Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2011 Çarşamba

6 Aralık 2011 Salı

Veee Kazananlar....

Kategoriler:

Yılın en iyi erkek oyuncusu: Djokovic
Süpriz olmadı. 3 slam ve 5 masters sahibi olarak zaten önemli ödüllerin yarıdan fazlasına el koydu bu sezon.

Yılın en iyi kadın oyuncusu: Kvitova
Wimbledon ve sezon sonu trunuvası şampiyonu. Farklı zeminlerde şampiyonluğu var ve özellikle kapalı sert kortlarda 21-0 gibi müthiş bir grafiği yakaladı. Eski nesil oyuncuların sakatlık sorunları yaşadığı sezonda yeni nesildeki en güvenilir isim olarak göze battı.

Yılın en çok geliştirme gösteren erkek oyuncusu: Djokovic
Geçen sene yılı slam finali ile kapatmasına rağmen bu yıl bu kadar ezici bir grafik yakalayacağını kimse tahmin etmiyordu.

Yılın en çok geliştirme gösteren kadın oyuncusu: Kvitova
Geçen sene slam yarı finali vardı. Bu sene tüm kortlarda var olmasının yanında yaşıtlarına da net bir üstünlük kurabilmeyi başardı.

Yılın en iyi grand slam turnuvası: US Open

Yılın en iyi erkekler maçı: Nadal - Djokovic US Open
Skor olmasa bile tenis kalitesi açısından doyurucu bir finaldi. Alınan bazı puanlar hala akıllardadır.

Yılın en iyi kadınlar maçı: Date Krumm - V. Williams Wimbledon 2. tur maçı
Biri sakat, biri veteran iki oyuncunun 1990'ları hatırlatan çekişmeli ve zevkli mücadelesiydi.

Yılın en iyi erkek çiftler takımı: Bryan/Bryan

Yılın en iyi kadın çiftler takımı: Huber/Raymond

Yılın en centilmen erkek oyuncusu: Nadal
Kort içi ve kort dışını en iyi ayırabilen oyunculardan. Rekabetçilik başka, centilmenlik başka şeydir.

Yılın en centilmen kadın oyuncusu: Radwanska ve Stosur
WTA denen cadı kazanında ikisinin de bir hatasını görmedik, bu bile yeterli :)

Yılın olayı: Djokovic'in dominasyonu

Yılın coachu: Kotyza
"Panikcan" Petra Kvitova'nın panzehiri. İnanılmaz sakin ve tatlı görünen bir insan. Yanına oturulası...

Yılın Davis Kupası oyuncusu: Ferrer
Görevden kaçmayan takım oyuncusu. Bu kupada toprakta mağlubiyet yüzü görmedi.

Yılın Fed Kupası oyuncusu: Kvitova
Özellikle kapalı sert kortlarda takımın en güvenilir ismi.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Sorular?

Russell ile bir podcast yapalım diyoruz. Sezon sonunda genel değerlendirme gibi bir şey olsun dedik ama fikirlerinize de ihtiyacımız var.

1- Özellikle konuşulmasını istediğiniz konular veya cevaplamamızı istediğiniz sorular var mı?
2- Podcast ne uzunlukta olmalı sizce? Kaçıncı dakkikada bayılıp kapatırsınız?

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Not

Kişisel durumlarım sebebiyle bir süre bloga yazamayacağım. Ben dönene kadar blog kirpi'ye emanet.

(Djokovic'in serisini durdurmak için denenmiş bir totem değildir, emin olabilirsiniz :P).

1 Mart 2011 Salı

Blogcu Hareket Engellenemez!

Merhaba sevgili True Grand Slam severler!

Bildiginiz gibi bloglar arasi baglanti koptu. Normal yollardan olmasa da sizlere ulasmaya calisacagiz efenim bu sure icersinde. Russell simdilik girebiliyormus ama benim biraz cambazlik yapmam gerekiyor.

Neyse, keyfimizi bozmuyoruz. Turkiye'deki takipcilerimizi kaybedecegiz belki ama yurt disindan okuyanlar da var. Yayina devam yani. :)

7 Ocak 2011 Cuma

31 Aralık 2010 Cuma

Mutlu Yıllar!

Yazarıyla, yorumcusuyla, okuyucusuyla... Tüm True Grand Slam tayfasına
sağlıklı, mutlu ve bol tenisli yeni bir yıl dileriz!
(Foto: Top Spin Blog)

1 Aralık 2010 Çarşamba

Tweet!

Gelen istekleri elimizden geldiğince karşılamaya çalışıyoruz. Son olarak sağ taraftaki menüyü biraz kurcaladık, banner'ı değiştirdik, yakın zamanda "Nostalji Maçlar" serisine de başlayacağız. Davis Kupası'nın geçmesini bekliyorum kendi adıma. Bu arada sağ tarafa twitter adreslerimizi de ekledik. Ben çok sık yazmıyorum, kirpi benden de az yazıyor ama takip etmek isterseniz orada duruyorlar...

30 Kasım 2010 Salı

Banner

Kirpi, banner ile ilgili bir oynamaya gitti. Bir süredir onla uğraşıyorduk, o yüzden sitenin şekli şemali kaydı bir süreliğine. Şu anki hali son halidir. Yorumlarınızı alalım istedik. Sade ama güzel olduğunu düşünüyorum ben. Sitenin arkaplanına zaten öyle civcivli, aşırı renkli bir banner komik dururdu diye düşünüyorum. Kirpi'nin buradan da eline sağlık diyeyim...

26 Kasım 2010 Cuma

Blog Üzerine

Bu blogu 2009 Temmuz ayında tek başıma açtım. O sıralar İstanbul Cup vardı ve turnuva süresince güncel bir şekilde yazdım. O turnuvanın arkasından çok istikrarsız bir gidişi oldu blogun. Belli aralarla 2010 Şubat ayına kadar devam etti bu durum. Şubat ayında gaza gelip yine tek başıma, bu sefer biraz daha istikrarlı olarak yardırmaya başladım. Baktım mart ayında fena gitmiyorum, hitler en azından hatırı sayılır seviyeye gelmiş... O arada bloga sürekli yorumlar yapan kirpi ile tanıştık ve blog ekibine kattık. Veya kattım diyeyim. :)

Onunla birlikte nisan ayından beri birlikte yazıyoruz. Nisan-temmuz arası günde 1-2 post ortalama temposuyla giderken ağustos ile birlikte vites arttırdık ve yaklaşık 4 aydır çok sık yazıyoruz. Özellikle son zamanlarda giderek post sayısı artmaya başladı. Tabii, yazdıkça alışıyoruz, iki kişi yazmanın avantajlarını kullanıyoruz, birimizin işi olunca diğeri idare ediyor vs... Blog hemen hemen hiçbir gün boş kalmıyor. Ayrıca genelde aynı oyuncuları sevmemiz sebebiyle blogda farklı imzaların altında çoğu zaman ortak görüşlerimiz olmuştur... Bloga verdiğimiz emeğin gittikçe artmasının sebebi, itiraf edelim ki gittikçe daha fazla okunmamız, takipçi ve yorum almamız. "Biz kendimiz için yazıyoruz ya aslında" triplerinin manası yok. Ben buraya 6 ay yazıp 1 tane yorum alamasam devam etmezdim herhalde. İnsanın takip edildikçe yaptığı işin üstüne daha fazla düştüğü gerçeği var. Bu vesileyle blogu okuyanlara, yorumlarıyla katkıda bulunanlara çok teşekkür ediyorum kendim ve kirpi adına.

Aslında bu postun amacı sizlerin görüşünü almak. Buraya kadar uzun bir giriş oldu. Bu tarz bir postu sezon sonunda girmek istiyordum ama hazır blog tarihinin en iyi günlerini yaşarken (sanki spor kulübüyüz, heh), giren-çıkan insan sayısı zirveye ulaşmışken soralım, görüş alalım istedik. Blogun şu anki halini nasıl buluyorsunuz? Eksik gördüğünüz tarafları nedir? Beğendiğiniz tarafları nedir, ek istekleriniz, "şunun üzerine düşülse iyi olur" dediğiniz şeyler var mıdır? Bunları merak ettik ve sormak istedik... Değerli görüşlerinizi bekliyoruz. Üşengeçlik istemiyorum. :)

5 Eylül 2010 Pazar

Tema

Sonunda değiştirebildik. Banner işlerinden anlamadığım için orası düz bir şekilde kaldı ama bana göre eski benekli benekli halinden her türlü iyidir bu hali. :)

Siz ne düşünüyorsunuz peki?

22 Mart 2010 Pazartesi

Yeni Yazar

Aslında yeni "yazar" demeli miyim, bilmiyorum. Burada yaptığımız yazarlıktan çok, karalamaca. Uzun, makale tarzı yazılarımız olsa da, genel olarak blog mantığına uygun şekilde yazıyoruz. Her neyse... Bugün itibariyle ekibe bir kişi daha katıldı. Daha doğrusu gelen katılımla birlikte blog, bireysellikten çıkıp ekibe döndü. Türk tenis blogları zaten kısıtlı sayıda. 4-5 tane blog var tenis hakkında Türkçe dilinde olan. Dolayısıyla, bunların sahipleri de, okuyanları da birbirini, görüşlerini az çok tanıyor. Dolayısıyla bu bloga katılan "kirpi"yi de, burayı okuyan çoğu kişi, bu blog da dahil olmak üzere, diğer tüm bloglara yaptığı kaliteli yorumlardan tanıyacaktır. Blog'un şu anki güncellenme hızı gayet iyi olsa da, daha da arttırmak istedim ve hem blogu olmayan, hem de bilgili, güzel yazan kirpi'yi kadroya katmak istedim. Kendisi de seve seve kabul etti. Budur.

Tenis bloglarında kadrolaşmanın ilk adımlarından birini atmış oluyoruz böylelikle. :) Hayırlısı olsun.

4 Eylül 2009 Cuma

Geri Dönüş

bazı sebeplerden dolayı ara vermiştim yazmaya, us open'ın başlamasıyla birlikte tekrar geri döndüm. turnuva başlayalı 4-5 gün oldu gerçi ama olsun olsun, toparlarız bir şekilde. merhaba yeniden...