21 Ağustos 2010 Cumartesi

Foto: "Joe Cool"


(Foto GQ dergisinden)

New Haven Tablolari

"Formu yukseltmek icin son sans, ama zaten umidiniz yoksa gelip biraz puan da yapabilirsiniz" turnuvasi olan New Haven'da tablolar aciklandi.

Elemeler surada.
Ana tablo ise burada.

Baghdatis 1 nolu seribasi ancak yakaladigi guzel ritmi burada kendini yorarak bozmak istemez bence. Haliyle siralamada 25 numarada olan Bellucci 1 nolu seri basi olur.

Elemelere baktigimizda ise siralamada 28 numara olan Stepanek ve 31 numara olan Monaco'yu goruyoruz. Su an 4 nolu seribasinin ATP'de 36. sirada oldugu turnuvada biraz garip durmus degil mi? Ama her isikinin de kolay rakipleri yenerek ritm kazanmaya ihtiyaclari var.

Bu turnuvadan biraz puan kopartip siralamada daha da yukselecegini tahmin ettigim isimler Dolgopolov ve Malisse. Blake icinse son sans gibi bir sey, ilk turda Riba ile eslesmis. Bunu da kazanamazsa durum iyice kotu gorunecek kendisi icin.

Formunu yukseltmeye calisacak isimler ise Monaco, Gonzalez ve Stepanek olacaktir.

Cincinnati: Çeyrek Final Günü

Bol sürprizli bir günü geride bıraktık. Yarı final eşleşmeleri olarak Fish-Roddick ve Federer-Baghdatis eşleşmeleri ortaya çıktı. Yani, Federer şampiyonluğun ağır favorisi haline geldi. Geçen yılki şampiyonluğunu koruması muhtemel. Şanslı bir kurası vardı ama normal bir kurayla da buralara gelebilirdi zaten, iyi oynuyor. Sadece çok daha az efor sarf etmiş oldu.

Günün ilk maçında Murray ilk seti çekişmeli geçen bir tiebreak sonrası kazandı. Ardından ikinci sette servis kırdırmasıyla fiziksel yorgunluk belirtileri göstermesi bir oldu. Normalde de belini, bacağını tutan, suratını ekşiten, sakat gibi gözüken bir oyuncudur Murray ama bugün çok daha belirgindi bunlar. Fish için çok kolay geçen ikinci setten sonra, Murray son sette en azından servislerini toparlamayı başardı ve maçı tiebreak'e götürdü. Orada da 4-2 öndeydi, kendi servisindeki puanı alamayıp 5-2 fırsatını kaçırınca tiebreak'i 7-5 ile kaybetti. Toronto'daki harika haftadan sonra bu yenilgi normal ama bu kadar zorlanmadan kaybetseydi daha hayırlı olacaktı kendisi için. Ayrıca bu sene Fish ile oynadığı 3. maçı da kaybetmiş oldu Murray. Bir top 5 oyuncusunun, top 30 dışından bir oyuncuya bir yılda 3 defa kaybetmesi pek şık gözükmüyor.

Ardından oynanan Djokovic-Roddick maçı çok bayıktı açıkçası. Kalite zayıftı. Djokovic'in bitkin halleri, Roddick'in risk almayan oyun stili derken ben de izlerken soğudum maçtan. Roddick ilk seti 6-4 aldıktan sonra ikinci sette de 5-4 önde ve maç için servis atıyordu. Burada Djokovic iyi bir oyun oynadı ve servisi geri kırdı ama daha sonra neden Djokovic olduğunu gösterip 0'a karşı tekrar kırdırdı servisini. Bir sonraki oyunda Roddick 0-30 geri düşse de bu kez servisini tutunmaya başardı ve yarı finalde yakın arkadaşı Mardy Fish'in rakibi oldu. Fish ile Roddick bu sene Atlanta yarı finalinde karşılaşmışlar ve maçı Fish kazanmıştı.

Günün üçüncü maçı Federer ile Davydenko arasındaydı. Bu maçı izleyemedim ama söylenenlere göre güzel bir maç olmuş. İki taraftan da agresif oyun, güzel winner'lar çıkmış. İstatistiklerde farkı yaratan Federer'in servisi gözüküyor. Davydenko'nun servisi son zamanlarda çok zayıf zaten ve bitirici vuruşta yaşadığı güç eksikliğinin yanına bir de son zamanlarda alışkanlığı haline gelen fazla basit hata yapma sorunu eklenince Federer'e karşı çok da direnememiş. Ferrer'in kaybetmemesi lazımdı aslında Davydenko'ya. Daha ilginç bir maç olabilirdi Ferrer-Federer maçı.

Federer kazanınca gözler Baghdatis-Nadal maçına çevrildi. Federer-Nadal maçı geliyor mu dedik ve her zaman olan oldu. Eşleşme yine suya düştü. Bu ikili ne zaman karşılaşacak olsalar ilk oynaya kazanıyor, sonra oynayan kaybediyor. Son 2 yılda sadece 2 kez karşılaştılar. Onlar da 2009 ve 2010 Madrid finalleriydi. Amerika Açık'ta da böyle bir eşleşme için pek umudum yok. Nadal kötü başladı ve ilk seti kaybetti. Baghdatis ikinci setin hemen başında servis kırınca maç gider gibi oldu ama Nadal hemen servis kırmayı geri almayı başardı. Setin ortalarından itibaren yavaş yavaş daha iyi servis atmaya başlayan Nadal, basit hata sayılarını da azaltmayı başardı. Ayrıca, genel olarak berbat bir yüzdeyle ilk servisini oyuna sokan Baghdatis'in bu maçta iyi yüzdeyle ve etkili ilk servis kullandığını ekleyeyeyim. Gerçi Nadal ilk servis return'lerinde zayıf bir oyuncu olduğu için karşısında kim olursa olsun sıkıntı çekiyor bu konuda. Maça dönelim. 5-4'te set için servis kıran Nadal maçın kontrolünü ele almış gibiydi. Son sette yanılmıyorsam 4 oyun art arda 0'a karşı kazanıldı oyunlar. 4-3'te Nadal, Baghdatis servisinde 0-30'u yakaladı ve burada 2 tane ikinci servise berbat return'ler yaptı. Arkadan etkili servisler atan Baghdatis servisine tutunmayı başardı. Maçın kilit anı kesinlikle 0-30'daki 2. servislere yapılan return'lerdi. Hemen sonraki oyunda 30-40'ta servis kırma puanı şansı verdi rakibine İspanyol ve şaşırtıcı şekilde yaptığı çift hata ile "Nadal, ne zaman WTA'ye geçti?" diye sordurttu. Son oyun 40-0'dan 40-30'a gelse de, Baghdatis sinirlerine tutunmayı başardı ve maçı bitirdi. Dün Benneteau karşısında önemli anlarda kendisi gibi oynayan Nadal, bu kez onu yapamadı. Genel olarak bakıldığında yine beğenmedim ama Dent ve Benneteau maçlarından kesinlikle daha iyiydi. Yine de Baghdatis hak ettiği bir galibiyet aldı kesinlikle. 6-0 gerideydi H2H'de Nadal karşısında. Maçtan önce postların altında geçen bir muhabette Baghdatis'in Nadal'ı yenmek için en iyi fırsatı olduğunu ve bunu değerlendireceğini düşündüğümü söylemiştim. Öyle de oldu. Bundan önce de Nadal'a karşı ilk seti kazanıp kaybettiği 3 maç var yanlış hatırlamıyorsam, çoktan alması gereken galibiyeti aldı.

Roddick-Federer finali ve Federer şampiyonluğu bizleri bekler diyorum. Yani kalan bölümde bir sürpriz beklentim yok. Federer eğer Indian Wells'teki gibi olsa Baghdatis gene bir sürpriz yapabilir derdim ama bu Federer'in kaybedeceğini sanmıyorum Baghdatis'e. Zaten Baghdatis iyi bir galibiyet aldıktan sonra sapıtmasıyla da meşhur olan bir oyuncu. Bir sürpriz olursa Roddick-Fish maçında olur.

Kazanan "kirpi"

Cincinnati çeyrek finaline yaptığımız yarışmanın kazananı blogun diğer yazarı kirpi oldu. İyi ki, cevabı önceden verilecek bir soru, hile yapılma olanağı olan bir konseptte değildi yarışma, yoksa adımız kötüye çıkardı. :)

Şaka bir yana, tebrik ediyorum kirpi'yi. Normalde de tahminleri iyidir ama bu kadar iyi olduğunu da görmemiştim hiçbir zaman. Set bahislerini de 3/4 tutturduğunu belirteyim. Onun dışında, ilk Fish-Murray maçında gerçekleşen sürprizle birlikte zaten çoğu kişi patlamıştı. Bahis diliyle, 4 favoriden 3'ünün kaybettiği bir gecede 4/4 yapmak iyi başarı. 3/4 yapan da iki kişi var. Onlar da gayet iyi bence.

Kitabı kendisine kargoyla yollayacağım. Belki okuduktan sonra bu sefer o bir yarışma düzenler, kitap bir başkasına da gider. Bu sefer blog yazarı dışında birine. :)

Katılan herkese teşekkürler...

Haas Yok, Tsonga Yok

Serena Williams'tan sonra iki isimle ilgili daha haber geldi.

Hani Haas bekleniyordu zaten de Tsonga toparlanamaz miydi ki yahu?

Bu arada Fernando Gonzalez'in donus cabalari suruyor. Son olarak New Haven'dan wild card almis. Hani baskalari olsa kizarim Slam'e 5 kala turnuvaya mi girilir diye ama Gonzo'nun durumu farkli tabi.

20 Ağustos 2010 Cuma

Serena Amerika Açık'ta Yok!

Yarım saat önce gelen sıcak haber. Serena Williams, ayağındaki sakatlık sebebiyle Amerika Açık'tan çekildi. Wimbledon sonrası hiçbir turnuvada oynamamıştı. Umarım İstanbul Cup'tan çekilmesini "keyfi" olarak yorumlayıp sakatlığını hafife alanlar, işin ciddiyetini kavramıştır. Grand slam'den çekildiğine göre önemli bir şey olmalı...

Cincinnati Çeyrek Finaller - Yarışma

Evet, biraz aksiyona da ihtiyaç var arada böyle... Eurosport spikeri Şevket Furkan Erbay'ın "Uzun Bir Yol" adlı WTA tarihini kapsamlı bir şekilde anlatan kitabı var elimde. Okudum ve uzun zamandır öyle bir kenarda duruyor. Mutlaka bu blogu okuyup o kitaba sahip olmayan birileri vardır. Ben de bu uzun süredir pek kapağını açmadığım kitabı bu tarz bir yarışmayla bu blogun bir takipçisine - ve aynı zamanda bir tenis takipçisi oluyor demek bu - vermek istiyorum. Yarışma gayet basit. Yarın oynanacak Cincinnati çeyrek finallerinin sonuçlarını tahmin ediyoruz.

Maçlar şu şekilde (saat sırasına göre);

Andy Murray-Mardy Fish
Andy Roddick-Novak Djokovic
Roger Federer-Nikolay Davydenko
Rafael Nadal-Marcos Baghdatis

Tahminlerinizi set tahmini olarak göndermenizi rica ediyorum (2-0 Murray, 2-1 Djokovic gibi). Kazananları (setler önemli değil) 4'te 4 bilen kazanıyor. Eğer 4'te 4 yapan olmazsa bir başka zamana erteleniyor. Ufak bir ihtimal de olsa birden fazla 4'te 4 yapan olursa işte o zaman set tahminleri devreye giriyor. 4'te 4 yapanlardan kim en fazla setleriyle birlikte doğru bildiyse o kazanıyor. Eğer set tahminleri de eşit olursa o zaman aralarından ilk gönderen kazanıyor.

Ben de tahminlerimi yazayım bari; 2-0 Murray, 2-1 Djokovic, 2-0 Federer, 2-1 Baghdatis.

Not: 19.00'dan sonraki tahminler kabul edilmeyecektir.

Sen Çok Yanlış Gelmişsin Svetlana

Karlovic'in Tenis Aşkı



Video'yu Karlovic'in twitter'ından buldum. Sezonu kapattığını yazmış Hırvat oyuncu ama antrenmanları aksatmıyor göründüğü kadarıyla. Ayağından olduğu ameliyatın 3 hafta ardından sonra çekilen bir video. Evde çok sıkılıyordum, 3-5 topa vurayım dedim diye tweet'lemiş servis üstadı. Backhand'i oturarak daha iyi vurduğunu söyleyebilirim. :)

Isner Amerika Açık'a Riskli

John Isner, Cincinnati Masters'ta 2 gün önce oynadığı 2. tur maçında David Nalbandian karşısında ilk sette 5-3 öndeyken yaptığı bir return'den sonra ayağının üstüne basıp acı içinde seke seke sandalyesine oturmuştu. Aldığı tedaviden sonra devam etmeye çalışmıştı ama durumu iyi görmeyince set için servis atarken 5-4 0-30'da maçı bırakmıştı.

Roddick-Soderling maçı sırasında ESPN'de Isner'ın durumu hakkında bilgi verilmiş. Ayağında burkulma varmış ve henüz resmileşmemiş olsa da Amerika Açık'tan büyük ihtimalle çekilecekmiş. Isner twitter'ında bununla ilgili bir şey yazmamış henüz ama yakındır onun ağzından duymamız da diyorum ve kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletip Amerika Açık'ta onu da aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtiyorum (düğün davetiyelerinden beter oldu bu da, neyse)...

Cincinnati: Nadal-Benneteau

İlginç bir maç oldu, Nadal maç puanı çevirerek kazandı. Bu maçla birlikte Nadal kariyerinde 7. kez bir maçı, maç puanı çevirerek kazanmış oldu.

Genel olarak iki oyuncunun da sıcaktan bunaldığı, Benneteau'nun 2. setin sonundan itibaren kramplarla uğraştığı, Nadal'ın ayağındaki su toplamalardan dert yakındığı bir maç oldu. Maçın ilginç geçeceği, ilk servisi Nadal'ın atacağını gördüğüm zaman anlamalıydım zaten. Nadal genelde (hatta neredeyse her zaman) return yapmayı seçer kurayı kazandığında. Rakipleri kazandığında normal olarak servisi seçer. Maçtan önce kurada ne oldu bilmiyorum ama Benneteau'nun kurayı kazanıp return seçtiğini düşünüyorum. İlk oyunda zorlanan Nadal, bir sonraki servis oyununda kırdırdı servisini. Setin ortalarında bu servis kırmayı geri aldı. Ama oyun açısından pek bir şey gösteremiyordu. Benneteau agresif oynadı, az basit hata yaptı ve özellikle file önünde çok iyi iş çıkarttı. İlk sette 5-5'te bir kez daha servis kırdı ve bu kez hata yapmadı, seti 7-5 ile bitirdi.

İkinci sete servis kırarak başlayan Nadal 2-0'da servisini kırdırdıktan sonra, 2-2'de de servisini 40-0'dan verince maçın gittiğini düşündüm. O arada bir de sağlık molası isteğinde bulundu ama bu sağlık molasını set sonu için istedi. Daha sonra o servis kırmayı geri alan Nadal tiebreak'te 4-1 öne geçtikten sonra 6-5 geriye düşse de, kendi servisinde maç puanını kurtarıp tiebreak'i 8-6'lık skorla kazanmayı başardı.

Burada dikkat çeken Nadal'ın sakatlık molasını set sonuna istemesi. Wimbledon'da Petzschner maçında aldığı sakatlık molası yüzünden "hileci" damgasını yemişti, haksız ve alakasız yere. O kadar kaostan sonra yine aynı şeyin yaşanmamasını istediği için, sağlık molasını özellikle son sete sakladı. Buna rağmen hala bu sakatlık molasına laf söyleyenler varsa, ki yabancı forumlarda Nadal nefretinden gözü kör olmuş insanlar var bunu diyen, onlara diyecek bir şey kalmadı. Bu arada Nadal sakatlık molası kullanarak ayak parmaklarındaki sorunu hallederken, Benneteau da sakatlık molası kullandı. Son setin ilk oyununda hiç iyi gözükmedi Fransız ve 2 çift hata yaparak servis kırdırdı, ardından 3-0'da bir sağlık molası daha aldı ama işe yaramadı. Rahat ve formalite bir set oldu, Nadal 6-2 kazanarak maçı bitirdi.

Nadal yine iyi gözükmedi. Benneteau'nun kaçırdığı maç puanında yapacak bir şeyi yoktu, iyi bir puan oynadı Nadal ama 7-6'da kendi servisinde çok pasif kaldı ve basit hata yaparak seti ve bir anlamda maçı verdi orada. Benneteau'yu özellikle file önünde çok beğendim. Maç sonunda gelen istatistiklerde Nadal daha çok file önü puanı almış gözüküyordu, ona da epey şaşırdım. Fransız 12 tane ace attı ama bir o kadar da çift hata yaptı. Son sette kramplardan dolayı servisleri berbattı. Nadal için son setin şanslı olduğunu düşünüyorum. O kramplar olmasa son setin bu kadar kolay olması pek mümkün gözükmüyordu. Hala Amerika Açık'ı kazanmak için oynaması gereken oyunun çok uzağında. Evet, şimdiden o seviyeye çıkmasını beklemek doğru değil ama erken turlarda maç puanı çevirerek, zorlanarak maçlar kazanması da pek iyiye işaret değil. Çeyrek finalde rakibi Baghdatis. Kıbrıslı, Berdych'i 2 sette geçti. Geçen hafta Toronto'da erken patladıktan sonra burada çok daha iyi gözüküyor. Nadal'ı elemek için kesinlikle iyi bir şansı var. Eğer Nadal, Baghdatis karşısında; Federer de Ferrer-Davydenko (bana göre Ferrer kazanır) galibi karşısında maçlarını kazanırsa, yarı finalde karşılaşacaklar. Bunu da son not olarak hatırlatalım...

20 Dakikada Ceyrek Final

Federer'in ilk tur macinda rakibi Istomin durum 5-2 iken sakatligi nedeni ile mactan cekildi biliyorsunuz. Kohlschreiber o kadar bile kalmadi. Maca hic cikmadi.

Federer boylelikle 20 dakika kortta kalarak ceyrek finale isinlandi. Kagit uzerinde guzel duran 3. tur maci da hayal oldu. Aklima Nadal'in Shanghai'daki finali geldi. Benzeri olur mu acaba?

19 Ağustos 2010 Perşembe

Video: Nadal - Federer Gosteri Maci



Videodan anlasilan Nadal Federer'in vakfi yararina yapilacak bir gosteri maci icin yil sonunda Zurih'e gidecekmis.

Bir de dayanamadim ekliyorum;

"Fuuuuuuuuundeysin.." :)

Video: Kendini Bilmeyen Adam

Video: Kikir Kikir