğini düşünüyorum. Aslında her şey Berdych ve Step'in form durumuna bağlı. Her ne kadar pek hazzetmesem de, bu ikisi, iki başlarına ikinci kez Çek Cumhuruyeti'ni finale götürdüler ve yine İspanya ile oynayacaklar. Eğer formda olurlarsa, saha avantajının da yardımıyla Nadal da olsa İspnaya'yı devirebilirler.

12 Eylül 2012 Çarşamba

US Open Şampiyonları: Serena ve Murray!

Turnuva öncesinde şahsi favorilerim kadınlarda Serena, erkeklerde Djokovic'ti. İkisi de hem iyi formda hem de kaymak gibi kuralar çekmişlerdi. Özellikle finale kadar olan yolları çok kolaydı ve ikisi de bunu iyi kullanıp çok zorlanmadan finale kadar geldiler. Finallerde ise bambaşka hikayeler ortaya çıktı...

Öncelikle kadınlar finalinin ilk iki setini yarım yamalak izlediğimi söyleyeyim ama anladığım kadarıyla ilk set Serena, ikinci set Azarenka dominasyonu vardı. Son set ise müthiş çekişme içinde gitti. Azarenka kariyerinin en iyi maçlarından birini oynarken iki oyuncunun da fan'ı olmayan ama iki oyuncunun da oyununu beğenen biri olarak Azarenka'ya kaymaya başladım. Serena'nın son birkaç aydır turla dalga geçmesinin de bunda bir etkisi olabilir. Azarenka 5-3 30-30'a kadar getirdi işi ama maç puanını göremedi. Sonraki oyunda servisi kırdırınca ve durum 5-5 olunca maç Serena tarafına döndü zaten. O andan sonra da affetmedi Serena ve sonda bir servis daha kırarak 15. grand slam şampiyonluğuna ulaştı. Maçtan önce kirpiye son set tiebreak olsun, kadınlarda uzun zamandır çekişmeli final görmüyoruz demiştim. Teşekkürü bir puanla kaçırdım panpa diyorum...

Murray-Djokovic finalinin ilk 3 setinin Çin işkencesi olduğu konusunda sanırım hemfikirizdir. Rüzgar vs. tabii oyunu etkiledi ama birbirine bu kadar benzeyen oyuncular olunca vuruş çeşitliliği olarak çok kısır bir maç izledik ve geç saatin de etkisiyle pek çok tenisseveri şehit verdik gece 1 sularında. Dördüncü sette kesilen rüzgar ve iki oyuncunun da işin sonunda grand slam şampiyonluğu olduğunun iyice farkına varmasıyla seviyesi epey yükselen bir tenis vardı. RG 2012 finali Djokovic geriden geldi ama yine bitiremedi. Bu kez 5. sete kadar götürdü ama nefesi yetmedi. Djokovic hakkında son zamanlarda dikkat çeken bir nokta zaten bu. Özellikle bu yıl maçlara çok kötü başlamayı alışkanlık haline getirdi. Ondan sonra çok sıkışınca çılgın atıyor ama bu da her zaman paçayı kurtaramıyor tabii. Pazartesi akşamı öyle oldu ve Murray da sonunda muradına erdi... Yalnız final maçını izlerken bile içimden "uff Murray'nin bu slice'larını Rafa olacaktı, nasıl öldürürdü forehand'leri ile" diyorsam, Rafa tenisi bıraktığında ne bok yiyeceğimi siz okuyuculara bırakıyorum. :(

10 Eylül 2012 Pazartesi

Video: Efsaneye İstanbul Bileti


İtiraf ediyorum, Serena'yı İstanbul'da canlı izleyebilme ihtimali beni bir başka heyecanlandırıyor...

7 Eylül 2012 Cuma

USTA: Saçmalıklar

Dünden beri konuşulan bir konu Taylor Townsend konusunda USTA'nın sergilediği tavır.

USTA, oyuncu yetiştirme programı kapsamında kızlarda dünya bir numarası olan Townsend'den desteğini çekmiş; bu yıl US Open büyükler ana tablo veya elemeler için wild card vermediği gibi, junior turnuvası için de masraflarını karşılamamış. Sebep: Townsend'in "şişman" olması.

Townsend, dışarıdan bakıldığında bir tenisçi için kalın gözükmekle birlikte maçlarında herhangi bir form sıkıntısı yaşamıyor. Zaten başarılı kariyeri de bunu gösteriyor. USTA, onlar için oyuncu sağlığının herşeyden önemli olduğunu söyleyerek Taylor'ı zayıflatmak istediklerini söylemiş.

Nereden başlasak, nasıl saydırsak bilemiyoruz... Bu kızcağız ilk parlamaya başladığında Serena gibi kilosundan girilip kaslarından çıkılacağını tahmin edip onun için üzülmüştüm ama ilk taşın kensidisini en çok desteklemesi gereken kurumdan gelmesi ne çeşit bir aptallıktır anlamak güç. Öncelikle oyuncunun "fitness" durumuna sadece dışarıdan bakılarak mı karar veriliyor anlamıyorum. Babasının sağına soluna abuk subuk lastikler bağlayarak deli gibi çalıştırdığı, turdaki en kıpraşımlı oyunculardan olan Bartoli aynı zamanda en kalınlardan da biridir. Yine de formunun yetmediğine şahit olmuyoruz. Ayrıca şişmanlık kavramına kim neye göre karar veriyor? Biraz kalın olan herkese şişman denerek sağlıklı nesiller mi yetiştirilir yoksa blumik nesiller mi, bir bakmak lazım.

Daha 16 yaşından bir kıza, önemli bir turnuva esnasında/öncesinde "şişman" demek de apayrı bir nokta tabi. Dün 2 maç kazanan kız, bugün elendi. Tebrik ediyoruz yetkilileri.

6 Eylül 2012 Perşembe

US Open: (Bilinen) Yarı Finaller

2 çeyrek final hariç kalan maçlar tamamlandı.

Kadınlarda tablonun alt tarafında şu ana dek turnuvada en sağlam iki oyuncu karşılaşacak; Errani ve Serena. Serena tartışmasız favori; Errani Roland Garros'taki gibi kolay yoldan yarı finale geldi ve yine oradaki gibi aniden kendisinden birkaç gömlek yukarıdaki Serena ile oynayacak. Maçın sonucu belli gibi olsa da Serena'ya ve onun bilek bandajlarına güvenemiyorum. Genelde arka arkaya iyi sonuçlar aldıktan sonra inişe geçer çünkü. Diğer maç ise bu yıl zilyonuncu kez izleyeceğimiz üzere Sharapova-Azarenka. Azarenka daha iyi duruyor, yılın başlarında oynanan eşleşmeleri de o kazanmıştı. Fakat sonraları Sharapova ibreyi lehine döndürebildi. Azarenka şimdilik bir adım önde gibi.

Erkeklerde ise üst tarafta Berdych-Murray eşleşmesi oluştu. Murray için slam kazanma adına altın fırsat: olimpiyat madalyası ile kendine güveni de geldiğine göre finalde aylardır vasatları oynayan Djokovic karısında pısırıklaşmaz diye düşünüyorum. Berdych'i de anlamak mümkün değil, ne zaman iyi ne zaman kötü oynayacağı belli olmuyor. Çeyrekte Federer'i eledi. Açıkçası Federer de ilk ciddi rakip karşısında çökmüş gibi görünüyor bu sefer. Çeyreğe Young (maç kazanmayan adam) -Phau-Verdasco-Bye yolu ile geldi. Yollarına gül dökülmüş bir başka isim ise Djokovic. O da Lorenzi-Dutra Silva-Benneteau-Wawrinka (maçtan çekildi) yolunu izledi ve ilk ciddi sınavını Del Potro önünde verecek. Turnuvanın emekçi isimleri ise Murray ve Ferrer; Murray Bogomolov-Dodig-Lopez-Raonic-Cilic yolunu izledi. Ferrer ise Anderson-Sijsling-Hewitt-Gasquet yolunu izledi, çeyrekte Tipsarevic ile oynayacak. Alt tarafta Djokovic-Ferrer eşleşmesi bekleniyor. Her iki maç da çekişmeli geçer.

Bu arada Errani çiftlerde de yarı finalde. İki nolu seribaşı olarak geldikleri turnuvada yarı finalde Vives-Sanchez ikilisi ile oynayacaklar ve bence final görürler. Zaten Vinci de teklerde çeyrek finale giderek oldukça formda olduğunu gösterdi.

31 Ağustos 2012 Cuma

US Open: Cuma Öncesi

US Open'da ilk 4 günde 1. ve 2. tur maçları oynandı. Hala tamamlanmamış 2. tur maçları da var tabi.

Federer'in olduğu tablonun üst bölümünde 3. tur eşleşmeleri belli oldu. Federer ve Murray ilk iki turu set kaybetmeden geçerken buradaki 5 nolu seribaşı Tsonga dün itibarı ile elendi. 4 sette kaybettiği Klizan, 4. setin sonlarına doğru tökezleme emareleri gösteriyordu, ama Tsonga maçın kaderini belirleyecek bu seti kopartmayı başaramadı. Bolca 5 setlik maç görüyoruz bu yıl, Verdasco vatandaşı Ramos karşısında oldukça zorlanarak turladı ve Federer'e kaybedecek bir sonraki maçında. Davydenko karşısında direkten dönen Fish ise Simon ile oynayacak ki bu maç eğlenceli olabilir. Almagro, genç yetenek Sock ile oynayacak; kaybetmesi mümkün. Querrey Berdych ile, Murray Lopez ile, Blake Raonic ile, Cilic Nishikori ile ve Chardy Klizan ile oynayacak. Murray maçı hariç hepsi uzamaya aday eşleşmeler. Blake kendini iyiden iyiye çiftlere odaklayan Granollers'i eledi; 3. tur şu an onun için başarı. Raonic ilk turda epeyce sallandığından bu maçtan da çekişme bekliyorum. Tablonun üst tarafında "Aaa, elendi mi?" dedirten isimler Tsonga, Granollers ve kısmen Istomin.

Tablonun alt tarafında da pek ilgi çekici bir olay yok şimdilik. Buradaki elenen seribaşı Monaco; sürpriz yapmaya aday GGL'e elendi. Youzhny ve Melzer ilk turda patlarken, Tipsarevic de patlamanın eşiğinden döndü. "Aaa, bu adam hala oynuyor muydu?" dediğimiz Robredo ise toprak sezonunda dikkat çeken Seppi'yi 3 sette rahat geçerek dikkat çekti...

Kadınlarda ise tüm 3. tur eşleşmeleri belli oldu. Arada bazı sürpriz sonuçlar da gördük; Clijster'ın Robson'a kaybetmesi gibi. Gerçi Clijsters buraya emeklilik kafası ile geldiğinden sonuç çok şaşırtıcı sayılmayabilir. Görges ve Lisicki ilk turda patlayarak sevenlerini üzerken, Petkovic de geri dönüşünü galibiyetle süsleyemeyerek Almanların acısına tuz biber ekiyordu... Wozniacki ilk turda Begu'ye elendi ve Begu de bir sonraki turda İspanyol Soler'den set alamayarak sorunun Woz'da olduğunu açıkça ifade etmiş oldu. Jankovic ve Ivanovic'in her ikisinin de 3. turu görmesi bir çeşit kıyamet alameti sayılırken, Venus çekişmeli geçen maçta Kerber'e elendi. Görges ve Lisicki'nin elendiği dilimden Minella-Tatishvili gibi bir "kalan sağlar bizimdir" eşleşmesi çıkmış; en "izlenmese de olur" maç budur herhalde. US Open'da ritmini artırmasını beklediğim son şampiyon Stosur şimdilik iyi gidiyor. Çeyrekte bir başka rahat görünen isim olan Azarenka ile oynayacak. Kvitova slamlerdeki belası Sharapova ile oynayacak. Serena'nın çeyreğinde onu zorlayacak kimse kalmadı ama yine bilekleri bandajlı, endişeliyim...Tablonun alt tarafı ise Kerber-Radwanska eşleşmesine gider gibi görünüyor kağıt üzerinde ama omzundan sakat olan Radwanska'nın dayanabileceği şüpheli...

Emekli Olan Olana

Robson'a elenen Clijsters beklendiği gibi emekliliğini açıkladı biliyorsunuz. Şu an turnuvada sadece karışık çiftler maçları kaldı, ondan sonra kendisini izleyemeyeceğiz.

Ama çok konmuşulsa da beklenmeyen emeklilik haberi Roddick'ten geldi. Bahar aylarında düşüşe geçtiğinde emekli olacağı konuşuluyordu ama o hem yalanlamış, hem de yaza doğru yükselişe geçip kupa da kazanında "Baharda emekli olmalıymışım değil mi?" diye şaka bile yapmıştı.

Bunları söyleyen Roddick basın toplantısında US Open'dan sonra emekli olacağını açıklamış. Açıklamasında "Bir yıl daha oynayacak kadar sağlıklı ve adanmış hissedemediğini" söylemiş.

Roddick'in kariyeri 13 yıl sürdü. O da Clijsters gibi eski bir US Open şampiyonu.

Yolları açık olsun.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

US Open Öncesi

Cincinnati turnuvaları da geçen hafta sonunda tamamlandı. Şampiyonlar Federer ve Li.

Na Li iki haftadır iyi gidiyor. Geçen hafta finalde Kvitova'ya kaybetmişti, bu hafta şampiyon. Kvitova da yarıyı görerek iyi iş yaptı, ama kendisini bu hafta da New Heaven'da görüyoruz. Hayırdır inşallah... Bu son hafta bence devreleri yakmasına neden olacak bence. Muhtemelen US Open Series turnuvalarında genelde iyi iş çıkartmadığından 3-5 puan alayım diyerek katıldı, son anda da çakeilmek istemedi. Bu turnuvada Radwanska, Kirilenko ve geçen haftanın bir başka yarı finalisti Safarova da var.

Erkeklerde final Toronto şampiyonu Djokovic ve Federer arasında oynandı. Federer olimpiyat sonrası oynadığı ilk turnuvayı servis kırdırmadan kazandı, bu iyi haber. Son yıllarda Cincinnati şampiyonları New York'ta kupa göremiyor, bu da kötü haber. Hatta geçen sene de aynen böyle Djokovic Montreal'de kazanıp Cincy'de finalde kaybetmişti de US Open'ı almıştı. Ama yine de bu sene öyle net favori değil. Bir de kaideler bozulmak içindir...

Cincy'de erkeklerde dikkati çeken iki sonuç Murray'in Chardy'e elenmesi ve Del Potro'nun yenilirken bileğini sakatlaması. Del Potro için sıkıntı olabilir; zaten ameliyatın tendinit için çok da iyi bir çözüm olmadığı söylenirdi hep. Murray için ise o kadar sorun olmaz bu yenilgi bana göre; olimpiyat altını sarhoşluğu ile US Open'a iyi bir havada gidecektir.

19 Ağustos 2012 Pazar

Rafa'nın Basın Toplantısı

Rafa geçtiğimiz günlerde Manacor'da basın toplantısı düzenleyerek sakatlığı hakkında biraz daha detaylı bilgi verdi. Toplantıdan notlar şöyle:

- "Dizim iyileştiği zaman geri döneceğim. Artık zorlamak istemiyorum. Zaten halihazırda önemli turnuvaları kaçırdım, bundan sonra riske etmenin bir manası yok."

- "Her zaman büyük destek hissettiğim USO'da mücadele edemeyeceğim için çok üzgünüm."

- "Sezonun ilk 6 ayı boyunca 1 numara için iddiam vardı, bunun için mücadele verdim. Bundan sonra 3 ya da 4 numara olmamın arasında bir fark yok, önemsemiyorum."

- "Dönüşüm için herhangi bir tarih vermeyeceğim. Şimdilik sadece dizimin emirlerini takip ediyorum."

- Rafa'ya koyulan teşhis "hoffa sendromu". Patella tendonlarının arkasındaki yağ tabakasında oluşan bir iltihaplanma söz konusu ve bu da acı veriyor. Rafa korta çıkmasının bile zor olduğunu söylüyor kendisi için bu acıyla.

- Hastalığın semptomları tendonda yürürken ağrı olması ve tendona dokunduğunda ağrı olması. Tedavisi antienflamatuar kullanmak ve dinlenmek. Eğer ağrılar kronik hale gelir ve 6 ay boyunca geçmezse ameliyat gerekebiliyor. Rafa'nın da en son istediği şey bu işin ameliyat aşamasına gelmesi.

Şimdilik bilgiler böyle. Fransa'daki Davis Kupası serisinde oynamak istediğini de söylemiş ama ben pek mümkün görmüyorum. Belki bir ihtimal İspanya o seriyi kazanırsa finalde Arjantin'e karşı Rafa'yı izleyebiliriz kasım ayında. O zamana kadar elvada Rafa. :(