8 Ocak 2011 Cumartesi
2. Hafta Öncesi: Hazır Mıyız?
Federer Hala İştahlı
Davis Kupası'nı bir kenarı bırakırsak, 2010 yılının erkeklerde son şampiyonluğunu kazanan Federer, 2011'de de açılışı yapan isim oldu. İlk iki maçında Schoorel ve Chiudinelli'ye karşı zor anlar yaşayan ama kendisini fazla da sıkmadığı belli olan Federer, çeyrek finalden itibaren daha iyi oynamaya başladı ve arka arkaya Troicki, Tsonga ve Davydenko gibi yükselişte olan isimleri hiç zorlanmadan yenmeyi başardı. Federer'in bu kadar erkenden oyununu yükseltmesini hiç beklemiyordum açıkçası. Bu kadar iyi oyunu benim için sürpriz. Özellikle servisinde her maç daha da kusursuzlaştı. Backhand'i iyiye gitmeye devam ediyor, fileye doğru zamanda geliyor ve rakibinin gönderdiği tek bir yanlış topu bile anında cezalandırmayı başarıyor.
Brisbane'de izleyemediğim finali Kvitova, Petkovic karşısında çok rahat kazanmış. Skor, 6-3 6-1. Petkovic'i Groth ve Bartoli maçlarında çok sağlam bulmuştum. Final maçında o mu kötü oynadı, Kvitova mı çok iyiydi bilmiyorum ama Kvitova'nın Wimbledon sonrası felaketten sonra off-season'ı iyi geçirdiği kesin. Bu formunu Avustralya'ya taşıyabilecek mi, göreceğiz.
Chennai'de final belli oldu: Wawrinka-Malisse. Malisse, ilk turda Marsel'i yendikten sonra devamını getirdi. Önce Robert'e sadece 4 oyun, sonra Phau'ya sadece 2 oyun bıraktı. Yarı finalde de Nishikori'yi yenen Tipsarevic'i bir set geriden gelerek mağlup etti. Malisse'in bu turnuvada zaten genel olarak iyi sonuçları var. İyi de kura çekip, iyi de oynayınca, ki potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz, finale gelmesi büyük sürpriz olmadı. Turnuva öncesinde bana sorsanız büyük sürpriz derdim dürüst olmak gerekirse. Zaten burada Marsel'in ciddi şansından, Malisse'in kötü formundan bahsediyorduk ama ilk iki maçından sonra anlaşıldı ki, formunu geri bulmuş bir Malisse var. Yani turnuva ilerledikçe Malisse'in "sürpriz" etiketi, en azından benim için kaybolmaya başladı. Finalde oynayacağı Wawrinka düşe kalka geldi diyebiliriz. İlk turlarda zorlandı, set de bıraktı. Ama yarıda Berdych'i çok rahat geçti iki sette. Yarınki finalde favori mutlaka Wawrinka olacak ama ben Malisse'in kazanacağını düşünüyorum.Hopman Cup: Şampiyon ABD
"Much More Tired Than Usual"
2:15 itibari ile ciftlerde partnerin kisa boylu olmasinin yarattigi avantaji goruyoruz...
Nadal dun oynadigi maclar sonrasinda yaptigi aciklamada Davydenko macinda kendini cok gucsuz hissettigini ve bir an birakmayi dusundugunu ama bunun ne rakip ne de seyirciler icin iyi olmayacagindan maca devam ettigini soylemis. Su "ayip" olayini mi duydu nedir? :)
Nadal'in hasta hasta maca devam etmesinin kendisine uzun vadeli bir zarar verecegini dusunmuyorum. Sonucta mikroptur, gecer gider. Ancak Avustralya Acik oncesi dinlenip kendini toparlayabilecegi zamandan yedigi de bir gercek. Bu anlamda Nadal'in 2010 US Open ve 2011 AO'ya hazarlanma sekilleri arasinda cok fark gordugumu de soyleyebilirim. US Open oncesi "Bu benim en iyi sansim, cok iyi hazirlanmaliyim. Davis Cup'ta oynamayip tedavi olmaliyim, antremanlarin ilk gunlerinde kendime cok yuklenip sakatlanmamaliyim." diyen bir Nadal vardi. Simdi ise AO hazirliklarini "Allah'a havale etmis" bir Nadal var gibi. Neden boyle oldugunu ise aciklayamiyorum. "Kimsenin basaramadigini ben mi basaracagim?" diyor da olabilir veya ozel hazirliklar yaparak kendi ustunde baski olusturmak istemiyor da olabilir. Ikinci secenek daha olasi gibi. Gerci US Open'da ozel hazirliklar uzerinde baski olusturmus gibi gorunmuyordu ama orada sansi da Nadal'a cok yardim etmisti acikcasi. Iyi oyunun yani sira Federer eskisi gibi degildi ve 4. tur sonrasinda karsilastigi tum rakipler 5 setlik maclardan cikip gelmislerdi. Avustralya'da ise pek cok isim daha iyi durumda olacak.
Nadal Doha'dan hemen sonra Avustralya'ya gecmeyecek ve iyilesmek icin bekleyecekmis. Zaten oksure hapsira ucaga binmek kondusyonuna zarar vermeyecek olsa bile kulaklarini tikayabilir, patlatabilir. Gunlerdir terledigi goz onunde alinirsa, vucududha hala barinabilmeyi basaran toksinleri de 1-2 gunde atar diye bekliyorum. Onemli olan eski gucunu tekrar ne kadar zamanda kazanacagi.
ATP'de Neler Oluyor?
Brisbane'de Soderling ve Roddick finali oynanacak. Bu ikisi haric turnuvada yari final goren Anderson ve Stepanek dikkat cekiyor. Anderson Giraldo'ya set kaybetmis olsa da ceyrek finale kadar rahat gelen Baghdatis'i dumduz eden Roddick'ten set koparmayi basarmis. Daha once de dikkate deger bir isim oldugunu soylemistik kendisinin. Stepanek ise gecen yilin basindaki gibi fena bir performans gostermeyerek yari finale gelmis ve Soderling'e kaybetmis. Soderling turnuvada set kaybetmeyen tek isim.
Chennai'ye bakinca sasirtici isimler goruyoruz. Gecen yilin sonunda performansi iyice dusen Berdych burada yari finalde. Gerci turnuvada guclu isimler yok zaten ama biz Berdych'in kimlere kimlere kaybettigini gorduk bir kac ay once. Yari finale cok rahat gelmis burada. Oynayacagi isim ise Wawrinka. Bu sasirtici degil zira Wawrinka gecen yil US Open'da yakaladigi ruzgari devam ettiriyor gibi gorunuyor. Tablonun alt tarafinda ise Tipsarevic ve Malisse yari finali var. Tipsarevic gecen sene yine iyi sonuclar almisti burada. Malisse'nin yari finale cok ama cok rahat gelmesi ise supriz, zira Russell'in dedigi gibi gecen senenin sonunda kotu durumdaydi. Ozellikle (yanilmiyorsam) annesini kaybettikten ve bir iki sakatlik sorunundan sonra performansi cok dusmustu. Malisse Marsel-Robert-Phau ile oynamis ve en cok zorlandigi set 63 ile Marsel'den aldigi set dersek durumunu biraz daha netlestirmis oluruz. Tabi yine rakipler ust siralardaki oyuncular degil ama bu kadar net bir sekilde domine edebiliyor olmasi cok onemli.












