Kuraya bakarak yorum yapmak bazen çok boş bir iş olabiliyor...
Kuralar ilk çıktığında Djokovic ve Federer tarafının daha zor, Nadal-Murray tarafının ise görece kolay olabileceğini düşünürken 4 seri başının yollarına bugün itibarı ile bir göz atalım...
Djokovic, Starace-Kavcic-Devilder-Seppi yolunu izledi. Seppi çok potansiyelli bir oyuncu ama Verdasco maçı 5 sette bitti. Fazla direnemez. Olası çeyrek final rakiplerinden, toprak sezonunda iyi iş çıkartan Sşmon da 5 sette Wawrinka'ya elendi. Djokovic muhtemelen Tsonga-Federer yolunu izleyecektir finale kadar.
Kurası en çok "açılan" isim ise Federer. Nalbandian yenilince Federer Kamke-Ungur-Mahut-Goffin yolunu izledi. Goffin şanslı kaybeden bu arada. Çeyrekte Del Potro-Berdych galibi gelecek. Berdych'in minik kuşumla yaptığı maç 5 sete gitti, Del Potro'nun ise sakatlığı var.
Murray ise hala sıkışık durumda. Ito-Nieminen-Giraldo izliyor. Sonrasında Haas/Gasquet ve muhtemelen Ferrer gelecek. Buradaki bir 3. tur eşleşmesinde oynayacak Granollers ve Mathieu'nün ikisi de ilk 2 maçını 5 sete görütdü. Bu maçın galibi Ferrer'e direnemez bence.
Nadal'a bakarsak Bolelli-Istomin-Schwank yolunu izleyip Monaco/Raonic galibi ile karşılaşacak. Çeyrekte ise büyük ihtimalle Tipsarevic-Almagro galibi gelecek, Tipsarevic şu andan sonra aptallaşıp 2-0 önde oplduğu maçı vermezse.
Kadınlarda Azarenka Cibulkova'yı bu sefer de geçerse büyük ihtimalle Stosur ile oynayacak. Stosur genç Stephens ile oynuyor, süpriz de çıkabilir. Kuznetsova-Errani maçı izlenesi olmuş, galibi büyük ihtimalle Kerber ile oynayıp sonra da Azarenka karşısına çıkacak. Azarenka turnuvaya çok da "bumbastik" başlayamadı bu arada. Wozniak maçında çok rahat olduğunu söyleyemeyeceğim...
2 yıldır finalde gördüğümüz Schiavone bugün elendi ve beni üzdü. Kvitova ise kasık sakatşığı nedeni ile düşe kalka gitti 4. tura. Bu dilimden çıkacak olan isim büyük ihtimalle son haftalarda formunu bulan Li olacak.
Önü fazlasıyla açık olan Sharapova ise çeyreğe zıplar diyorum ben.
2 Haziran 2012 Cumartesi
31 Mayıs 2012 Perşembe
Bağlantı: Cilic Chat'te
http://uk.eurosport.yahoo.com/30052012/58/french-open-marin-cilic-live-webchat.html
Görürseniz benden de selam söyleyin. O saatte jürilerde olacağım :(
Görürseniz benden de selam söyleyin. O saatte jürilerde olacağım :(
Video: Nadal'ın Bitmeyen Radyo Şakası Çilesi
Hatırlarsınız daha önce de Belçika'da oynanan Davis Cup eşleşmesi öncesinde sabahın köründe arayıp işletmişlerdi. Şimdi de Fransız'lardan aynı şaka. Hem de adamın maçının olduğu gün...
29 Mayıs 2012 Salı
İlk Turlar Sonrası
İlk turlarda bazı beklenmedik sonuçlar çıkmıştı geçtiğimiz günlerde. Her ne kadar sürekli sakatlıktan geri dönseler de slamlerde her dem turlayan Hewitt ve Nalbandian ilk turda elendi. FLo ilk turda maçtan çekildi. Del Potro sakatlık tehlikesi atlattı. Azarenka zorlandı. Venus ilk setini verdiği maçını kazandı ve sevenlerini sevindirdi. Peri masalı devam etti ve Baker Malisse'yi geçerek turladı.
Ama tunuvanın en büyük şoku bugün Serena'nın Razzano'ya elenmesi oldu. Serena her ne kadar formsuz olursa olsun bir slamin ilk turunda elenecek gibi bir isim değil (bir Sharapova değil!). Zaten kaybettiği tek ilk tur maçı da buymuş slamlerde.
Ama kaybedecekse de Razzano'ya kaybetsindi zaten. Razzano, vatandaşı olan taraftarların aksine herhangi bir tersliğini görmediğimiz, uysal bir isim. Ve geçen sene tam da bu zamanlarda nişanlısı ve kariyerindeki en büyük destekçisini kanser nedeniyle kaybetmişti. Her şeye rağmen korta çıkmış, mücadele etmiş ama ilk turda kaybetmişti. Adamak istediği o büyük galibiyeti bugün aldı.
Serena'ya gelince... Bir şeyler ters. İkinci sette tie-break oyununda Razzano 1-5'ten dönüp seti alınca ağlamaya başlamış. Sinirlenmesini anlarım ama ağlamak? Sonraki sette de arka arkaya 5 oyun kaybetmiş zaten. Maç sonunda da oldukça üzgün ama bir o kadar da mağrur bir duruş sergilemiş.
Söz konusu Serena olunca kendine kızıp köpürmesini veya "Eeeeh..." deyip omzunu silkmesini beklerdim. Ama üzülmesi bana bir şeylerin ters gittiğini hissettiriyor. Umarım yeni bir sakatlık sorunu değildir.
Diğer tenisçileri sorarsanız, hepsi bildiğiniz gibi. ATP ilk 4 set vermeden tur atladı, Sharapova bugün 2 bagel yaptı ama yine de fazla heyecanlanmamak gerekir derim. Çaktırmadan Schiavone'yi takip etmek lazım, yine sinsi sinsi ilerleyebilir.
Ekleme: Bu postu yazdım... Sonra biraz düşündüm. Razzano'ya acımışım geçtiğimiz bir yıl onun için zordu diye. Ama onun nişanlısının vefat ettiği dönemde de Serena daha yeni ölümden dönmüştü. Sürünme süreci ne kadar uzarsa acı o kadar büyük geliyor izleyene demek ki...
Ama tunuvanın en büyük şoku bugün Serena'nın Razzano'ya elenmesi oldu. Serena her ne kadar formsuz olursa olsun bir slamin ilk turunda elenecek gibi bir isim değil (bir Sharapova değil!). Zaten kaybettiği tek ilk tur maçı da buymuş slamlerde.
Ama kaybedecekse de Razzano'ya kaybetsindi zaten. Razzano, vatandaşı olan taraftarların aksine herhangi bir tersliğini görmediğimiz, uysal bir isim. Ve geçen sene tam da bu zamanlarda nişanlısı ve kariyerindeki en büyük destekçisini kanser nedeniyle kaybetmişti. Her şeye rağmen korta çıkmış, mücadele etmiş ama ilk turda kaybetmişti. Adamak istediği o büyük galibiyeti bugün aldı.
Serena'ya gelince... Bir şeyler ters. İkinci sette tie-break oyununda Razzano 1-5'ten dönüp seti alınca ağlamaya başlamış. Sinirlenmesini anlarım ama ağlamak? Sonraki sette de arka arkaya 5 oyun kaybetmiş zaten. Maç sonunda da oldukça üzgün ama bir o kadar da mağrur bir duruş sergilemiş.
Söz konusu Serena olunca kendine kızıp köpürmesini veya "Eeeeh..." deyip omzunu silkmesini beklerdim. Ama üzülmesi bana bir şeylerin ters gittiğini hissettiriyor. Umarım yeni bir sakatlık sorunu değildir.
Diğer tenisçileri sorarsanız, hepsi bildiğiniz gibi. ATP ilk 4 set vermeden tur atladı, Sharapova bugün 2 bagel yaptı ama yine de fazla heyecanlanmamak gerekir derim. Çaktırmadan Schiavone'yi takip etmek lazım, yine sinsi sinsi ilerleyebilir.
Ekleme: Bu postu yazdım... Sonra biraz düşündüm. Razzano'ya acımışım geçtiğimiz bir yıl onun için zordu diye. Ama onun nişanlısının vefat ettiği dönemde de Serena daha yeni ölümden dönmüştü. Sürünme süreci ne kadar uzarsa acı o kadar büyük geliyor izleyene demek ki...
26 Mayıs 2012 Cumartesi
Roland Garros: Erkekler Kurası
- Kuraları hep Toni Nadal ayarlıyormuş olm, baksana Rafa hep Murray yarısında. :(
- Öyle şey olur mu hiç, koskoca ATP...
- İyi bak görürsün Federer-Djokovic aynı tarafa düşecek yine.
İsmi lazım değil, bir Federer fanıyla bu kısa diyalog geçti aramda kuradan kısa bir süre önce ve evet, aynen dediği gibi oldu, Federer yine Djokovic yarısına düştü de benim bu konuda kafama takılan bir şey var. Federer'in Djokovic yarısına düşmesinden Federer fanları hep şikayetçi oluyor da Rafa şanslı diye, Federer'in gerçekten Djokovic yerine Rafa ile eşleşmesinin daha mı iyi olacaklarını düşünüyorlar? Anlamıyorum. Hele ki Roland Garros'ta Djokovic yerine Rafa tarafına düşmek daha mi iyi olurdu? Şunu kabul edelim ki Rafa'nın yarısına Murray ya da Federer gelmiş çok önemli değil ama evet burada Djokovic'in biraz şanssız olduğunu söyleyebiliriz. Grand slam'lerde Federer yerine Murray'i tercih edeceğine eminim. Hele ki Roland Garros'ta...
Djokovic'in kurası açıkçası kolay gözüküyor yarı finale kadar. 2. turda wildcard'lı Hewitt var, Avustralya'da set almıştı ama bu sefer zor o iş. Melzer, Verdasco, Tsonga diğer olası rakipleri. Buradan Djokovic'i zorlayacak birisi yok bence. Belki belki formda olursa Tsonga. Onun da çeyreği gelip gelemeyeceği meçhul. Çok dengesiz bir oyuncu olduğunu zaten anlatmaya lüzum yok.
Federer'in kurası en zor. 2. tur Nalbandian ve çeyrekte Del Potro-Berdych olası rakipleri. Burada bir sürpriz beklemiyorum değil. Berdych buradan yarı finale çıkacak diye tahmin ediyorum. Federer her zaman grand slam'lerde vites arttırır ama sanki bu kez erken elenecek gibi, his sadece.
Nadal'ın ise finale kadar yolu açık. En iyi kura onda. Zaten en zor kurayla bile finale kadar yolu açık deriz rahatça ama bu sefer daha da rahat. 4. turda Raonic'e takılanlar olmuş ama ben onun Rafa'ya sorun yaratabileceğini sanmıyorum nedense. Onun dışında çeyrekte Tipsarevic-Almagro olası rakipleri. Çok rahat şampiyon olduğu 2010'da Almagro onu en çok zorlayandı. Yenemez ama gününde olursa güzel bir terletir Rafa'yı.
Murray ise bence Federer'den sonra en zor kurayı çekti ilk 4 arasında. Zaten form durumu berbat, geçen seneki gibi iyi bir toprak sezonu geçiremedi. Yarı final puanları koruyor ve bence yarı final yapması çok çok zor. 4. turda Gasquet-Dolgopolov, çeyrekte Ferrer olası rakipleri. Özellikle Ferrer için büyük avantaj. Sonunda RG'de bir yarı final görebilir. Bunu da harcarsa bir daha zor. Hem bu sene toprak sezonunda Rafa'yı çok zorladığı anlar olmuştu. Yarı finale kadar gelmeyi başarırsa Nadal ile sağlam bir maç oynayabilir.
Sonuç olarak yarı final tahminlerim:
Djokovic-Berdych
Ferrer-Nadal
Djokovic-Nadal
Nadal.
- Öyle şey olur mu hiç, koskoca ATP...
- İyi bak görürsün Federer-Djokovic aynı tarafa düşecek yine.
İsmi lazım değil, bir Federer fanıyla bu kısa diyalog geçti aramda kuradan kısa bir süre önce ve evet, aynen dediği gibi oldu, Federer yine Djokovic yarısına düştü de benim bu konuda kafama takılan bir şey var. Federer'in Djokovic yarısına düşmesinden Federer fanları hep şikayetçi oluyor da Rafa şanslı diye, Federer'in gerçekten Djokovic yerine Rafa ile eşleşmesinin daha mı iyi olacaklarını düşünüyorlar? Anlamıyorum. Hele ki Roland Garros'ta Djokovic yerine Rafa tarafına düşmek daha mi iyi olurdu? Şunu kabul edelim ki Rafa'nın yarısına Murray ya da Federer gelmiş çok önemli değil ama evet burada Djokovic'in biraz şanssız olduğunu söyleyebiliriz. Grand slam'lerde Federer yerine Murray'i tercih edeceğine eminim. Hele ki Roland Garros'ta...
Djokovic'in kurası açıkçası kolay gözüküyor yarı finale kadar. 2. turda wildcard'lı Hewitt var, Avustralya'da set almıştı ama bu sefer zor o iş. Melzer, Verdasco, Tsonga diğer olası rakipleri. Buradan Djokovic'i zorlayacak birisi yok bence. Belki belki formda olursa Tsonga. Onun da çeyreği gelip gelemeyeceği meçhul. Çok dengesiz bir oyuncu olduğunu zaten anlatmaya lüzum yok.
Federer'in kurası en zor. 2. tur Nalbandian ve çeyrekte Del Potro-Berdych olası rakipleri. Burada bir sürpriz beklemiyorum değil. Berdych buradan yarı finale çıkacak diye tahmin ediyorum. Federer her zaman grand slam'lerde vites arttırır ama sanki bu kez erken elenecek gibi, his sadece.
Nadal'ın ise finale kadar yolu açık. En iyi kura onda. Zaten en zor kurayla bile finale kadar yolu açık deriz rahatça ama bu sefer daha da rahat. 4. turda Raonic'e takılanlar olmuş ama ben onun Rafa'ya sorun yaratabileceğini sanmıyorum nedense. Onun dışında çeyrekte Tipsarevic-Almagro olası rakipleri. Çok rahat şampiyon olduğu 2010'da Almagro onu en çok zorlayandı. Yenemez ama gününde olursa güzel bir terletir Rafa'yı.
Murray ise bence Federer'den sonra en zor kurayı çekti ilk 4 arasında. Zaten form durumu berbat, geçen seneki gibi iyi bir toprak sezonu geçiremedi. Yarı final puanları koruyor ve bence yarı final yapması çok çok zor. 4. turda Gasquet-Dolgopolov, çeyrekte Ferrer olası rakipleri. Özellikle Ferrer için büyük avantaj. Sonunda RG'de bir yarı final görebilir. Bunu da harcarsa bir daha zor. Hem bu sene toprak sezonunda Rafa'yı çok zorladığı anlar olmuştu. Yarı finale kadar gelmeyi başarırsa Nadal ile sağlam bir maç oynayabilir.
Sonuç olarak yarı final tahminlerim:
Djokovic-Berdych
Ferrer-Nadal
Djokovic-Nadal
Nadal.
25 Mayıs 2012 Cuma
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Brian Baker Üzerine
Brian Baker pek çok insanın dikkatini bugün çekti. Monfils'i 6-4/7-6 ile Nice'de geçerek çeyrek finalist oldu.
Bu Baker'ın Monfils'i ilk mağlup edişi değil. Daha önce junior kariyerinde defalarca yenmiş. Ama sonra sakatlıklar yakasını bırakmamış. Önce bilek, sonra diz falan derken ameliyat olmuş ve 6 yıl tenis oynayamamış bile. Koleje geri dönmüş ve antrenörlük yapmaya başlamış.
Ama bir zaman sonra vücudunun eskisi gibi ağrı hissetmeyince "Acaba?" diyerek küçük çaplı turnuvalarla dönüş yapmış. Kendi kendini finanse ederek turnuvaları gezerken asıl büyük dönüşünü önemli bir turnuva olan Savannah'ı kazanarak yapmış. Bu başarı ona Roland Garros için USTA wild cardını getirmiş. Evet, onu RG'da ana tabloda izleyeceğiz.
Baker junior olarak Berdych, Monfils ve Djokovic gibi isimleri yenmiş. Bugünkü maçını biraz izledim ve tesadüfen yenmediği ortada. Zaten 15 yaşında Amerika U-18 şampiyonu olduğuna göre bir özelliği olması gerektiğini düşünürsünüz. Ve en önemli özelliği returnleri. Bugün neredeyse hiç bir 2. servisi affetmedi. Ayrıca servisleri de ara vermiş birine göre oldukça iyi.
Maçta Monfils çok kötü oynamadı. Baker iyiydi, hem de 6 yıl aradan sonra yeni dönmüş sayılabilecek birine göre çok çok iyiydi. Biraz güç eksiği var gibi ama zamanla gelişecektir o da.
Yapısı itibarı ile tekrar sakatlanabilir izlenimi veriyor. Ama artık kendini gençliğindeki gibi zorlamadığını söylüyormuş. Kendine dikkat ederse kendisini ilk 100'de görebiliriz. Zaten Nice'de çeyrek finali gördü ve rakibi de Kukushkin. Monfils'ten sonra kazanılmayacak maç değil.
Bu Baker'ın Monfils'i ilk mağlup edişi değil. Daha önce junior kariyerinde defalarca yenmiş. Ama sonra sakatlıklar yakasını bırakmamış. Önce bilek, sonra diz falan derken ameliyat olmuş ve 6 yıl tenis oynayamamış bile. Koleje geri dönmüş ve antrenörlük yapmaya başlamış.
Ama bir zaman sonra vücudunun eskisi gibi ağrı hissetmeyince "Acaba?" diyerek küçük çaplı turnuvalarla dönüş yapmış. Kendi kendini finanse ederek turnuvaları gezerken asıl büyük dönüşünü önemli bir turnuva olan Savannah'ı kazanarak yapmış. Bu başarı ona Roland Garros için USTA wild cardını getirmiş. Evet, onu RG'da ana tabloda izleyeceğiz.
Baker junior olarak Berdych, Monfils ve Djokovic gibi isimleri yenmiş. Bugünkü maçını biraz izledim ve tesadüfen yenmediği ortada. Zaten 15 yaşında Amerika U-18 şampiyonu olduğuna göre bir özelliği olması gerektiğini düşünürsünüz. Ve en önemli özelliği returnleri. Bugün neredeyse hiç bir 2. servisi affetmedi. Ayrıca servisleri de ara vermiş birine göre oldukça iyi.
Maçta Monfils çok kötü oynamadı. Baker iyiydi, hem de 6 yıl aradan sonra yeni dönmüş sayılabilecek birine göre çok çok iyiydi. Biraz güç eksiği var gibi ama zamanla gelişecektir o da.
Yapısı itibarı ile tekrar sakatlanabilir izlenimi veriyor. Ama artık kendini gençliğindeki gibi zorlamadığını söylüyormuş. Kendine dikkat ederse kendisini ilk 100'de görebiliriz. Zaten Nice'de çeyrek finali gördü ve rakibi de Kukushkin. Monfils'ten sonra kazanılmayacak maç değil.
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Roma: Sharapova ve Rafa!
Roma şampiyonları yağmurlarla bölünen bir sürecin sonunda nihayet bugün belli oldu.
Önec dünkü "suyu çıkan" maçtan bahsedelim. Bendeniz su basan evin derdinden olsun, sarkan işlerden olsun izleyemedim. Ama maçta her iki oyuncu da tipik özelliklerini göstermiş; Li daha önce basın toplantılarında söylediği gibi ilk seti aldıktan sonr aikincide saçmalamaya başlamış, Sharapova ise kendisiyle özdeşleşen geri dönüşünü yapmış. Aslında Sharapova kazanır diyorduk da bu kadar yakın olmasını beklemiyorduk. Son set tie-break'i ile şampiyon oldu Rus tenisçi. Maçın sonunda her iki oyuncunun yüzünde de "o neydi öyle??" ifadesi varmış. Li her ne kadar toprak sezonuna doğru formunu tutturmuş gibi görünse de sanki biraz şans da yardım etti burada ona.
Gelelim erkeklere. Cumartesi diğer yarı finali de izledim. Ve bence yapılan yorumların aksine ne Federer ne Djokovic iyiydi; hatta Federer epeyce kötüydü. İlk servis yüzdesinin yerlerde olmasına rağmen skorun 6-2/7-6 olması bir şeyler anlatır sanırım. Djokovic hiç bir şey yapmasada kazanabilirdi adeta. Federer ya artık yorulmuştu ya da kendini maça veremiyordu. Uzun zamandır bu kadar isteksiz ve hedefsiz vuruşlar yaptığını görmemiştim. Zaten biraz toparlanınca 2. setin sonunda rüzgar kendisine döndüyse de seti almasına yetmedi.
Bugünkü maç için ise görüşlerim aşağıdaki özetlerden ibaret;
Maçın tamamını ise daha sonra izlerim diye umuyroum...
Twitter'da "OMG, yok böyle toprak tenisi!!!" yorumlarının uçuşmasına rağmen ben özetlerde bir kaç iyi puan dışında pek de bir şey göremedim açıkçası. Kort da hızlı zaten bana kalırsa. Zaten her iki oyuncu da maç sonunda pek iyi oynamadıklarını söylemişler. Ya da ben uzanamadığım ciğere pis diyorum, bilmiyorum.
Turnuva sonunda her ikisinin de bu durumda olması biraz sıkıcı ama herkeste düşme olduğuna göre normal herhalde. Sonuçta mavi toprağın adaptasyon sürecini bozduğu da söylenebilir. Roland Garros için daha iyi performanslar bekliyorum bu ikisinden.
Sonuçta Rafa iki sette kazandı ve 6. roma kupasını aldı. Masters rekoru 21 oldu ve en öenmlisi Monte Carlo'daki Djokovic zaferini pekiştirmiş oldu. Roland Garros'a geçen senekinden daha rahat bir kafayla gidecektir. 2 nolu seri başı oldu eğer Djokovic-Nadal karşılaşması olursa bu ancak finalde olacak.
Totem raporuna gelinceeee.... :)
Geçenlerde yorum bölümünde Rafa'nın 2010 yılında RG öncesi son toprak Masters'ına 3. sırada girip 2. sırada çıktığını yazmıştım. Yine öyle oldu ve yine aynen 2010'daki gibi turnuvada sıralamada 1 numarada olan ve en büyük rakibi oloan tenisçiyi yakın sayılabilecek 2 set sonunda geçti.
Tesadüf mü? ASLA!!! :)
Önec dünkü "suyu çıkan" maçtan bahsedelim. Bendeniz su basan evin derdinden olsun, sarkan işlerden olsun izleyemedim. Ama maçta her iki oyuncu da tipik özelliklerini göstermiş; Li daha önce basın toplantılarında söylediği gibi ilk seti aldıktan sonr aikincide saçmalamaya başlamış, Sharapova ise kendisiyle özdeşleşen geri dönüşünü yapmış. Aslında Sharapova kazanır diyorduk da bu kadar yakın olmasını beklemiyorduk. Son set tie-break'i ile şampiyon oldu Rus tenisçi. Maçın sonunda her iki oyuncunun yüzünde de "o neydi öyle??" ifadesi varmış. Li her ne kadar toprak sezonuna doğru formunu tutturmuş gibi görünse de sanki biraz şans da yardım etti burada ona.
Gelelim erkeklere. Cumartesi diğer yarı finali de izledim. Ve bence yapılan yorumların aksine ne Federer ne Djokovic iyiydi; hatta Federer epeyce kötüydü. İlk servis yüzdesinin yerlerde olmasına rağmen skorun 6-2/7-6 olması bir şeyler anlatır sanırım. Djokovic hiç bir şey yapmasada kazanabilirdi adeta. Federer ya artık yorulmuştu ya da kendini maça veremiyordu. Uzun zamandır bu kadar isteksiz ve hedefsiz vuruşlar yaptığını görmemiştim. Zaten biraz toparlanınca 2. setin sonunda rüzgar kendisine döndüyse de seti almasına yetmedi.
Bugünkü maç için ise görüşlerim aşağıdaki özetlerden ibaret;
Maçın tamamını ise daha sonra izlerim diye umuyroum...
Twitter'da "OMG, yok böyle toprak tenisi!!!" yorumlarının uçuşmasına rağmen ben özetlerde bir kaç iyi puan dışında pek de bir şey göremedim açıkçası. Kort da hızlı zaten bana kalırsa. Zaten her iki oyuncu da maç sonunda pek iyi oynamadıklarını söylemişler. Ya da ben uzanamadığım ciğere pis diyorum, bilmiyorum.
Turnuva sonunda her ikisinin de bu durumda olması biraz sıkıcı ama herkeste düşme olduğuna göre normal herhalde. Sonuçta mavi toprağın adaptasyon sürecini bozduğu da söylenebilir. Roland Garros için daha iyi performanslar bekliyorum bu ikisinden.
Sonuçta Rafa iki sette kazandı ve 6. roma kupasını aldı. Masters rekoru 21 oldu ve en öenmlisi Monte Carlo'daki Djokovic zaferini pekiştirmiş oldu. Roland Garros'a geçen senekinden daha rahat bir kafayla gidecektir. 2 nolu seri başı oldu eğer Djokovic-Nadal karşılaşması olursa bu ancak finalde olacak.
Totem raporuna gelinceeee.... :)
Geçenlerde yorum bölümünde Rafa'nın 2010 yılında RG öncesi son toprak Masters'ına 3. sırada girip 2. sırada çıktığını yazmıştım. Yine öyle oldu ve yine aynen 2010'daki gibi turnuvada sıralamada 1 numarada olan ve en büyük rakibi oloan tenisçiyi yakın sayılabilecek 2 set sonunda geçti.
Tesadüf mü? ASLA!!! :)
20 Mayıs 2012 Pazar
Tweet: Daha Fazla Kivi Aşkı!
@Petra_Kvitova Petra,this is for you!Hope you get healthy soon:) You are the BEST!! twitter.com/QJJ0930/status…
— 俺系QJJ咩 (@QJJ0930) May 19, 2012
19 Mayıs 2012 Cumartesi
Roma: İlk Finalist Rafa
Ferrer-Nadal maçı tam da Barcelona finali gibi başladı.
İlk sete Ferrer müthiş başladı, servis de kırdı. Ama anında geri kırdırdı. Yine de tie-break oyununa kadar istifini bozmadı. Hatta tie-break oyununda bir ara skor 6-6 (6-6) ve sette alınan puanlar da 48-48 oldu. Sonraki iki puanı Rafa aldı. İlk set 85 dakika sürdü.
Sonra ikinci set başladı. Rafa zorlanarak da olsa tutundu. Ve Barcelona'da olmasını beklediğim ama olmayan, burada ise olmasını beklemediğim ve olan şey; Ferrer bir oyun daha alamadı maçın sonuna kadar. Aslında tamamen bıraktı da denemez. Her üç servis oyununda da 0-40'ı gördük; ilkinde hemen kırdırdı, ikincide avantajı bile elde etti, üçüncüde 30-40'ı buldu ama malesef hep kırdırdı Ferrer. Barcelona'daki göz yaşlarından sonra ilk seti aynı çaba sonrasında kaybedince inancı da azalıyor demek ki. Bilinçli olarak inanmamazlık etmese de bilinçaltı yarı yolda bırakıyor Ferrer'i.
Nadal bugün çok iyi servis atamadı. Ritmini de çoğu zaman bulamadı, bolca basit hata yaptı ilk sette (20). Finalde bunu tolere edemez. İkinci kez Ferrer'den zor şer set aldığı bir maça tanık oluyoruz; Ferrer mi oyunu ile Nadal'ı tıkıyor, yoksa finale doğru artık pili mi bitiyor Nadal'ın, bunu yarın göreceğiz.
Nadal'a 2 numara için artık şampiyonluk gerekiyor, zira Federer yarı finalde. Ama 2 numara da olsa 3 numara da olsa Roland Garros bu yıl eğlenceli geçecek...
İlk sete Ferrer müthiş başladı, servis de kırdı. Ama anında geri kırdırdı. Yine de tie-break oyununa kadar istifini bozmadı. Hatta tie-break oyununda bir ara skor 6-6 (6-6) ve sette alınan puanlar da 48-48 oldu. Sonraki iki puanı Rafa aldı. İlk set 85 dakika sürdü.
Sonra ikinci set başladı. Rafa zorlanarak da olsa tutundu. Ve Barcelona'da olmasını beklediğim ama olmayan, burada ise olmasını beklemediğim ve olan şey; Ferrer bir oyun daha alamadı maçın sonuna kadar. Aslında tamamen bıraktı da denemez. Her üç servis oyununda da 0-40'ı gördük; ilkinde hemen kırdırdı, ikincide avantajı bile elde etti, üçüncüde 30-40'ı buldu ama malesef hep kırdırdı Ferrer. Barcelona'daki göz yaşlarından sonra ilk seti aynı çaba sonrasında kaybedince inancı da azalıyor demek ki. Bilinçli olarak inanmamazlık etmese de bilinçaltı yarı yolda bırakıyor Ferrer'i.
Nadal bugün çok iyi servis atamadı. Ritmini de çoğu zaman bulamadı, bolca basit hata yaptı ilk sette (20). Finalde bunu tolere edemez. İkinci kez Ferrer'den zor şer set aldığı bir maça tanık oluyoruz; Ferrer mi oyunu ile Nadal'ı tıkıyor, yoksa finale doğru artık pili mi bitiyor Nadal'ın, bunu yarın göreceğiz.
Nadal'a 2 numara için artık şampiyonluk gerekiyor, zira Federer yarı finalde. Ama 2 numara da olsa 3 numara da olsa Roland Garros bu yıl eğlenceli geçecek...
Video: Sharapova - Kerber
Bugün tadilatlar nedeniyle izleyemediğim Sharapova-Kerber maçının ikinci setinden...
Sharapova-Li finali oluştu. Li maç yapmadı çünkü Serena çekildi. Serena Pennetta maçı öncesi bile çekilmeyi düşünüyormuş ama bu maçta onun yerine rakibi çekildi 4 oyun sonra. Yani Serena centilmenlik yapıp Pennetta'ya walkover verse bile rakibesi final göremeyecekti. Li için şanslı turnuva.
Ben yine de finalde Sharapova alır diyorum.
Bu arada Azarenka güle oynaya kazandığı maçtan hemen sonra turnuvayı bırakınca ne olay oldu öyle. Sharapova Azarenka için ileri geri konuştu, Azarenka "Ben ne yapayım, kendimizi toparlamamıza bile izin vermiyor WTA" dedi. WTA'de de ATP benzeri şikayetler başladı diyebiliriz.
Roland Garros çncesi şu veya bu şekilde sakatlığı olanlar Kvitova (göbüş), Serena (bel), Azarenka (omuz). Toparlanamazlarsa tadı kaçar turnuvanın.
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Madrid: Şampiyon Serena
Madrid'de şampiyon, Charleston'dan sonra ikinci "kırmızı olmayan toprak kort" kupasını kazanan Serena oldu.
Serena hafta boyunca zemine iyi uyum sağladı ki bunu şampiyonluğu sonrasında söylediği "Bu erkeklerin de canı amma tatlı" benzeri sözlerden de anlıyoruz. Hafta boyunca sadece Wozniacki'ye bir set bıraktı (niye ki?). Finalde de Charleston performansını andıran bir skorla Azarenka'yı ezip geçti. Zaten bu hafta ezdiği iki isim Sharapova ve Azarenka, geçtiğimiz aylarda bolca final gören isimler. MEsaj niteliğinde bir şampiyonluk gibi oldu.
Azarenke maç boyunca etkisizdi ama bunda Serena'nın savunmayı atağa çevirmesinde etkili olmasının da rolü var. Azarenka'ya rallide puan kurgulatmayınca winner da yaptırtmadı. Savunmadan Nadal-vari zor winnerlar yakalayan Serena, böylelikle muhtemelen tarihin en garabet tipli WTA kupasını da kazandı....
Bakışlar 2:50'de...
Serena hafta boyunca zemine iyi uyum sağladı ki bunu şampiyonluğu sonrasında söylediği "Bu erkeklerin de canı amma tatlı" benzeri sözlerden de anlıyoruz. Hafta boyunca sadece Wozniacki'ye bir set bıraktı (niye ki?). Finalde de Charleston performansını andıran bir skorla Azarenka'yı ezip geçti. Zaten bu hafta ezdiği iki isim Sharapova ve Azarenka, geçtiğimiz aylarda bolca final gören isimler. MEsaj niteliğinde bir şampiyonluk gibi oldu.
Azarenke maç boyunca etkisizdi ama bunda Serena'nın savunmayı atağa çevirmesinde etkili olmasının da rolü var. Azarenka'ya rallide puan kurgulatmayınca winner da yaptırtmadı. Savunmadan Nadal-vari zor winnerlar yakalayan Serena, böylelikle muhtemelen tarihin en garabet tipli WTA kupasını da kazandı....
Bakışlar 2:50'de...
Madrid: Federer Şampiyon ve 2 Numara!
Madrid'i bu hafta çok takip ettim diyemem. Mavi toprakta birkaç maç izledikten sonra yeterince soğudum zaten. Özellikle Djokovic'in Gimeno ile oynadığı ilk maçtan daha zemindeki garip ve rezil durum dikkat çekiyordu. Daha sonra Nadal, Davydenko'yu dağıtınca "şartlara uyum sağladı burayı da alacak" dedik ki Verdasco maçında o da bozdu kendini ve elendi. Murray'nin de olmadığı turnuvada haliyle meydan Federer'e kaldı. O da zorlu bir finalden sonra Berdych'i 3 sette geçmeyi bildi.
Final maçının başını ve sonlarını izleyebildim. Berdych hemen servis kırarak hızlı başlayınca "bu seti alır, 2. setten sonra bozar, son set de kafa kafaya gider" dedim. İlk seti gayet iyi oynayarak alan Berdych ikinci set de çok da bozmadı aslında ama setin sonunda servisini kırdırarak seti 7-5 ile verdi. Son seti skorboard'dan takip ediyordum başlarını ve Berdych kendi servislerini rahat alırken Federer servisinde 0-30'ları patır patır kaçırıyordu. 4-3'te açtım maçı ve gördüğüm en saçma oyunlardan biri oldu. 0-40'ta 3 ace arka arkaya atan Berdych ardından 2 çift hata yaparak bir servis oyununda nasıl istikrarsız olunurun kitabını yazdı. İlginç şekilde buna rağmen maçtan kopmadı ve geri servis kırdı ama yine 2. sette olduğu gibi setin sonunda bir kez daha servis kırdırarak maçı kaybetti.
Federer bu sonuçla yeni 2 numara oldu ama Nadal hala bu sene toprağın açık ara en iyisi ve Roma'da da ağır favori. Kazandığı takdirde Federer'e bakmaksızın 2 numarayı geri alacak ki ben alacağını düşünüyorum. Federer ise turnuvaya katılmaktan bile emin değil. Roma'ya geldi ama hala oynayacağına dair kesin bir bilgi yok. Bence oynayacaktır ama bu turnuvada çok ilerlemesi mümkün değil. Ağrıları olduğunu söylüyor. Madrid'de Djokovic ve Nadal olmayınca fırsatı değerlendirip kendini zorlayarak kazandı ama Roma'da Nadal ve Djokovic'e karşı şansı pek yok. Yine de bu saçma korta ve şartlara en iyi uyum sağlayan oyuncu oldu ve ilk ile son maçlarında çok zorlandığı turnuvayı bir şekilde kazanmayı başardı. Nadal ile de masters sayılarını tekrar 20'de eşitledi. Tebrikler Federer!
Final maçının başını ve sonlarını izleyebildim. Berdych hemen servis kırarak hızlı başlayınca "bu seti alır, 2. setten sonra bozar, son set de kafa kafaya gider" dedim. İlk seti gayet iyi oynayarak alan Berdych ikinci set de çok da bozmadı aslında ama setin sonunda servisini kırdırarak seti 7-5 ile verdi. Son seti skorboard'dan takip ediyordum başlarını ve Berdych kendi servislerini rahat alırken Federer servisinde 0-30'ları patır patır kaçırıyordu. 4-3'te açtım maçı ve gördüğüm en saçma oyunlardan biri oldu. 0-40'ta 3 ace arka arkaya atan Berdych ardından 2 çift hata yaparak bir servis oyununda nasıl istikrarsız olunurun kitabını yazdı. İlginç şekilde buna rağmen maçtan kopmadı ve geri servis kırdı ama yine 2. sette olduğu gibi setin sonunda bir kez daha servis kırdırarak maçı kaybetti.
Federer bu sonuçla yeni 2 numara oldu ama Nadal hala bu sene toprağın açık ara en iyisi ve Roma'da da ağır favori. Kazandığı takdirde Federer'e bakmaksızın 2 numarayı geri alacak ki ben alacağını düşünüyorum. Federer ise turnuvaya katılmaktan bile emin değil. Roma'ya geldi ama hala oynayacağına dair kesin bir bilgi yok. Bence oynayacaktır ama bu turnuvada çok ilerlemesi mümkün değil. Ağrıları olduğunu söylüyor. Madrid'de Djokovic ve Nadal olmayınca fırsatı değerlendirip kendini zorlayarak kazandı ama Roma'da Nadal ve Djokovic'e karşı şansı pek yok. Yine de bu saçma korta ve şartlara en iyi uyum sağlayan oyuncu oldu ve ilk ile son maçlarında çok zorlandığı turnuvayı bir şekilde kazanmayı başardı. Nadal ile de masters sayılarını tekrar 20'de eşitledi. Tebrikler Federer!
13 Mayıs 2012 Pazar
12 Mayıs 2012 Cumartesi
"Boyadım, Kaçtım..."
Madrid'i adeta bir sirk, bir gerçek dışı aleme dönüştüren Tiriac, seneye yönetimi bırakacakmış....
Nereye be Ion'um??? Daha florasanlı topla maç izleyecektik??? :(
Madrid toprağıyla ilgili olaylar olaylar, bildiğiniz üzere. Dün Nadal bugün ise Djokovic elendi. Her ikisi de bir daha mavi toprağa adım atmayacaklarını söylediler. İzleyebildiğim kadarıyla bu kort toprak olmadığı gibi; çim, sert, halı falan bile değil. Böyle acaip, meymenetsiz bir şey.
Yorum bölümünde yazdık Nadal çim ayakkabısı giymek istemiş de ATP izin vermemiş diye... Hah işte, bu oyunculara bu ATP müstehak demek istiyorum. ATP oyuncuların haklarını savunmuyor denildiğinde bir tanesinin gıkı çıkmadı adam gibi. Al sana ATP. KAyıp düşmeyeyim diyen oyuncuya "Ay kort zedelenir sonra..." diyerek çim ayakkabısı giydirmiyor. Tiriac'ın kort zemini insanların sağlığından daha değerli çünkü. O kafasına göre zemin değiştirebilir, ama siz ayakkabınızı değiştiremezsiniz. Sizin zarar görmeniz önemli değil ama onun kortu bozulmasın....
Ion Tiriac artık nasıl itibar kaybettiyse bildiğiniz fare misali ter etmiş gemiyi. Ben bundan bu sonucu çıkartırım. Daha önce hiç ağzından bırakma lafını duymadık. Bıraksın gitsin, bence sorun yok.
Bu arada kadınlar tarafının daha az dramatik olduğu söylenebilir.WTA çim ayakkabısına izin mi verdi ne? Şaka bir yana genelde maçlar daha az hareketli geçtiğinden fazla sorun yok gibi. Partiyi bir tek Stosur bozmuş. Azarenka ile Radwanska bu yıl milyonuncu kez karşılaşıcaklar yarın. Serena ise Hradecka deyip geçilmeyecek Çek oyuncu ile oynayacak. Süprizi bol turnuvada tahmin falan yapmıyorum tabi...
Nereye be Ion'um??? Daha florasanlı topla maç izleyecektik??? :(
Madrid toprağıyla ilgili olaylar olaylar, bildiğiniz üzere. Dün Nadal bugün ise Djokovic elendi. Her ikisi de bir daha mavi toprağa adım atmayacaklarını söylediler. İzleyebildiğim kadarıyla bu kort toprak olmadığı gibi; çim, sert, halı falan bile değil. Böyle acaip, meymenetsiz bir şey.
Yorum bölümünde yazdık Nadal çim ayakkabısı giymek istemiş de ATP izin vermemiş diye... Hah işte, bu oyunculara bu ATP müstehak demek istiyorum. ATP oyuncuların haklarını savunmuyor denildiğinde bir tanesinin gıkı çıkmadı adam gibi. Al sana ATP. KAyıp düşmeyeyim diyen oyuncuya "Ay kort zedelenir sonra..." diyerek çim ayakkabısı giydirmiyor. Tiriac'ın kort zemini insanların sağlığından daha değerli çünkü. O kafasına göre zemin değiştirebilir, ama siz ayakkabınızı değiştiremezsiniz. Sizin zarar görmeniz önemli değil ama onun kortu bozulmasın....
Ion Tiriac artık nasıl itibar kaybettiyse bildiğiniz fare misali ter etmiş gemiyi. Ben bundan bu sonucu çıkartırım. Daha önce hiç ağzından bırakma lafını duymadık. Bıraksın gitsin, bence sorun yok.
Bu arada kadınlar tarafının daha az dramatik olduğu söylenebilir.WTA çim ayakkabısına izin mi verdi ne? Şaka bir yana genelde maçlar daha az hareketli geçtiğinden fazla sorun yok gibi. Partiyi bir tek Stosur bozmuş. Azarenka ile Radwanska bu yıl milyonuncu kez karşılaşıcaklar yarın. Serena ise Hradecka deyip geçilmeyecek Çek oyuncu ile oynayacak. Süprizi bol turnuvada tahmin falan yapmıyorum tabi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
