Avustralya Açık 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avustralya Açık 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2011 Pazartesi
30 Ocak 2011 Pazar
Sampiyonluk Djokovic'e



Bu mac ile ilgili beklentimiz aslinda suydu; her iki taraf da iyi oynayacak ama kazanan Djokovic olacakti.
Ama pek de oyle olmadi. Macin baslari aslinda soyledigimizi dogrular nitelikteydi. Djokovic ilk bir kac oyunda agirligini koyduysa da setin ortalarinda kontrol Murray'e gecmisti. Ama setin sonunda servisi kiran Djokovic oldu ve ilk set 6-4 ile Murray'e gitti.
Buraya kadar olanlar normal, beklenen seyler. Sonucta ilk set cekismeli gecmisti. Ama ne olduysa ikinci setin basinda oldu. Djokovic ilk servis oyununu kazandi, hadi bu da tamam. Ama beraberlige giden ilk servis oyununu kaybedince Murray kendini de kaybetti. Bakmadan yapilan sallama vuruslar mi dersiniz, metrelerce disari giden toplar mi, filenin dibinden fileye takilan toplar mi? Djokovic ilk setteki gibi iyiydi ancak Murray bu kadar dusmese 5-0'i kesinlikle goremezdi. Derken Murray dibe dusmenin geri tepmesiyle biraz yukari cikti ve iyi servis attigi servis oyununu aldiktan sonra bir de servis kirdi. Ama sonra geri tepmenin etkisi gecti ve yine geri dusup servis kirdirdi ve set de bitti.
3. setin basindaysa Djokovic'ten hatalar geldi ve Murray hatalarini biraz azalttigi oyunda servisi kirabildi. Sonra Murray ikinci setteki 0-5'lik haline dondu ve tekrar servis kirdirdi. Burada anne'den "Tamam sakin ol, her sey yolunda" uyarisi gelse de Murray "Idare edemem anne!" modunda bir cevap verdi. Daha sonra da felaket servis attigi bir oyunda ust uste 2 servis kirma puani cevirdi. Ancak servisi teslim etti. Derken yine kirdi ve taraflar iki oyunda kendi servislerine tutundu. Sonraki otunda servis kiran Djokovic maci da kazandi..
Djokovic bu macta tabi ki iyi oynadi. Referans vermek gerekirse US Open 2010 finalindeki gibiydi diyebiliriz. Zaten o maci kazansaydi da kimse sasirmazdi. Peki o maci neden 3-1 kaybetti de bu maci 3-0 kazandi?
Farki yaratan rakiplerin mental gucu oldu bence. US Open'da Djokovic surekli daha iyiyi, daha riskli olani denemeye zorlanirken bu macta Murray surekli bir noktadan sonra hata yapan taraf oldu ki Murray normalde bu kadar hata yapmaz. Ozellikle aman aman ofansif oynamadigi boyle bir macta. Twitter'dan Murray'in Ferrer macinda sol kalcasini sakatlamis olabilecegi ile bir bilgi geldi ki Murray'in ozellikle daha iyi olan backhand tarafindan hata yapmasi ve macta bir backhand vurusunda aciyla one kivrilmasi bunu dogrular nitelikte. Ama sonucta kramp seviyesinde rahatsiz edici ama ciddi olmayan bir problem oldugunu tahmin ediyorum. Ote tarafta Djokovic de sevmedigi hava sartlarinin etkisini 3. sette gosterdi. Bana mi oyle geldi bilmiyorum ama 3. sette Murray daha guclu vurabilen tarafti. Murray son sette hareket etmeden merkezde kalip guce yuklendigi rallilerin cogundan olumlu sonuc aldi zaten.
Murray'i bir kac kez defterden silme noktasina geldiysem de 3. sette servisini kirdirmamak icin verdigi mucadeleyi taktir ettim en sonunda. Djokovic icin ise soyleyeblecek bir sey yok. Basladigi gibi bitirdi ve az hata yapti.
Djokovic 1 slamlik adam olmaktan cikti. Umarim bir sonraki slami icin 2014 AO'yu beklemeyiz. Murray icin ise ne diyecegimi bilmiyorum. Bu mac daha yakin gecebilirdi, bu bir gercek. Djokovic'i gecen sene Nadal'a karsi gibi oynadigi gibi oynasa yenebilirdi, bu da baska bir gercek. Ancak bu turnuvada pek dikkat cekici galibiyetler alamadigini da soyleyebiliriz. Mac sonunda gecen seneki kadar dagilmamis olmasi ve olumlu konusmasi onun adina iyiydi. Umarim bilmedigimiz bir sebepten dusmustur bugun ve soyledigi gibi kazanabilecegine gercekten inaniyordur.
Ekleme: Murray mac sonrasi "Daha iyi hareket edebilirdim ama sakat degildim" demis.
29 Ocak 2011 Cumartesi
Video: Taraftar Misiniz, Degil Misiniz?
Yine bir Ferrer videosu. 1:17'deki pankart benim bittigim andir. "Vamos Ferrer, we want extra tennis!". Yani diyorlar ki "Ferrer hemen dumduz olma, zevkli mac izleyelim".
Ayip ama yaa... Yani tamam, benim prensimin fazla taraftari olmayabilir ama boyle pankart acilir mi macta? Bu kadar hor gorulur mu benim bir karis boylu super kahramanim? Hangi oyuncu gorse morali bozulur... Yazik Ferru'ya...
Avustralya Açık: Şampiyonlar

Kızlar finali: An-Sophie Mestach def. Monica Puig 6-4 6-2
Yarın tek erkekler finali dışında sadece bir maç oynanacak. O da karışık çiftler finali. Chan/Hanley çifti, 2 numaralı seribaşı Srebotnik/Nestor çiftine karşı oynayacak. Tekerlekli sandalye maçlarından fotoğraf gelmemiş. Orada değişen bir şey yok. Kadınlarda Esther Vergeer finali 6-0 6-0 kazanmış, ona alıştık artık. Erkekler finali ise Shingo Kunieda'yı gitmiş. Onun da Vergeer'den pek eksiği yok. 6-0 6-3 ile kazanmış.
Avustralya Açık: Şampiyon Clijsters!
Kadınlar finalinde sürpriz yok. Clijsters bir set geriye düşmesine rağmen Li Na'yı 2-1 mağlup etmeyi başardı. Böylece bir grand slam'de final oynayan ilk Asyalı olan Li, bu finalden eli boş dönerken, buradaki ikinci finalinde kazanan Clijsters, Amerika Açık dışında ilk kez bir grand slam şampiyonluğu elde etmiş oldu.Maç pek zevkli değildi açıkçası. Oyunun büyük bölümünde karşı tarafın kötü oyunu ve basit hatalarıyla şekillendi maç. İlk seti biraz ayrı tutabiliriz. Gergin başlayan Li servisini kırdırsa da genel olarak çok iyi bir set oynadı ve üst üste dört oyun kazanarak, özellikle set puanında maçın en iyi vuruşunu yaparak 6-3 ile ilk seti aldı.
Ama ikinci setin başıyla birlikte maçın tadı kaçtı. Art arda kırılan dört servis, gerginlik sonucu ortaya çıkan bir dolu basit hata... Aslında burada Clijsters kötü oynarken Li biraz rahat olabilse maçı iki sette bitirebilirdi. İkinci sette Li kötü oynamasına rağmen 3-2 öne geçmişti, ki Clijsters maçın en kötü periyodunu oynamıştı o arada kendi adına. Biraz oyununu toparlayıp Li'nin servisini kırınca çok bozuldu Çinli. Arkadan bir servis daha kırdırdı ve bir servis daha derken, bir bakmışız altı oyunluk bir seri gelmiş Kim'den. Daha sonra Li servis kırarak geri döner gibi olsa da nafile... Clijsters momentumu elden bırakmadı ve son seti de ilk iki set gibi 6-3 ile bitirerek şampiyonluğa ulaştı.
Li'nin maç sonrası röportajı her zaman olduğu gibi keyifliydi. Şu cümlesini alıntılayarak bitirelim: "It doesn't matter whether my husband is fat or skinny, handsome or ugly, i will always follow and love him."
Video: "Sen Ağlama... Dayanamam..."
1:33'teki gözyaşları = :(
Nadal 1 ila 2,5 hafta aradan sonra antremanlara başlayacakmış...
28 Ocak 2011 Cuma
Avustralya Açık: Finalin Adı Murray-Djokovic
Sürpriz yok, Murray finalde. Maçın bir kısmını kaçırdım, ki kaçırdığım kısım sanırım Ferrer'in en kötü oynadığı kısımdı. Zira üçüncü setin tamamını izleyemedim ve o set 6-1 ile Murray'e gitmiş.İlk setteki Ferrer, bence Nadal maçından bile daha iyiydi ve Murray özel bir şeyler yapmayınca seti kaybetti, servis kırmayla önde olmasına rağmen. İkinci sette de aynı şekilde geçti oyun, Murray set puanı kurtardıktan sonra tiebreak'e gitti set. Ve burada inanılmaz kötü bir tiebreak çıkardı Ferrer. Arkasından sanırım bu kötü oyun üçüncü sete, hatta dördüncü sete de yansıdı. Zira dördüncü setin de başında servisini kırdırdı Ferrer. Servis kırarak sete geri dönse de tiebreak'e giden sette yine kötü bir tiebreak çıkarınca maçı kaybetti.
Açıkçası Ferrer ilk iki setteki oyununu maçın diğer kısmına da taşıyabilse muhtemelen bu maçı beş sete götürebilirdi ama öte yanda oyununu maç ilerledikçe yukarı çeken bir Murray'i de görmezden gelmek olmaz. İlk servisi oyuna girdiğinde etkili oldu Murray ama ikinci servislerden sadece %37 ile puan çıkarabildi. Ferrer gibi iyi bir return'cuye karşılık ikinci servisleri kötü olan bir Murray olunca bu yüzde sürpriz değil tabii. İki tane tiebreak kaybetti Ferrer ve maçın galibini de bu belirledi. İş tiebreak'e gelince iyi servis ve iyi servisten çıkan ucuz puanlar önemlidir ve iyi bir servisiniz yoksa tiebreak kazanmanız kolay değildir. Murray'nin ilk servisiyle Ferrer'in ilk servisindeki uçurum kadar büyük olan fark, tiebreak'te galipleri belirledi biraz da. Tabii tamamen servise bağlamak da olmaz, Ferrer normalde yapmayacağı türden kötü vuruşlar da çıkarttı ayrıca bu tiebreak'lerde.
Ferrer'i istiyorduk finale, olmadı. Ama en azından istediğimiz çekişmeli, uzun rallileri bol olan, mücadeleci bir maç aldık. 4 saate yakın bir maçtan sonra finalde bir gün fazla dinlenmiş ve az yorulmuş Djokovic'e karşı Murray'nin nasıl bir reaksiyon göstereceği merak konusu. Murray'nin geçen seneki Avustralya Açık'tan daha kötü oynadığı çok açık. Orada kesinlikle çok daha iyi bir performansla finale gelmiş ama finalde çok iyi oynayamamıştı. Bu sefer, karşısında Federer değil Djokovic olmasının da rahatlığıyla belki turnuva ortalamasının üstüne çıkabilir ama ne olursa olsun, oynadığı harika Federer maçından sonra Djokovic finalin net şekilde favorisidir. Murray'nin önceki slam finallerindeki gibi üç sette kolayca teslim olması söz konusu olmaz ama Djokovic set bıraksa da bir şekilde ikinci grand slam ve aynı zamanda Avustralya Açık şampiyonluğuna gider gibi geliyor. Göreceğiz. Pazar 10.30'da...
27 Ocak 2011 Perşembe
Avustralya Açık: Finalin Adı Clijsters-Li
Kadınlarda Li ve Clijsters yarı final maçlarını kazanarak finale yükseldiler. Açıkçası maçı uykulu uykulu izlediğim için teknik değerlendirmeye pek giremeyeceğim ama sonuçlarda bir sürpriz olmadığını söyleyebilirim.Wozniacki maç puanı kaçırdı Li karşısında, üstelik kendi servisinde maç için servis atarken ama bunu Wozniacki'nin maçı eliyle rakibine vermesi olarak yorumlamak yanlış olur çünkü Wozniacki baştan sonra aynı oyunu oynadı. Li ne zaman vuruş yüzdesini yukarı çekti, puan vuruşlarına giderken hatalarını azalttı, o zaman üstün duruma geçen o oldu. Maç puanıyla birlikte iyi oynamaya başlayan Li, üst üste etkili vuruşlarla servisi kırdı ve sonra bir kez daha servis kırarak ikinci seti aldı. Son sette de iyi oynayarak maçı bitirdi.
Clijsters, bugün Zvonareva karşısında bandajsız mücadele etti. Zvonareva'nın yine büyük maç fobisine girip iyi oynayamadığını düşünüyorum ama zaten buraya da çok formda gelmemişti. İstikrarlıydı sadece bu istikrarıyla rakiplerini yenmeyi başardı ama karşıda Clijsters olunca daha fazlası gerekiyordu. İkinci seti izleyemedim ama ilk setteki Clijsters iyiydi. Muhteşem değildi ama finalde favori olmasına yetecek kadardı. Li ile bu senenin başında Sydney finalinde oynamış, 5-0 öne geçtiği ilk setten sonra maçı iki sette kaybetmişti ama bu sefer 5-0 öne geçerse set falan vermeyecek tabii. Li'nin kazanmasını çok ama çok istiyorum ama maalesef pek mümkün görünmüyor. Li mental anlamda çok sağlam bir oyuncu sayılmaz ve 28 yaşında olmasına rağmen bu ilk grand slam finali olacak ve bu aşamada karşısındaki rakibinden çok daha tecrübesiz. Li'nin iyi gününde mi kötü gününde mi olacağı onun maçlarının gidişatını belirler büyük ölçüde. İyi bir Li olursa muhtemelen iyi de bir maç izleriz çünkü Clijsters'ın şu aşamadan sonra oyununu düşüreceğini hiç sanmıyorum. Clijsters da sevdiğim oyunculardan, kim kazanırsa kazansın sevineceğim ama Li'nin ayağına bir daha bu fırsat gelmeyebilir, kazanması ümidiyle...
Avustralya Açık: "Ajde" Finalde!
Harika, süper, muhteşem! Bugün Djokovic'in Federer karşısında nasıl oynadığını tarif etmek için bu kelimeler bile yetmez. Baştan sona aldı götürdü maçı, hiç şans tanımadı Federer'e ve aynı 2008 yarı finalindeki gibi set vermeden kazandı.Her yerde Federer'in berbat oynadığı söyleniyor ve söylenecek ama ben katılmıyorum kesinlikle. Özellikle ikinci setin ortalarına kadar gayet iyiydi. 5-2 öne geçtikten sonra ikinci sette düştü biraz, ama genel olarak kötü olduğunu söylemek olmaz. "Wawrinka maçındaki oyununu görmesek inanacağız" diyenler olacaktır ama o daha birkaç post önce yazdığım gibi teniste rakiple birlikte oyununuz düşer ve yükselir. Federer o gün kötü oynayan Wawrinka'ya karşı iyi oynayınca, çok çok iyi gözüktü. Bugünkü Federer bu turnuvadaki ortalamasının altında değildi kesinlikle ama yeterli değil. Sorun burada. Artık Federer 2004-2007 arasında olduğu gibi kesin bir şekilde en iyi oyuncu değil ve ondan iyi oynayabilenler, onu yenebilen oyuncular var. Bugünkü Djokovic gibi.
Maçtan sonra "Federer devri kapanıyor mu?" geyikleri de başlayacak, biliyorum. Onun için de şunu söylemek lazım, Federer'in devri çoktan kapandı. Bu geyiğin başladığı zaman çok önceydi ve zaman geçtikçe öyle de olduğunu gördük. 2008 yılının başından bugüne bakarsak aradaki grand slam'lerde Federer, Nadal'dan az grand slam kazanmışken "Federer Devri" diye bir şeyden bahsetmek gibi saçma bir şey olamaz. "Federer-Nadal Devri" derseniz, onu anlayabilirim. Onların devri evet daha yeni yeni kapanıyor. Yani en azından ikisinin birden aynı grand slam'lerde çok iyi oynayarak finallerde sıkça karşılaşmasını beklemeyelim, karşılaşamıyorlar da zaten. 2006-2007-2008 ve 2009'un başını da sayarsak çoğu grand slam finalinde bunlar oynuyordu, artık öyle bir şey yok. İkisinden biri yine çok büyük ihtimalle finalde ama karşıda hep farklı birileri var. Bunun sebebi Federer'in artık turdaki en iyi oyuncu olmaması, onu iyi oynadığı zaman yenebilecek oyuncuların olması. Nadal ise sağlıklı olduğu zamanda bence rakipsiz ama o da sağlıklı olmayı beceremediği için onun da kötü dönemleri oluyor ve ortaya böyle bir tablo çıkıyor. Nadal tenis kalitesi olarak giderek gelişiyor ve normal bir Nadal olunca büyük ölçüde yenilmez oluyor ama Federer'in artık o dönemi geçti.
Djokovic turnuvanın favorisi konumuna geldi şu sonuçla. Yarınki Murray-Ferrer maçının favorisi Murray ama kolay maç olacağını sanmıyorum. Çoğu kişi gibi ben de Murray'nin kazanacağını düşünüyorum ama çok ağır favori değil, burada oynadığı tenis de en iyi tenisi değil ama o eşleşmeden kim gelirse gelsin finalde Djokovic karşısında underdog olacaktır. Eğer Djokovic o baskıyı yaşamazsa ve bugünkü gibi hem rahat hem konsantre olursa Murray ya da Ferrer'in onu yenmesi için çok ekstra bir tenis oynamaları gerekecek.
Son bir not: Federer de maçtan sonra kötü oynamadığını, sadece karşısında ondan daha iyi bir rakip olduğunu söyledi.
26 Ocak 2011 Çarşamba
Keske...

Bu adamin aglamasina dayanamiyorum... Cunku her
zaman aglamak icin cok hakli bir sebebi oluyor..
Nadal'in kaybettigi son slam maclarina bakiyorum da.. 2009 RG'da tendiniti vardi... 2009 US Open'da karninda yirtik vardi. 2010 AO'da tendonu yirtildi. 2011 AO'da kim bilir ne oldu...
Bugunku Ferrer maci dahil Nadal bu maclari sakat olmadan da kaybedebilirdi. Hatta bazilarini kaybedecegine neredeyse eminim. Keske bu maclari sakat olmadan ayni skorlarla kaybetseydi...
O zaman bu kadar uzulmezdik...
O zaman o sadece hatalarini gorup daha iyi oynamaya konsantre olabilirdi...
Ve en onemlisi o zaman o "Sakatlik konusmak istemiyorum, cunku sanki ne zaman kaybetsem sakat oldugum icin kaybediyormusum gibi oluyor ve ben oyle gorulmek istemiyorum." demek zorunda kalmazdi...
Not: Bir de bu adamin takviminden 26 Ocak tarihini cikartmak istiyorum. Gecen sene de bu tarihtr sakatlanmis ve havai fisekler patlamisti...
Kadınlar Yarı Finalleri
Kadınlarda yarı final eşleşmeleri Wozniacki-Li ve Clijsters-Zvonareva olarak oluştu. Turnuva öncesi bu kadar açık bir tabloda ilk üç seribaşından fire verilmemesi entresan oldu. Ama benim şampiyonluk favorim ilk üç seribaşından hiçbiri değil, Li Na. Çinli harika tenis oynuyor ve özellikle yarı final maçında Wozniacki'ye kaybetmesi, en azından benim için büyük hayal kırıklığı ve ufak da olsa bir sürpriz olur. Öteki taraftaki çeyrek maçlarını izleyemedim ama Zvonareva rahat kazanmış formda Kvitova karşısında. Şöyle bir bakıyorum da, bu kadın geçen sene neredeydi, şimdi nerede? İnanılmaz bir istikrar yakaladı son 3 grand slam'dir, kendisini çok sevmem ama takdir ediyorum. Clijsters'a karşı şansı da çok az değil. Evet, Amerika Açık'ta çok fena ezildi Belçikalı'ya karşı, biliyorum ama Radwanska-Clijsters maçının özetinden gördüğüm kadarıyla Clijsters bacağında bir bandajla oynamış, ki turnuva ilerledikçe tenisindeki etkileyicilik gitti. Hani turnuvanın başında "yenilmez Clijsters" imajı vardı, artık o yok bence, ondan bahsediyorum. Gününde bir Li veya Zvonareva gayet başa baş oynayabilir Clijsters ile.
Yarı final maçları bu gece oynanacak. TSİ 03.30-04.00 gibi Wozniacki-Li maçı, arkasından da Zvonareva-Clijsters. 10.30'da da Djokovic-Federer maçının olduğunu hatırlatalım.
Güle Güle "Rafa Slam"
Nadal, Ferrer'e üç sette kaybetti ve "Rafa Slam" hayaline nokta koydu. Olabilir... Zaten çok net olarak favori de değildi bu turnuvayı kazanmak için, ben de kazanacağından şüpheliydim. Çeyrek finale gelinmesine rağmen hala 3 haftalık hastalıkla uğraşması aklımı karıştırıyordu ve bugünkü maçta bunun üstüne bir de daha maçın başında bacağından yaşadığı sorun eklenince ve karşıda da iyi oynayan bir Ferrer olunca yenilgi kaçınılmaz oldu. Sağlıklı bir Nadal olsaydı bu maçı kazanabilir miydi geyiğine girmeye pek gerek yok. Sonuçta teniste oyuncuların performansları önemli bir ölçüde rakiplerinin performansına göre şekilleniyor. Ferrer'in istikrarını tebrik etmek lazım. Yanılmıyorsam Darren Cahill turnuva öncesi "erken elenecek seribaşı" seçimini Ferrer'den yana kullanmıştı, ki Cahill'in ne kadar iyi bir antrenör olduğunu biliriz. Onu da yanıltmayı başardı. Kariyerindeki ikinci slam yarı finali bu ve hatırlatalım, hala 2011'de yenilgisi yok. Murray ile oynayacak. Onla oynadığı 5 maçın 3'ünü kazanmış ama sert kortta Murray iki maçı da almış. Çekişmeli maç olur ama buraya kadar yıpranmadan gelen Murray favoridir kanaatimce. Bugün koşamayan Nadal karşısında 40'ın üstünde winner vuran Ferrer, muhtemelen o sayının yanına bile yaklaşamayacak savunma konusunda Nadal ile beraber şu andaki en iyi oyuncu olan Murray karşısında.
Nadal'ın sakatlığına gelirsek... Ne olduğunu bilmiyoruz tam olarak, çünkü Nadal da basın toplantısında "sakatlığımla ilgili bir şey söyleyemem, çünkü ben de bilmiyorum" dedi ama sonra eklediği "sakatlıkla ilgili konuşmak istemiyorum çünkü böyle olunca kaybederken hep sakatlığımdan şikayet etmiş görünüyorum, Ferrer çok yüksek seviyede oynadı, onu tebrik etmek lazım" demesi beni işkillendirdi. Yani söylediği şey yanlış değil ama sakatlığını biliyormuş ama sırf eleştiri almamak için ne olduğundan bahsetmek istemedi, sadece "evet sakatlık sorunum var ama detaya giremem" diyerek konuyu kapattı. Umarım ciddi değildir ama basın toplantısında neredeyse ağlayacak hale gelmiş. Kortta da hiç ama hiç iyi görünmüyordu maçın başından beri. Geçen sene de böyle bir sakatlığın ardından toprak sezonu ilaç olmuştu ona, yine toprak sezonu çok uzakta değil, iyi haber bu Nadal için en azından. En basitinden bir Monte Carlo şampiyonluğuyla burada kaybettiği özgüvenin bir kısmını geri alabilir.
Diğer çeyrek final maçını da kısaca geçelim. Dolgopolov, Murray karşısında yenilmesine rağmen set almayı başardı. Maçı yarı uyanık halde izledim ve hatırladığım, Dolgopolov'un etkili vuruşları ve Dolgopolov'un basit hatalarıydı. Murray çok silik kaldı ama bu maçta zaten çok öne çıkmasına gerek yoktu. Karşısında fazlasıyla inisiyatif alan bir rakip varken ona göre oynadı, kazanacak hamleleri gereken yerde yaptı ve kazandı. Murray'nin kura şansı da yanında ve üst üste ikinci sene Avustralya Açık finali yakın gözüküyor onun için. Eğer finale çıkmayı başarıp orada kaybederse nasıl bir psikoloji içerisine girecek, onu da merak ediyorum...
Ayrıca araya sıkıştıralım, Murray, Eurosport stüdyolarında Barbara Schett'e verdiği röportajda Djokovic-Federer maçını Djokovic'in kazanacağını düşündüğünü söyledi. Geçen seneden beri Federer'e olan soğukluğu maç tahminlerine de yansıyor artık. Olası bir Murray-Federer finalinde, maç öncesi açıklamalarını merakla bekliyorum ama olmasın öyle bir final, Ferrer-Djokovic olsun!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







