Bükreş'teki turnuvada ilk turda Kristina Kucova'yı 6-0/7-5'le geçmişti Çağla ama bu akşamki ikinci tur maçında Vania King'e 3 sette mağlup oldu.
Maçın büyük kısmını izledim ve açıkçası Çağla'nın net olarak büyük kısmını daha iyi oynadığı maçı kaybetmesinin tek sebebi büyük puanları kötü oynaması oldu. Alması gereken bir ilk seti tiebreak'te kaybetti. İkinci seti iyi oynayarak, bu sefer hata yapmadan kazandı. Ama son setin hemen başında verdiği break'le mental olarak da düştü ve bir geri dönüş yapamadı.
Yine de bu hafta aldığı puanlarla ilk 70'e girerek yeni bir kariyer rekoru kıracak. Haftaya da Bastad'da oynayacak. Büyük bir para ödenerek getirilen Kerber dışında buradaki gibi kayda değer isimler yok. İyi kura çekerse yine çeyrek finali zorlayabilir.
Türk Tenisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Tenisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Temmuz 2016 Çarşamba
14 Ocak 2016 Perşembe
Avustralya'da Bizimkiler Ne Yaptı?
Hiç iyi şeyler yapamadılar ya. (başlığa cevap usulü yazı, iyiymiş)
Aslında beklentim de vardı baya. İpek ve Marsel formsuzdu ama ilk turda kendilerinden de formsuz rakipleri yenebileceklerini düşünüyordum. Favori taraflardı zaten. Ama Marsel de İpek de ilk seti çok rahat kazandıkları maçları kaybettiler.
Ana tabloya kalmasını beklediğim Çağla'nın yarattığı hayal kırıklığı daha büyük oldu. O da ilk seti aldıktan sonra kaybetti ve epey garip bir istatistik çıkmış oldu ortaya. Çağla son sette çift break dezavantajından döndü ama sonunu getiremedi. Keza İpek ve Marsel de son sette geriden gelip sete ortak olup sonunu getiremediler. Her açıdan çok benzer mağlubiyetler aldık.
Marsel'in durumu birkaç aydır iyi gözükmüyor bu arada. Şubat sonu gibi de Dubai'de koruyacağı puanları çok fazla. 110 puan kaybedecek oradan. Bu yüzden sezonun geri kalanında ilk 100'e girmesi kolay olmayacak. En azından Roland Garros ve Wimbledon'da eleme oynayacağı kesin gibi.
İpek için kesin bir şey söylemek zor zira hala gelişim sürecinde. Ama bu yıl 20 yaşını dolduracak ve rüştünü ispatlayıp birkaç iyi galibiyet ve top 100 yapması gerekiyor ona da. (ya da top 100'e baya yaklaşmak) Yapabilir bunu, zaten hali hazırda ilk 150'nin kapısında ama oyununu geliştireceği seviye çok belirsiz. Büyük patlama yapıp ilk 100 hedefine hiç beklemediğimiz bir anda ulaşabileceği gibi, NBA misali bir çaylak duvarına toslayıp ilk 200 dışına da çıkabilir.
Bu açıdan en istikrarlı olmasını beklediğim Çağla. 3-5 ay koruyacak doğru düzgün puanı yok. 1-2 iyi turnuva çıkartarak ben onun Roland Garros ya da Wimbledon (ikisi birden de olabilir) slam'lerine ilk 100 biletini alıp direkt katılacağını düşünüyorum. Bu öngörüyü de böyle not düşmüş olalım.
Not: Avustralya Açık'ta asıl merakla beklediğimiz ana tablo kuraları bu gece TSİ 02.00'da çekiliyor.
Aslında beklentim de vardı baya. İpek ve Marsel formsuzdu ama ilk turda kendilerinden de formsuz rakipleri yenebileceklerini düşünüyordum. Favori taraflardı zaten. Ama Marsel de İpek de ilk seti çok rahat kazandıkları maçları kaybettiler.
Ana tabloya kalmasını beklediğim Çağla'nın yarattığı hayal kırıklığı daha büyük oldu. O da ilk seti aldıktan sonra kaybetti ve epey garip bir istatistik çıkmış oldu ortaya. Çağla son sette çift break dezavantajından döndü ama sonunu getiremedi. Keza İpek ve Marsel de son sette geriden gelip sete ortak olup sonunu getiremediler. Her açıdan çok benzer mağlubiyetler aldık.
Marsel'in durumu birkaç aydır iyi gözükmüyor bu arada. Şubat sonu gibi de Dubai'de koruyacağı puanları çok fazla. 110 puan kaybedecek oradan. Bu yüzden sezonun geri kalanında ilk 100'e girmesi kolay olmayacak. En azından Roland Garros ve Wimbledon'da eleme oynayacağı kesin gibi.
İpek için kesin bir şey söylemek zor zira hala gelişim sürecinde. Ama bu yıl 20 yaşını dolduracak ve rüştünü ispatlayıp birkaç iyi galibiyet ve top 100 yapması gerekiyor ona da. (ya da top 100'e baya yaklaşmak) Yapabilir bunu, zaten hali hazırda ilk 150'nin kapısında ama oyununu geliştireceği seviye çok belirsiz. Büyük patlama yapıp ilk 100 hedefine hiç beklemediğimiz bir anda ulaşabileceği gibi, NBA misali bir çaylak duvarına toslayıp ilk 200 dışına da çıkabilir.
Bu açıdan en istikrarlı olmasını beklediğim Çağla. 3-5 ay koruyacak doğru düzgün puanı yok. 1-2 iyi turnuva çıkartarak ben onun Roland Garros ya da Wimbledon (ikisi birden de olabilir) slam'lerine ilk 100 biletini alıp direkt katılacağını düşünüyorum. Bu öngörüyü de böyle not düşmüş olalım.
Not: Avustralya Açık'ta asıl merakla beklediğimiz ana tablo kuraları bu gece TSİ 02.00'da çekiliyor.
20 Şubat 2012 Pazartesi
Haftanın Şampiyonları
Bu haftanın üst seviyede iki şampiyonu Federer ve Azarenka oldu.
Azarenka böylelikle bu yıla etkileyici bir yenilmezlik serisi ile başladı. Yarı final maçında bir de sakatlık atlatan Vika, finalde bunun etkisini hissetmedi ve Stosur'u 3 oyun bırakarak çok rahat geçti. Bu arada sakatlandığı maçta yendiği Radwanska'nın tuhaf el sıkışması ise gözlerden kaçmadı. Hep bu kızda bir rahatsız edicilik hissetmişimdir zaten.
Diğer şampiyon Federer ise adeta ATP'nin Kvitovası oldu; kapalı kortlarda yenilmiyor. Zaten son dönemde ikisinin ortak paydası epey çoğaldı; ikisi de AO öncesi Reed tarafından favori gösterilerek lanetlendiler ve ikisi de yarı finalde elendiler. Federer yarı finalde Davydenko karşısında zorlansa da finalde turnuva boyunca rahat görünen Del Potro'yu aynen AO'daki gibi domine etti. Zaten Del Potro'nun biraz kısıtlı olan oyununun Federer tarafından rahatça çözülebileceğini düşünmüştüm hep ama farkın bu kadar açık olmasında Del Potro'nun sakatlığı nedeni ile 2-3 yıl geriye gitmesinin de etkisi büyüktür. Bu arada bu turnuvada yarı final gören ve Federer ile yaptığı maçta bir set ve bir break öne geçebilen Davydenko'yu da anlamak gerçekten zor. Rotterdam'da tekrar göze batan Davydenko için "zaman zaman kahraman" diyesim geldi; bir görünüp bir kayboluyor.
SAP Open kupası ise geçen yılki sahibine geri dönerek Raonic'in oldu. Burada evlatlık Harrison sönük kalan bir performans gösterdi ki bu haftaki erkekler performanslarının çoğu sönüktü zaten. Roddick maç içinde düşerek sakatlandı; bu arada karısı da "1-2 seneye emekli olup radyoya geçer" gibi bir laf yumurtlamış. Doğru mudur bilinmez ama hakkında hayırlısı olsun diyelim. Raonic'in finalde yendiği Istomin de gel-gitli çizgisini sürdürüyor.
Geçen yılki kupasına tekrar kavuşan bir diğer isim de Almagro. Yine İspanyolların Güney Amerika'da parlama sezonu başladı, Almagro da ekmek yiyebilecek gibi görünüyor. Ama bu hafta Ferrer gibi ağır isimler de sahne almaya başlıyor Güney'de. Almagro toprak sezonunda dikkate değer performanslar sunabilen Volandri'yi geçti finalde. Bu arada Brezilya'da oynanan turnuvada seyirci rezaleti çıkmış. Mayer'in hatalı ilk servislerine bile bir tezahürat, bir kıyamet... Amatör videolar var sadece Mayer-Bellucci maçından;
Bu ayın kadınlardaki en sönük turnuvalarından biri olan Bogota'yı ise 92 doğumlu İspanyol Arruabarrena kazandı. Finalde Rus Panova'yı geçen Lara 174. sıradayken, rakibi ise sıramada 118 numarada.
Haftanın önemli olaylarından biri de Marsel'in Can Üner'den ayrılıp Erhan Oral'la çalışmaya başlaması oldu. Bu konu hakkındaki dedikoduların bini bir para; ama en çok konuşulan şey bu "paradigma" değişiminin Davis Cup esnasında olduğu. Kısfmet diyelim...
Azarenka böylelikle bu yıla etkileyici bir yenilmezlik serisi ile başladı. Yarı final maçında bir de sakatlık atlatan Vika, finalde bunun etkisini hissetmedi ve Stosur'u 3 oyun bırakarak çok rahat geçti. Bu arada sakatlandığı maçta yendiği Radwanska'nın tuhaf el sıkışması ise gözlerden kaçmadı. Hep bu kızda bir rahatsız edicilik hissetmişimdir zaten.
Diğer şampiyon Federer ise adeta ATP'nin Kvitovası oldu; kapalı kortlarda yenilmiyor. Zaten son dönemde ikisinin ortak paydası epey çoğaldı; ikisi de AO öncesi Reed tarafından favori gösterilerek lanetlendiler ve ikisi de yarı finalde elendiler. Federer yarı finalde Davydenko karşısında zorlansa da finalde turnuva boyunca rahat görünen Del Potro'yu aynen AO'daki gibi domine etti. Zaten Del Potro'nun biraz kısıtlı olan oyununun Federer tarafından rahatça çözülebileceğini düşünmüştüm hep ama farkın bu kadar açık olmasında Del Potro'nun sakatlığı nedeni ile 2-3 yıl geriye gitmesinin de etkisi büyüktür. Bu arada bu turnuvada yarı final gören ve Federer ile yaptığı maçta bir set ve bir break öne geçebilen Davydenko'yu da anlamak gerçekten zor. Rotterdam'da tekrar göze batan Davydenko için "zaman zaman kahraman" diyesim geldi; bir görünüp bir kayboluyor.
SAP Open kupası ise geçen yılki sahibine geri dönerek Raonic'in oldu. Burada evlatlık Harrison sönük kalan bir performans gösterdi ki bu haftaki erkekler performanslarının çoğu sönüktü zaten. Roddick maç içinde düşerek sakatlandı; bu arada karısı da "1-2 seneye emekli olup radyoya geçer" gibi bir laf yumurtlamış. Doğru mudur bilinmez ama hakkında hayırlısı olsun diyelim. Raonic'in finalde yendiği Istomin de gel-gitli çizgisini sürdürüyor.
Geçen yılki kupasına tekrar kavuşan bir diğer isim de Almagro. Yine İspanyolların Güney Amerika'da parlama sezonu başladı, Almagro da ekmek yiyebilecek gibi görünüyor. Ama bu hafta Ferrer gibi ağır isimler de sahne almaya başlıyor Güney'de. Almagro toprak sezonunda dikkate değer performanslar sunabilen Volandri'yi geçti finalde. Bu arada Brezilya'da oynanan turnuvada seyirci rezaleti çıkmış. Mayer'in hatalı ilk servislerine bile bir tezahürat, bir kıyamet... Amatör videolar var sadece Mayer-Bellucci maçından;
Bu ayın kadınlardaki en sönük turnuvalarından biri olan Bogota'yı ise 92 doğumlu İspanyol Arruabarrena kazandı. Finalde Rus Panova'yı geçen Lara 174. sıradayken, rakibi ise sıramada 118 numarada.
Haftanın önemli olaylarından biri de Marsel'in Can Üner'den ayrılıp Erhan Oral'la çalışmaya başlaması oldu. Bu konu hakkındaki dedikoduların bini bir para; ama en çok konuşulan şey bu "paradigma" değişiminin Davis Cup esnasında olduğu. Kısfmet diyelim...
25 Ağustos 2011 Perşembe
13 Haziran 2011 Pazartesi
Moral Bozukluğu
Marsel yenildi. Ama benim moralimi bozan yenilme şekli.
3 seferdir bir şekilde önde götürdüğü maçları veriyor Marsel. Gasquet melesa ilk 2 setini aldığı maçları vermesi ile meşhurdur. Marsel de geriden geldiği ve son sette bir şekilde öne geçtiği maçları kaybediyor 3 seferdir. Bellucci maçının son set tie-break oyununda da bir güvensizlik yaşadığı çalındı zaten kulağımıza. Olmasın bunlar.
Amerika Açık'a elemelerden katılacak. Ama elemelerde seri başı olması için önceki turnuvalar çok öenmli. Amerika'da bir sürü sert kort turnuvası olacak, bunlar değerlendirilmeli.
Bu arada Çağla'nın kurası da şurada. İlk turdan bir çim sever olan Tanasugarn çıkmış. Şaka gibi.
16 Mart 2011 Çarşamba
Marsel Sonunda!
Marsel sezonun ilk galibiyetini çıkardı Le Gosier'de. Detaylar için tık.
Kamke bu sezona pek de iyi başlayamadı ve kötü günü çok olan bir oyuncu veya bazen kafasına esmediği zaman kortta kendini fazla kasmaz. İyi gününde olursa Marsel'in işi zor zira potansiyeli yüksek bir oyuncu Kamke ama ben galibiyet için şansı olduğunu düşünüyorum. Psikolojik olarak önemli bir eşiği aştı. Tebrikler...
13 Mart 2011 Pazar
Marsel Guadeloupe'de
Tablo.
Not: Marsel icin actigimiz "Oyun Marsel!" isimli bloga yandaki menuden ulasabilirsiniz. Tezahurat serbest!
Not: Marsel icin actigimiz "Oyun Marsel!" isimli bloga yandaki menuden ulasabilirsiniz. Tezahurat serbest!
11 Mart 2011 Cuma
Marsel Kaybetti
Marsel Indian Wells ilk turunda Milos Raonic'e 2-6 6-7(4)'lük setlerle kaybetti. İlk set hızlıca bittikten sonra ikinci sette de erken kırdırdı servisini. Raonic 5-4'te maç için servis atarken servis kırmayı başardı. Tiebreak'e giden sette 1-5 geri düşen Marsel 4-5'i yakaladı ve Raonic'in servisinde ikinci servisi buldu. Bu puanı alamayan Marsel son puan ace'e engel olamayınca maçı kaybetti.
İkinci set iç açıcıydı en azından. Sezonun 9. mağlubiyeti oldu bu. Marsel'in Miami'de koruması gereken 41 puanı var. Ondan önce haftaya bir challenger oynayacak. Orada sezonun ilk galibiyeti gelecektir muhtemelen. Arkadan Miami elemeleri olacak. Bu iki turnuvadan 40 üstü puan çıkartırsa toplamda Marsel toprak sezonuna 120-125 gibi bir yerde girecek.
Raonic ise özellikle servis performansı açısından kötüydü. %50 ile ilk servisini oyuna soktu, sadece 10 ace attı ve 3 de çift hata yaptı. Bir sonraki turda Fish'e kaybedebilir.
10 Mart 2011 Perşembe
İpek Şenoğlu - NTV Spor
İpek Şenoğlu dün NTV Spor'un konuğu oldu. Siteye de yüklenmiş kendisiyle alakalı olan bölüm. Şuradan izleyebilirsiniz.
Çok ilginç bir şey yok tabii. 5 dakikalık bir video ve genelde söylediği şeyler ancak bilmeyenler vardır mutlaka.
7 Mart 2011 Pazartesi
Marsel Ana Tabloda
Indian Wells'te yeterli miktarda cekilen oyuncu olursa Marsel dogrudan ana tabloya kalacakti. Bugun netlesen duruma gore de Marsel ana tabloda.
Yaniltici olmasin, tabi ki su anda siralamada bulundugu yer itibari ile degil de 6 hafta onceki turnuva listesi siralamasina gore gerceklesti bu durum. Marsel yedekler arasindaydi ve cok sayida cekilme olunca ana tabloyu gordu.
Bu arada cekilen oyunculardan biri de burada oynayacagini dusundugumuz Haas. Federer ile antreman yapmis bir sure ama yine problem yasamis belli ki.
Indian Wells ana tablo kurasi henuz cekilmedi.
2 Mart 2011 Çarşamba
Kazanmak Kazanmaktır...
Dün Çağla teklerde yenildiği rakibine çiftlerde de yenilmişti.
Marsel için ise durum böyle olmadı; Greg Jones ve partneri Marinko Matosevic'i partneri Ivo Klec ile birlikte 64-36-(10-4) ile mağlup ettiler.
Marsel'in formu bu sıralar tekler maçlarına yetmiyor gibi hissediyorum. En azından çiftlerde biraz maç yapması faydalı olabilir belki.
Marsel için ise durum böyle olmadı; Greg Jones ve partneri Marinko Matosevic'i partneri Ivo Klec ile birlikte 64-36-(10-4) ile mağlup ettiler.
Marsel'in formu bu sıralar tekler maçlarına yetmiyor gibi hissediyorum. En azından çiftlerde biraz maç yapması faydalı olabilir belki.
Yine Hüsran
Marsel Dallas ilk turunda Greg Jones'a 7-6 2-6 2-6 kaybetti. İlk set çok ortadaydı ve Marsel bu seti alınca epey rahatladık ama sonrasında felaket kötü oynadı Marsel son iki sette ve son oyunda servislere raketini bile uzatmaya tenezzül etmedi. Sonunda böyle bir sonuç çıktı ortaya. Bu sezonki sanırım 8. mağlubiyet oldu, ATP'nin sitesine girip kontrol edemeyeceğim, zira gördükçe daha çok üzülüyorum. Bir sonraki rota Indian Wells. Bu oyunla oradan da bir şey çıkması pek mümkün değil.
Marsel birkaç saat sonra çiftlerde Ivo Klec ile birlikte Jones/Matosevic çiftine karşı çiftlerdeki ilk tur maçını oynayacak...
1 Mart 2011 Salı
Çağla Kuala Lumpur'da
Çağla Büyükakçay Kuala Lumpur'daymış, ben de yeni öğrendim yalan yok...
Elemelerde 2 nolu seri başıymış ancak ilk maçını Avustralya'lı Jessica Moore'a 60-67(4)-26 ile kaybetmiş.
Şu an ise çiftlerde mücadele ediyor. Heyecan yaptım, maçın sonucunu beklemeden yazayım dedim. Palkina ile ilk seti 64 ile aldılar. İkinci sette şu an bir break ile gerideler. Maç btsin, sunucunu da yazarız...
Edit: Malesef 64-16 şeklindeki iki setten sonra super-tie break setinde 3-10 ile elendi ikili Lertcheewakarn/Moore ikilisine. Yine Moore, yine Moore...
Geç bulduk, çabuk kaybettik....
Elemelerde 2 nolu seri başıymış ancak ilk maçını Avustralya'lı Jessica Moore'a 60-67(4)-26 ile kaybetmiş.
Şu an ise çiftlerde mücadele ediyor. Heyecan yaptım, maçın sonucunu beklemeden yazayım dedim. Palkina ile ilk seti 64 ile aldılar. İkinci sette şu an bir break ile gerideler. Maç btsin, sunucunu da yazarız...
Edit: Malesef 64-16 şeklindeki iki setten sonra super-tie break setinde 3-10 ile elendi ikili Lertcheewakarn/Moore ikilisine. Yine Moore, yine Moore...
Geç bulduk, çabuk kaybettik....
27 Şubat 2011 Pazar
Marsel'in Kurası
Şuradan ulaşabilirsiniz.
Hiç de fena bir kura değil. Hele tablonun üst tarafını gördükten sonra gayet iyi diyebiliriz. İlk tur rakibi Greg Jones. Kazanırsa Van der Merwe veya Kudla ile oynayacak. Çeyrekte Tomic veya Russell gibi gözüküyor, zorlayabilir onlar... Onlardan önce sezonun ilk galibiyetini umuyoruz tabii.
Tekrar hatırlatalım. Bu turnuva için merkez korttan livestream olacak. Adresi de şu:
Bu akşam saatlerinde yarının programı çıkar. Merkez kortta olursa Marsel izleyebileceğiz...
24 Şubat 2011 Perşembe
İpek Kaybetti - Marsel Dallas'ta
Acapulco'da ilk turu 2 sette geçen İpek ile Groenefeld, çeyrek finalde Koryttseva/Olaru çiftine kaybetti. Bu maçı kazanmalarını bekliyordum aslında, yakın da geçmiş zaten. 3-6 7-5 7-10 ile kaybedilmiş. Yine de son 2 haftaya toplam olarak bakıldığında güzel bir periyot olduğunu söyleyebiliriz İpek için. Önümüzdeki hafta açıklanacak sıralamada ilk 80 içinde olacak.
Marsel'den de haber var. Pazartesi günü başlayacka turnuvada Dallas challenger'da mücadele edecek. Doğrudan ana tablo yapıyor orada. Daha önce blog'da postlamıştık yanlış hatırlamıyorsam ama yeri geldiği için bir daha bahsetmekte beis görmüyorum. Şu meşhur olay da bu turnuvada yaşanmıştı. Turnuvada ilk günden son güne merkez korttaki tüm maçlar stream halinde olacak ve bu turnuvanın stream'i, çoğu ATP ve WTA turnuvasından çok daha iyi. Marsel eğer merkez kortta oynarsa görebileceğiz yani. Ona da başarılar...
23 Şubat 2011 Çarşamba
Ipek Turladi
Urke korka izledigimiz Acapulco turnuvasinda Ipek partneti Groenefeld ile Foretz Gacon/Vedy ikilisini 64-75 yenerek ceyrek finale yukseldi. Rakipleri Koryttseva/Olaru ikilisi olacak.
Acikcasi ben bu turnuvadan elenseler cok da uzulmezdim. Zira, evet, korkuyorum. Ama kazandilar ve sevindik tabi.
Hayirlara vesile olsun....
19 Şubat 2011 Cumartesi
Ipek Yarida Kaldi
Ipek ve partneri Pervak, Hlavackova-Hradecka ikilinsine 62-61 yenilerek yari finalde Memphis'teki turnuvaya veda ettiler.
Nazar degdirdik final gelebilir falan diyerek. Dereyi gormeden pacayi sivadik.
Saglik olsun diyor, onumuzdeki maclara bakiyoruz...
18 Şubat 2011 Cuma
Marsel Dubai'de
Marsel bu haftasonu Dubai elemelerinde oynuyor. İlk maçında yarın sabah TSİ 09.00'da başlayacak seansın 3. maçında Lukas Rosol ile oynuyor. Kazanılabilecek bir maç. Onu yenerse rakibi büyük ihtimalle Kamke olacak. İşte o kötü...
İpek Yarı Finalde
Haberler güzel Memphis'ten. İlk turda wildcard ile turnuvaya katılan Amerikalı çifti 6-3 6-1 geçen İpek ile Pervak, çeyrek finalde 1 numaralı seribaşı Voracova/Zahlavova Strycova karşısında daha da rahattılar. 6-0 2-0 öne geçtiler, sonra biraz sıkıntıya girer gibi oldular ama neticede 6-0 6-3 ile maçı bitirmeyi başardılar. Yarı finale kalan dört çift arasında seribaşı olmayan tek çift Şenoğlu/Pervak. Pervak bugün teklerde çeyrek finalde Hradecka'ya kaybetti. Çiftler yarı finalinde rakip 4 numaralı seribaşı Hradecka/Hlavackova olacak. Zor maç ama kazanılabilir. Kariyerinin tek çiftler finalini 2008 Estoril'de oynayıp kaybetmişti İpek, bir ikincisi neden olmasın? Maç yarın oynanacak, başarılar ve bu turnuvada şimdiye kadar aldığı galibiyetler için tebrikler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
