Challenger Tour etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Challenger Tour etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Felix Auger Aliassime


14 yaşındaki Kanadalı Felix Auger Aliassime, turda tarih yazmaya devam ediyor. Uzun boyu ve güçlü servisleriyle dikkat çeken genç (çocuk?) raket, mart ayında oynanan Drummondville Challenger turnuvasında 3 eleme maçını kazanıp adını ana tabloya yazdırmayı başarmıştı. Ancak sakatlığı sebebiyle ana tablodaki maçını oynama fırsatını elde edememişti.

Bu hafta yine ülkesindeki Granby challenger turnuvasının elemelerinde mücadele eden Aliassime, yine büyük bir başarıya imza attı. Bugün elemelerin 1 numarası Jean-Yves Aubone ile karşılaşan Aliassime, Amerikalı rakibini 7-6(3)/6-2'lik setlerle rahat geçerek turdaki 5. maçında 5. galibiyetini aldı. Ana tabloda da iyi bir kura çeken Aliassime, Andrew Whittington ile oynayacak.


21 Eylül 2011 Çarşamba

Dedemiz Maç Kazandı!

43'lük dedemiz Thomas Muster bu sene çok yaklaşmış ama henüz maç kazanamamıştı. Geçen hafta beklenmedik şekilde Todi Challenger'de sezonun ilk galibiyetini Arjantinli sağlam toprakçı Leonardo Mayer'e karşı aldı. Hem de 4-6 3-5 geriye düştüğü maçı çevirerek.

O maçı izleme fırsatımız olmadı ama ikinci turda Fischer karşısında izledik. Bu sene mart ayında Barletta'da dedemize 3 oyun bırakmıştı toprakta Fischer. Bu maçta da ilk seti 19 dakikada 6-0 ile alınca aynı hikaye yazılıyor gibiydi. Ama ilk sette berbat oynayan Muster, ikinci sette iyi servisler, agresif forehand'ler ile 6-2'lik çok rahat bir set çıkarttı. 3. setin ilk 5-6 oyunu ömür törpüsü gibiydi. 10 dakikalık oyunlar, çevirilen servis kırma puanları, karşılıklı kırılan servisler derken 5-3'lük üstünlüğü yakaladı Muster. Fischer servisinde 40-40'ı buldu ama maç puanını bulamadı. Sonra kendi servisinde çok gerildiğini belli edercesine arka arkaya yaptığı basit hatalarla servis kırdırdı. 6-5 gerideyken 0-40'ta üst üste forehand winner'lar ve bir de ace ile 3 maç puanı kurtardı. Ama tiebreak'te daha üstün olan yine Fischer'di. 7-2'lik tiebreak setiyle maçı bitirdi.

Geçen sene geri dönüşünden sonra ilk galibiyetini aldığı Ljubljana'da oynayacaktı bu hafta aslında ama Todi'de 2 tane fiziksel olarak yorucu maç oynamasından olsa gerek, oradan çekildi. Oradan kaybedeceği puanları buradan aldığı puanlarla telafi etmiş oldu ama. Muhtemelen ekim ayının sonunda ATP 250'lik Viyana'da, kasım ayında da Salzburg Challenger'da kapalı sert kort turnuvalarıyla sezonu kapatacaktır şanlı dedemiz. Çakma dedeler korksun ondan!

5 Mayıs 2011 Perşembe

Blake ve Gonzo Çeyrek Finalde

Hafatanın challenger turnuvalarına da bakalım. İlginç isimler var zira.

Prag ile başlayalım. Burada Gonzo, sezon başında Nadal'a simit atıp 15 dakikalık şöhret yakalayan Lacko, geçen hafta ATP'de iyi sonuçlar alan Dimitrov, challenger seviyesinde dikkat çekmeye başlayan Bogomolov ve dengesiz Chardy var..dı. Gonzo Pospisil ve Chardy'i eleyerek çeyreği gördü, Dimitrov ise elemelerden gelen Bloemke'ye kaybetti ikinci maçında. 89 doğumlu Bloemke, bakarsınız yükselişe geçer. Bogomolov da çeyreği gördü. Lacko ise yolda Serra'yı eleyerek çeyreğe gitti burada. Gonzo ile oynayacak.

Roma'da sakatlıktan beri bir türlü şekle giremeyen Acasuso ve Bolelli'nin çeyrek finale gittiklerini görüyoruz. Geçen senenin en iyi çıkış yapan ismi Kamke ise bu senenin en iyi inişini gerçekleştirmeye aday, fakat burada çeyreği görmüş. Hala kim olduğunu çözemediğimiz son haftaların muamma ismi Vagnozzi de çeyreğe gidenlerden. Wild card ile gelmiş buraya, bir wild card da Roma Masters için kapmıştır belki. Saç, nam-ı diğer Dustin Brown da çeyrekteki isimlerden. Vagnozzi alır bence burayı.

Savannah'da ise hazır ortalarda kimse yokken Blake kendine güven ve de puan toplamaya devam ediyor. Çeyrek finalistlerin hepsi belli değil şu an ama belli olan 4 ismin hepsi seri başı. İçlerinde dikkat çekenler Harrison ve Russell. Bilin bakalım Russell niye dikkat çekiyor? :). Skandalcıbaşı isimlerden elemelerden gelen Odesnik ve seri başı Young da çeyrek finalist adayları arasında.

Not: Dimitrov'u eleyen, hem de bunu simit eşliğinde yapan Bloemke, elemelerde az daha Muster'e eleniyordu. Muster geliyor, bekleyin!!

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Sarasota Challenger: Blake Şampiyon

Hemen altta kirpi Gonzo'nun kompleks yapmayarak sakatlık dönüşü challenger turnuvası oynadığını söylemişti. Bir başka örnek James Blake bu anlamda. Tabii onun durumu Gonzalez'den daha farklı çünkü o zaten sakat değildi. Daha doğrusu sezon başında sakatlığından ötürü Avustralya Açık'ı kaçırdı ve sezona şubat ayında ABD'deki sert kort turnuvalarıyla başladı ama oraya kadar puan kaybettiğinden ilk 150 dışına çıkmıştı bile. O turnuvalarda genelde bir maç kazanıp ikincisinde elendi ve çok da sıra atlayamadı. Dolayısıyla challenger oynamak zorunda kaldı.

Geçen hafta ABD'de bir başka challenger turnuvası oynamıştı sert kortta ve onda yarı finalde Donald Young'a 3 sette kaybetmişti. Bu hafta Sarasota'da toprak kortlarda bir challenger turnuvası oynadı ama bu kez kazandı. Yarı finalde bu sene Houston'ın toprak kortlarında ilk ATP şampiyonluğunu alan Ryan Sweeting'i yendi iki sette, ki skoru çok ilginç maçın. 6-2/7-6(15). Evet ikinci set tiebreak'i 17-15 bitti. Kaç tane set puanı çevirdi Blake bilmiyorum ama kafadan 5-6 tane olmalı. Finalde ise bir başka çıkışta olan ABD'li Bogomolov'u 6-2'lik iki setle perişan etti. Bu sonuçla 105-110 gibi bir yere yükseliyor sıralamada Blake. Bu hafta da ABD'deki bir challenger turnuvasında oynuyor ve orada final yapması halinde top 100'e geri dönecek.

Özellikle son 1-1.5 yıldır özgüvenini kaybetmişti. Üst seviyede sürekli ilk turlarda, ikinci turlarda takılıp duruyordu. Birkaç challenger turnuvası oynayarak maç pratiği ve özgüven kazanmak doğru seçim Blake adına. Çim sezonunda iyi de kuralarla bir şeyler yapabilir.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Muster Kaybetti

Muster cephesinde sürpriz yok. Barletta'da ilk turda vatandaşı Martin Fischer'e 0-6/3-6'lık setlerle kaybetti. Aslında istatistiklere baktığımda nasıl sadece 3 oyun alabildiğine inanamadım. 40 küsur puan kazanmış ve sadece 3 oyun kazanabilmiş. Muhtemelen berabereye giden oyunların hepsini kaybetmiş. İkinci sette kaçan 6 servis kırma puanı var. Sanki 6-0/6-3'ten daha çok 6-2/7-6'yı hak eden bir maç olmuş.

Muster, haftaya da İtalya'da bir challenger'da oynuyor. Marsel'in de oynadığı Monza'da. Ana tabloya yine wild-card ile dahil oldu. İlk turdaki rakibi David Guez. Fischer'den iyi oyuncu değildir. Biraz zorlar ama kaybeder yine.

29 Mart 2011 Salı

Yeniden Muster

Geçen senenin ortalarında yaptığı geri dönüşten beri Thomas Muster hakkında sürekli bilgi geçiyoruz buradan. En son ekim ayında Avusturya'da üst üste iki turnuvada oynamıştı ve ikisinde de ilk turda Andreas Haider-Maurer'e kaybetmişti. Muster bildiğim kadarıyla Avustralya'da, Queensland'de yaşıyor ve ocak ayında o civarda düzenlenecek bir challenger turnuvasına katılması bekleniyordu ama son anda o turnuvadan çekildi ve uzun bir süre haber alamadık. En son 1-2 hafta önce ATP Champions Tour'daki bir turnuvada ortaya çıktı. Yanlış hatırlamıyorsam oynadığı 3 maçı da kaybetmişti sert kortta düzenlenen turnuvada.

Bu hafta ise Barletta'daki challenger turnuvasına wild-card alarak tura geri dönüş yapmış. Toprak kortta bu turnuva. İlk tur maçını bugün vatandaşı Martin Fischer'e karşı oynayacaktı aslında ama havanın kararması sebebiyle maçı başlayamadı ve yarına kaldı. Yarın oynayacak bu maçı. Skoru geçeceğiz ve eğer izleyebilirsek maçtan da biraz bahsedeceğiz tabii.

13 Mart 2011 Pazar

Challenger Raporu #2

- Haftanın turnuvası Bosna-Hersek'teydi. Düşük puanlı olmasına rağmen katılan isimler tatmin ediciydi ve maçları izleme imkanı da olunca güzel bir turnuva oldu. Zemin, oyuncuların söylediğine göre çok hızlıydı ve hızlı zemini seven oyuncular bile şikayetçi oldu bundan. Maçlarda da genel olarak çok fazla tiebreak vardı zaten. Maç başına 15-20 ace izledik.

- Turnuvada öne çıkanlar ev sahibi oyuncular oldu. Wild-card ile turnuvaya katılan Amer Delic, şampiyon oldu. Final maçını rakibi Karol Beck'in sakatlığı sebebiyle oynamaması ona kariyerinin en rahat şampiyonluğunu getirdi. Ama yarı finalde döktüğü ecel terlerini atlamamak gerekiyor. Mahut'a karşı 3 maç puanı çevirmek zorunda kaldı. Ayrıca 2. turda da Andreas Beck'i 7-6 6-7 7-6'lık sonuçla mağlup edebildi.

- Bir başka parlayan ev sahibi oyuncusu Mirza Basic'ti. Junior kategorisinde 2009 yılında 6 numaraya kadar yükselen 19 yaşındaki Basic, wild-card ile oynadı Delic gibi. Yarı finalde Karol Beck'e kaybetti çeyrek finalde Dmitry Tursunov'u 2 tiebreak setiyle mağlup ettikten sonra. Organizatörlerin Beck'e içinden küfür ettiğini tahmin edebiliyorum. Yarı final maçından önce sakatlık sebebiyle çekilmiş olsa seyirciler iki oyuncularını finalde seyredebilecekti.

- Haftanın diğer bir turnuvası deprem ve tsunami felaketinin yaşandığı Japonya'nın Kyoto kentindeydi. Turnuvanın yapıldığı şehir tehlike bölgesinden bir hayli uzakta bulunduğundan turnuva bundan etkilenmedi ve tamamlanabildi. Burada ilginç bir durum ortaya çıktı. 8 Alman oyuncu vardı ana tabloda ve bunların 6'sı çeyrek finale kadar geldi. Diğer iki oyuncu ise ev sahibi Japonya'dandı. Yarı finalde 3 Alman ve 1 Japon vardı. Final ise 2 Alman arasında oynandı. Aynı zamanda çiftler finalinde oynayan 4 oyuncudan 3'ü Alman idi ve kazanan da Alman çift oldu.

- Turnuvayı hem teklerde hem de çiftler Dominik Meffert kazandı. (çiftlerde partneri Simon Stadler ile birlikte) Uzun bir sakatlık arasının ardından bu sene geri dönüş yapmıştı ve şu an sezon onun için harika geçiyor. Kazan'da yarı final oynadıktan sonra 2 hafta önce Wolfsburg'da hem teklerde hem çiftlerde finalde kaybetmişti. Bu kez ikisini birden kazandı. Finalde yendiği isim ise Cedrik-Marcel Stebe idi. 19 yaşındaki Alman final maçına 17 maçlık galibiyet serisiyle çıkmıştı. 2 future turnuvası art arda kazandı ve burada da elemelerden gelip finale kadar yükseldi lakin kariyerindeki ikinci challenger finalinde de kaybetmekten kurtulamadı ilk seti almasına rağmen. Yine de onun için harika bir sezon oluyor. Bundan sonra sık sık göreceğiz bu ismi.

- Diğer turnuva Şili'nin Santiago şehrindeydi. Aslında hala da devam ediyor, zira final maçı henüz tamamlanmadı. Fransız Eric Prodon, 2 numaralı seribaşı Maximo Gonzalez karşısında ilk seti 7-5 ile kaybetti. İkinci sette ise 3-0 önde olan taraf Prodon. Prodon geçen senenin başlarında Antalya'daki future turnuvalarında oynuyordu ama istikrarlı bir çıkışı var. 30 yaşında şu an ama 20 yaşındayken ondan çok büyük şeyler bekleniyordu. Özellikle son senelerde hiç ortalarda yoktu ve birden geri çıktı. Yarı finalde Zeballos'u 6-0 6-1 ile geçtiğini hatırlatalım. Bu seneki Roland Garros'ta sürpriz isim olabilir. Dikkat etmek lazım.

- Bu hafta 5 turnuva var: Kanada, Kosta Rika, Guadeloupe ve Guangzhou'da sert kort turnuvaları. Rabat'ta ise toprak kort turnuvası. Rabat'taki turnuva ortalama bir tabloya sahip. Guangzhou ise bu haftaki Kyoto'nun kopyası. Lukas Lacko'yu koyabiliriz üstüne. Kanada'da bol bol Kanadalı var ve genel olarak zayıf isimlerle dolu bir tablo. Ev sahibi oyuncular için puan toplamak adına önemli bir fırsat. Kosta Rika ve Guadeloupe'taki turnuvalarda ise çok ilginç bir durum var. Bu iki turnuva geçen sene Indian Wells ile Miami arasında oynanan Sunrise görevini görüyor. O turnuva kaldırıldı, yerine bu ikisi geldi. İki turnuvada da gayet iyi oyuncular var Chardy, Serra, Gabashvili, Kendrick, Kamke, Nieminen gibi top 100 oyuncuları... Ancak Kosta Rika'daki turnuvanın eleme tablosunda sadece 5 oyuncu vardı! 3 oyuncu direk ana tabloya girdi, tek maç oynandı elemelerde ve kaybeden tek oyuncu da lucky loser spotundan faydalanarak ana tabloda kendine yer buldu. Marsel'in de oynadığı Guadeloupe'ta durum daha da feci. Üstelik turnuva 100 bin dolar ödüllü ve kağıt üstüne haftanın en prestijli turnuvası. Çok iyi oyuncular var aslında ama turnuvada eleme bile oynanmadı ve ana tablodaki 8 oyuncu ilk turu bye geçti. Yani turnuva sadece 24 oyuncuyla oynanacak ve sanıyorum çiftler olmayacak...

Marsel Guadeloupe'de

Tablo.

Not: Marsel icin actigimiz "Oyun Marsel!" isimli bloga yandaki menuden ulasabilirsiniz. Tezahurat serbest!

5 Mart 2011 Cumartesi

Bernard Tomic: Her Gün Yeni Bir Hıyarlık

Kirpi iki post altta pası atmış, bize de gole çevirmek düşer.

Tomic, turnuvanın başlamasına çok az bir zaman kala Dallas challenger yetkililerine wild-card almak istediğini söylüyor. Turnuva da buna veririm ama sen de çocuklar için düzenlenecek bir günde korta çıkıp onlarla biraz tenis oynarsan iyi olur, diyerek bir ricada bulunuyor. Tomic buna tamam diyor ama yapmıyor tabii ki böyle bir şey.

Maç gününden bir gün önce Flo Rida konserine bilet aldığını söylüyor ve maçta da şaka gibi işler yapıyor. İlk 3 oyun her iki taraf da servisine tutunuyor ve 2-1 önde götürüyor Tomic maçı. Bu andan sonra 4 oyun üst üste kaybediyor Tomic, ki 3-2'den sonra kaybettiği oyunlarda verdiği görüntü rezalet. Bir tenis maçında görülebilecek en büyük rezaletlerden biri. 5-2 geriye düşüyor ve o anda maçı bırakıyor. Daha sonra hasta olduğunu söylüyor. Pardon Bernard, ama sen bizi aptal mı sandın?


Şu linke tıklayıp bakabilirsiniz listede biraz geriye giderek maça. Tabii önce üyelik almanız lazım 2 dakikanızı ayırarak. Özellikle son 2 oyuna dikkat...

4 Mart 2011 Cuma

2 Mart 2011 Çarşamba

Kazanmak Kazanmaktır...

Dün Çağla teklerde yenildiği rakibine çiftlerde de yenilmişti.

Marsel için ise durum böyle olmadı; Greg Jones ve partneri Marinko Matosevic'i partneri Ivo Klec ile birlikte 64-36-(10-4) ile mağlup ettiler.

Marsel'in formu bu sıralar tekler maçlarına yetmiyor gibi hissediyorum. En azından çiftlerde biraz maç yapması faydalı olabilir belki.

27 Şubat 2011 Pazar

Challenger Raporu #1

İlgi görsün ya da görmesin, bundan böyle her hafta challenger turnuvalarına dair bir post atacağım. Her hafta takip ediyorum, belki burada oyunun alt seviyesini o kadar sallayan olmayabilir ama en kötü ihtimal kendim için bir arşiv olur.

- Bu hafta iki challenger turnuvasıyla geçildi. Biri Almanya'nın Wolfsburg kentinde sert kortlarda, diğeri Fas'ın Kazablanka kentinde toprak kortlardaydı.

- Fas'taki turnuvadan yayın olduğu için takip etme imkanı oldu. Aslında bu Fas'taki turnuva tek bir turnuvadan ziyade ATP seviyesinde "Güney Amerika Swing"inin, challenger tura uyarlanmış hali. Geçtiğimiz hafta da Meknes'te bir toprak turnuvası vardı. İki hafta aradan sonra Rabat ve Marakeş'te üst üste iki toprak turnuvası daha olacak ve 1 hafta aradan sonra Nisan ayındaki ATP turnuvası olan Kazablanka ile kapanış yapılacak.

- Geçen hafta Meknes'te besin zehirlenmesi sebebiyle yarı final maçına çıkamamıştı Simon Greul şanssız bir şekilde, ki o aşamada turnuvanın en büyük favorisiydi. Bu hafta da öyle gözüküyordu ancak çeyrek finalde 33 yaşındaki Alessio Di Mauro'ya karşı ilk seti kazandığı maçı kaybetti. Son iki sette felaket bir servis yüzdesi vardı ve bunun bedelini ödedi.

- Turnuvanın 1 numaralı seribaşı aslında Denis Gremelmayr idi ancak sakatlığı sebebiyle turnuvadan çekilmek zorunda kaldı. Amer Delic bir başka dikkat çeken isimdi ama o da ilk turu geçtikten sonra sakatlık sebebiyle ikinci tur maçına çıkamadı. Sorun büyük gözükmüyor zira twitter'ında Marakeş'te antrenman yaptığını söylüyor. Davis Kupası'nda oynayacak Delic Bosna-Hersek adına.

- Büyük isimlerin böyle böyle gitmesinden sonra ortalık sürpriz isimlere kaldı. Geçen hafta Meknes'te kazanan 30 yaşındaki Jaroslav Pospisil, ki geçen sene büyük bir çıkış yaptı ve şu an ilk 120 içinde kendisi. Late bloomer diye tabir ettiğimiz türden ama bu baya bir late bloomer. Geç açılan çok gördük ama 29'unda? Ondan çok görmedik... Meknes şampiyonu bu abimiz, bu hafta yarı finalde elemelerden gelen 20 yaşındaki Rus raket Evgeny Donskoy'a teslim oldu...

- Donskoy geçtiğimiz sene dikkatimi çekiyordu. 2009'da St. Petersburg elemelerinde Marsel'i yenmişti, ilk orada duymuştuk. Geçen yıl da fena sonuçlar almadı ama patlaması buraya kaldı 89 doğumlu Rus oyuncunun. İyi bir forehand'i ve agresif bir oyun tarzı var... Burada elemelerden geldi ve şampiyon oldu finalde Di Mauro'yu yenerek. Ki, çeyrek final, yarı final ve finallerin hepsinde 1-0 geriden gelerek kazandı. Bu sonuç onu sıralamada 200'lerin sonlarından 200'lerin başlarına taşıyacak ve bu sayede bu sene birçok challenger turnuvasında ana tabloda olacak. Biz de onu daha çok görebileceğiz...

- Wolfsburg'daki turnuvadan livestream yoktu. Olsa da çok çekici bir turnuva değildi bana göre. Bir isim dışında: Stefan Seifert...

- Alman oyuncu ilk 1000'in dışında. Elemelere bile wild-card ile dahil olabildi. 26 yaşını doldurmuş ve kariyerinde future turnuvalarının ilerisini bile görememiş. Bu sezon da oynadığı herhangi bir turnuva yok... İlk iki eleme turunda ilk 300'deki oyuncuları çok rahat geçtikten sonra elemelerin son turunda elemelerin 1 numaralı seribaşısı olan Martin Fischer'i 3 sette mağlup etti. Devamı da geldi. Brezac, Andreas Beck ve Ignatik gibi top 200 oyuncularını geçerken yalnızca tek set bıraktı ama yarı finalde daha sonra şampiyon olacak Ruben Bemelmans'a 3 sette mağlup oldu. 300-500 sıra atlayacaktır bu sonuçla. Tek bir turnuvalık performans mı, uzun vadeye yayabilecek mi, birkaç ay sonra anlayacağız.

- Burada şampiyon olan Bemelmans ilk 150'de olacak açıklanacak yeni sıralamada. Çok zorlandı aslında. 5 maçın 4'ünde 3 seti gördü. Finali de geriden gelerek kazandı Dominik Meffert'e karşı. Bu sezon başında Djokovic, geçen sezon sonunda Nadal'a karşı görmüştük. Solak, forehand'i iyi olan, agresif bir oyuncu lakin çok yumuşak. Özellikle backhand'i zayıf ve fazla basit hata yapıyor. Fazla basit hataların sebebi de gücünü aşırı kullanmasından ziyade güç eksikliğinden ve ayak hareketlerindeki sorunlarından. Ama iyi bir tekniği var ve yaşı (23) kendini geliştirmesine müsait. Bir süreliğine de olsa ilk 100 görebilir kariyerinde.

- Bu hafta 3 turnuva var: Dallas, Salinas ve Cherbourg'da. Dallas'tan zaten bahsetmiştik Marsel aracılığıyla. Salinas ise bir toprak kort turnuvası. Ana tablosına şuradan bakabilirsiniz. 1 numaralı seribaşı Brian Dabul bence turnuvanın favorisi. Amerika'da fena değildi oynadığı maçlarda, ki oyunu toprağa da yatkındır. İlk turdaki rakibi Rafael Camilo sezon başında Sao Paulo'daki challenger turnuvasında elemelerden gelip final oynamıştı, tehlikeli rakip. Ama onu geçerse önü açık. Çeyrek finaldeki olası rakibi Del Bonis umutlu olduğum gençlerden ama şu aralar pek formda değil. Alt tarafta da Skugor ve tabii Zeballos en öne çıkan oyuncular olarak gözüküyor, ki aynı çeyrekte olmaları ikisi için de kötü olmuş.

- Son olarak Cherbourg. Fransa'da bu turnuva. Kurası şurada. 1 numaralı seribaşı Grigor Dimitrov. Kurası da lokum gibi açıkçası. Kapalı kortlarda olacak turnuva ve dolayısıyla zemin hızlı, bu da onun için bir avantaj. Dimitrov dışında üst tarafta Clement var ama formsuz. Alt tarafta daha fazla sayıda iyi oyuncu var bence. Mahut, Roger-Vasselin ve Paire. Tabloda çok fazla Fransız var, tam 14 tane ve elemelerden gelecek oyuncularla bu sayı daha da artabilir. Yine de bu kadar Fransız'ın arasından Dimitrov'un çıkıp kazanmasını bekliyorum...