Dönüşü konusunda blogun diğer yazarı kirpi'ye katılıyorum açıkçası. Böyle üst düzey oyuncuların olduğu turnuvalara girmeden 4-5 challenger turnuvası ile ısınma turları atması daha doğru olurdu. Zaten US Open sonrası turnuvalarda pek kayda değer bir şey yok. Oralarda ilk maçta kaybetme riski oldukça yüksek, düşük profilli birkaç challenger oynayıp sezon sonunda Paris masters'ta kendini üst seviyede deneyebilirdi diye düşünüyorum. Tabii, Del Potro hevesli, genç, oyundan da çok uzak kalmış bir tenisçi. Bir an önce en üst seviyede eskisi gibi olmak istemesi ve bunun için yine en tepeden başlaması doğal. Neler olacağını göreceğiz. Ama US Open'dan çekilme kararını doğru bulduğumu ekleyeyim. 10 ay maç yapmadan sonra 5 setlik bir maça çıkmak çok ama çok tehlikeli olabilirdi, hiç gerek yoktu böyle bir şeye, doğrusunu yapmış.
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Del Potro US Open'da Yok
Dün çıkan haberlerden sonra herkes gibi biz de bir acaba olmuştuk ama bugün Arjantin'deki ESPN kanalında Del Potro'nun menajeri çıkıp konuşmuş ve US Open'da Del Potro'nun olmayacağını resmi olarak açıklamış. Aynı programda Arjantinli'nin kortlara Bangkok'ta Thailand Open ile birlikte döneceğini de duyurmuş.
Bozulan Dengeler
Gecen sene bu aylarda fitina gibi eden Davydenko henuz ust uste mac kazanmayi basaramazken, Chakvetadze'nin Portoroz'da yari final gormesi insani dusunduruyor. Rus tenisine neler oluyor boyle?
Chakvetadze eskiden gelecek vadeden oyuncular arasinda anildigindan bugune dek her maglubiyeti aslinda beklendik de olsa "Yine mi?" hissiyatini da yaratirdi. Bu anlamda pek cok kisinin bu yari final basarisina tepkisi "Nihayet!" olmustur sanirim.
Davydenko ise sakatligindan sonra topralanamadi hala. Onunla birlikte sakatligin etkisinden tam olarak kurtulmasini bekledigim bir diger isim Nalbandian. Bir donem doktorlarin bir daha tenis oynayamayacagini soyledikleri Taylor Dent ise Atlanta'da inatla ceyrek finele kadar gelse de bu turda son donemlerin vasatin ustundeki ismi Mardy Fish'e kaybetti. Gecen senenin sonundaki doping kurallari ile ilgili sorun nedeni ile kariyeri tehlikeye giren Malisse ise tenisi ne cok sevdigini hatirlamis olacak ki Atlanta'da ceyrek final gordu ve Roddick'ten bir set kopardi. Sirlamada yukselmeye devam edecek gibi Belcikali tenisci, adeta ikinci baharini yasamaya basladi.
Hamburg'da ise Ispanyol guruhun pilinin bittigini goruyoruz. Turnuvada kalan son Ispanyol olan Ferrero da Mayer'e yenilmis. Ferrer zaten yoktu bu turnuvada. Ferrero'da bir turlu kendini toparlayamayanlardan. Diger Hamburg yari finalistleri ise Golubev, Melzer ve Seppi.
Chakvetadze eskiden gelecek vadeden oyuncular arasinda anildigindan bugune dek her maglubiyeti aslinda beklendik de olsa "Yine mi?" hissiyatini da yaratirdi. Bu anlamda pek cok kisinin bu yari final basarisina tepkisi "Nihayet!" olmustur sanirim.
Davydenko ise sakatligindan sonra topralanamadi hala. Onunla birlikte sakatligin etkisinden tam olarak kurtulmasini bekledigim bir diger isim Nalbandian. Bir donem doktorlarin bir daha tenis oynayamayacagini soyledikleri Taylor Dent ise Atlanta'da inatla ceyrek finele kadar gelse de bu turda son donemlerin vasatin ustundeki ismi Mardy Fish'e kaybetti. Gecen senenin sonundaki doping kurallari ile ilgili sorun nedeni ile kariyeri tehlikeye giren Malisse ise tenisi ne cok sevdigini hatirlamis olacak ki Atlanta'da ceyrek final gordu ve Roddick'ten bir set kopardi. Sirlamada yukselmeye devam edecek gibi Belcikali tenisci, adeta ikinci baharini yasamaya basladi.
Hamburg'da ise Ispanyol guruhun pilinin bittigini goruyoruz. Turnuvada kalan son Ispanyol olan Ferrero da Mayer'e yenilmis. Ferrer zaten yoktu bu turnuvada. Ferrero'da bir turlu kendini toparlayamayanlardan. Diger Hamburg yari finalistleri ise Golubev, Melzer ve Seppi.
22 Temmuz 2010 Perşembe
Derkeeennn....
Az onceki posttan hemen sonra haberleri tarayayim derken ne gordum? Del Potro US Open'a yetisek gibiymis. Hissediyordum bunu yapacagini. Ancak bence hazir olarak gelemeyecek. Aslinda ben onun yerinde olsam daha fazla dinlenir, hatta Aralik ayinda Challanger turnuvalarinda yavas yavas vites artirirdim...
Ama genc cocuk iste...Kazandigi ilk Grand Slam'i korumak istiyor; en azindan korumaya tesebbus etmek istiyor. Yine de kendisi dahil hic kimse Del Potro'dan bir sey beklemeyecektir her halde...
Ama genc cocuk iste...Kazandigi ilk Grand Slam'i korumak istiyor; en azindan korumaya tesebbus etmek istiyor. Yine de kendisi dahil hic kimse Del Potro'dan bir sey beklemeyecektir her halde...
Nadal Gazze'ye Gider Mi?
Yerli ve yabancı bazı kaynaklarda Gazze'ye gönderilecek bir yardım gemisinde Rafael Nadal ve İker Casillas gibi sporcuların da bulunabilmesi ihtimali üzerinde duruluyor.
Gazze'ye uygulanan yardım ambargosunun kırılması için Lübnan'dan bir gemi gönderileceği, ancak İsrail'in bu gemiyi durdurmak için çalışmalara başladığı, fakat bu gemi durdurulsa da Eylül'de Avrupa'dan "Freedom Flotilla 2" isimli yeni bir geminin gönderileceği ve sporcuların da bu gemide de ünlü sporcuların bulunabileceği belirtiliyor. Yetkililerin bunu organize edebilmek için ambargoyu kınayan isimlerle temasa geçtiği belirtilmiş.
Nadal böyle bir durumda Gazze'ye gider mi bilemiyorum açıkçası. Savaş ve politika gibi tatsız konulardan hazzetmeyen biri ama diğer yandan insancıl bir tarafı da var. Bekleyip göreceğiz sonucu, ancak bunun için öncelikle bu organizasyon hakkında yazılanların doğru olması lazım ki, benim bu konuda biraz şüphem var açıkçası. Ayrıca Birleşmiş Milletler de bu tarz girişimlerin gerilimi tırmandırdığını söylemiş... Evet, tatsız konular bunlar...
Gazze'ye uygulanan yardım ambargosunun kırılması için Lübnan'dan bir gemi gönderileceği, ancak İsrail'in bu gemiyi durdurmak için çalışmalara başladığı, fakat bu gemi durdurulsa da Eylül'de Avrupa'dan "Freedom Flotilla 2" isimli yeni bir geminin gönderileceği ve sporcuların da bu gemide de ünlü sporcuların bulunabileceği belirtiliyor. Yetkililerin bunu organize edebilmek için ambargoyu kınayan isimlerle temasa geçtiği belirtilmiş.
Nadal böyle bir durumda Gazze'ye gider mi bilemiyorum açıkçası. Savaş ve politika gibi tatsız konulardan hazzetmeyen biri ama diğer yandan insancıl bir tarafı da var. Bekleyip göreceğiz sonucu, ancak bunun için öncelikle bu organizasyon hakkında yazılanların doğru olması lazım ki, benim bu konuda biraz şüphem var açıkçası. Ayrıca Birleşmiş Milletler de bu tarz girişimlerin gerilimi tırmandırdığını söylemiş... Evet, tatsız konular bunlar...
21 Temmuz 2010 Çarşamba
Hamburg'dan Cekilenler
Gael Monfils kendisine Montanes ile oynadigi finali kaybettiren sakatlik nedeni ile Hamburg'dan cekilmis.
David Ferrer ise omzundaki sakatlik nedeni ile ayni turnuvadan cekilmis. Ferrer Soderling'e, Soderling ise Almagro'ya kaybetmis, hatta Soderling kaybedince mizikcilik yapip odul toreni bitmeden kortu terketmisti Bastad turnuvasinda.
Evet, Ferrer'e nazar degdirdim. Malesef...
David Ferrer ise omzundaki sakatlik nedeni ile ayni turnuvadan cekilmis. Ferrer Soderling'e, Soderling ise Almagro'ya kaybetmis, hatta Soderling kaybedince mizikcilik yapip odul toreni bitmeden kortu terketmisti Bastad turnuvasinda.
Evet, Ferrer'e nazar degdirdim. Malesef...
20 Temmuz 2010 Salı
McCartney'den Wozniacki Kiyafetleri - US Open 2010
Serena Williams Icin US Open Supheli
Acikcasi Serena'nin US Open oncesi hic bir turnuvaya katilmayacagini ogrenince sakatliginin ciddi oldugundan suphelenmistim. Federer ve Serena'nin bir ortak noktasi ikisinin de Grand Slam harici turnuvalarda fazla enerji harcamamalari ancak ikisinin de bu onemli turnuvalardan hemen once en az bir turnuvada gorunmeleri ve ortalamanin ustunde isler yapabilmeleri. Federer'in Madrid ve Halle'de final gormesi (Avustralya Acik haricinde baska finali yok bu yil), veya Serena'nin Roland Garros oncesi ciftlerde kupa kazanmasi gibi.
Serena Avustralya Acik oncesinde oldugu gibi bazi ufak tefek sorunlari olsa bile benim gozleyebildigim kadari ile Grand Slam oncesinde mutlaka hazirlik amaci ile bir turnuvaya katilir, arayi fazla acmaz. US Open oncesi hic bir turnuvaya katilmayacak olmasindaki ciddiyet US Open'a katilamayabilecegi haberleri ile biraz daha belirginlesti. Cam kesikleri nedeni ile ayaginin tabanina dikisler atilmis soylenilenlere gore.
Kim Clijsters ise yapilan gosteri maci oncesinde bile Serena'nin durumunun ciddiyetini gordugunu soylemis;
"I saw her before we started but she didn't go into how it happened. I told her how much I admired her for coming out there. A lot of players in her situation wouldn't have done it."
Cjlisters ve Serena'nin arasi bildigim kadari ile iyi zaten. Bu gosteri macinin bir bolumunu izlemis ve Serena'da bir tuhaflik oldugunu da hissetmistim. Acaba yine mi kendini zorlamamak icin dusuk tempoda oynuyor demistim ama sebebi baskaymis.
Gecmis olsun.
Edit: Bu da ameliyatli ayagin fotosu.
Serena Avustralya Acik oncesinde oldugu gibi bazi ufak tefek sorunlari olsa bile benim gozleyebildigim kadari ile Grand Slam oncesinde mutlaka hazirlik amaci ile bir turnuvaya katilir, arayi fazla acmaz. US Open oncesi hic bir turnuvaya katilmayacak olmasindaki ciddiyet US Open'a katilamayabilecegi haberleri ile biraz daha belirginlesti. Cam kesikleri nedeni ile ayaginin tabanina dikisler atilmis soylenilenlere gore.
Kim Clijsters ise yapilan gosteri maci oncesinde bile Serena'nin durumunun ciddiyetini gordugunu soylemis;
"I saw her before we started but she didn't go into how it happened. I told her how much I admired her for coming out there. A lot of players in her situation wouldn't have done it."
Cjlisters ve Serena'nin arasi bildigim kadari ile iyi zaten. Bu gosteri macinin bir bolumunu izlemis ve Serena'da bir tuhaflik oldugunu da hissetmistim. Acaba yine mi kendini zorlamamak icin dusuk tempoda oynuyor demistim ama sebebi baskaymis.
Gecmis olsun.
Edit: Bu da ameliyatli ayagin fotosu.
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Bayan Querrey Ameliyat Masasinda
Sam Querrey benzeri bir sekilde ayagini kesip sakatlanan Serena Williams ameliyat olacakmis. Aslinda Istanbul'a gelme kararina sasirmistim ve acikcasi gelecegini de pek dusunmemistim ama boyle bir durumu da tahmin etmiyordum acikcasi.
Williams, US Open'dan once oynayacagi 3 turnuvadan cekildi; Istanbul, Cincinnati ve Montreal.
Williams, US Open'dan once oynayacagi 3 turnuvadan cekildi; Istanbul, Cincinnati ve Montreal.
16 Temmuz 2010 Cuma
ATP'de Tekrar Ispanyol Zamani
Su siralar Wimbledon - US Open arasi "ne koparirsak kardir" turnuvalari oynaniyor. Daha cok siralamada yukselmek isteyen veya sakatliktan donup isinmaya calisan isimleri goruyoruz. Oncelikla Avrupa'daki toprak turnuvalari oynandiktan sonra Amerika'daki sert zemin turnuvalarina gecilecek. Su an toprak turnuvalarinin oynaniyor olusu Guney Amerika ve Roland Garros'tan sonra 3. kez Ispanyol oyuncular icin puan toplama zamaninin geldigini gosteriyor.
Yari finallere gelinirken, en dikkat ceken turnuva Bastad'da oynaniyor. Burada yari finale gelen isimler an itibari ile Soderling, Ferrer ve Robredo. Robredo, Wimbledon'da iyi isler yapamayan ve bu nedenle dinlenme firsati buldugunu tahmin ettigim Verdasco'yu 2 sette gecti. Bu turnuvada biraz dengesini bulmus bir goruntu cizdi diyebiliriz. Obur taraftaki Soderling - Ferrer eslesmesinde ise avantaj Ferrer'den yana. Roland Garros'taki supriz Melzer yenilgisi haricinde Ferrer uzunca bir suredir turdaki en istikrarli isim. Ayrica yanilmiyorsam hala toprakta yilin en fazla mac kazanan ismi ve bunu konumunu daha da saglamlastiracak gibi gorunuyor. Sevmedigi zemin olan cimde bile Soderling'i epey zorlamisti Wimbledon'da ve burada da kendi ulkesinde oynamasina ragmen yari finale 3 setlik maclarla gelen Soderling'i yenebilecegini dusunuyorum. Hatta Roland Garros'ta aldigi sonuctan bagimsiz olarak hala yilin en iyi ikinci toprak kort oyuncusu olarak gordugum Ferrer'in burada da kupaya en yakin isim oldugunu dusunuyorum. Ancak Ferrer'in tatil yapmadan toprak sezonuna gecmesi US Open Series'e pilinin bitik olarak gelmesi anlamini tasiyacak gibi gorunuyor. Ferrer sert zemin yerine topraga yatirim yapmis olabilir ki aslinda bu onun icin cok da mantiksiz bir tercih degil. Diger yari finalisti belirleyecek olan mac su anda oynaniyor ki ben bu mactan Almagro'nun gelecegini ve boylelikle turnuvada bu yil geleneksel hale gelen % 75 Ispanyol yari finalist oraninin tutturulacagini dusunuyorum.
Stuttgart'ta ise Ferrero ve Montanes yari finale gelerek %50'lik Ispanyol oranini olusturdular. %75 icin Gimeno-Traver'in Chiudinelli'yi yenmesi gerek ki olmayacak is degil. Montanes'in ceyrek finalde bu yilin supriz Roland Garros yari finalisti Melzer'i eledigini belirtelim. Gimeno -Traver ise sakatliktan donmeye cabalayan Davydenko'yu maglup etti. Davydenko gecen sene yine sakatliktan donerken Avrupa'da iyi puanlar almisti ama bu yil isi o kadar kolay degil gibi. Diger yari finalist ise an itibari ile oynanan Monfils - Mayer maci sonucunda belirlenecek.
Ozledigim toprakcilardan David Nalbandian gecen hafta sonunda Rusya'yi eleyen Arjantin ekibindeydi, ancak kendisini bu hafta goremiyorum. Gonzo'nun donusune de daha cok var. Del Potro'yu da bekleyecegiz. Cok eksik var, cok...
Yari finallere gelinirken, en dikkat ceken turnuva Bastad'da oynaniyor. Burada yari finale gelen isimler an itibari ile Soderling, Ferrer ve Robredo. Robredo, Wimbledon'da iyi isler yapamayan ve bu nedenle dinlenme firsati buldugunu tahmin ettigim Verdasco'yu 2 sette gecti. Bu turnuvada biraz dengesini bulmus bir goruntu cizdi diyebiliriz. Obur taraftaki Soderling - Ferrer eslesmesinde ise avantaj Ferrer'den yana. Roland Garros'taki supriz Melzer yenilgisi haricinde Ferrer uzunca bir suredir turdaki en istikrarli isim. Ayrica yanilmiyorsam hala toprakta yilin en fazla mac kazanan ismi ve bunu konumunu daha da saglamlastiracak gibi gorunuyor. Sevmedigi zemin olan cimde bile Soderling'i epey zorlamisti Wimbledon'da ve burada da kendi ulkesinde oynamasina ragmen yari finale 3 setlik maclarla gelen Soderling'i yenebilecegini dusunuyorum. Hatta Roland Garros'ta aldigi sonuctan bagimsiz olarak hala yilin en iyi ikinci toprak kort oyuncusu olarak gordugum Ferrer'in burada da kupaya en yakin isim oldugunu dusunuyorum. Ancak Ferrer'in tatil yapmadan toprak sezonuna gecmesi US Open Series'e pilinin bitik olarak gelmesi anlamini tasiyacak gibi gorunuyor. Ferrer sert zemin yerine topraga yatirim yapmis olabilir ki aslinda bu onun icin cok da mantiksiz bir tercih degil. Diger yari finalisti belirleyecek olan mac su anda oynaniyor ki ben bu mactan Almagro'nun gelecegini ve boylelikle turnuvada bu yil geleneksel hale gelen % 75 Ispanyol yari finalist oraninin tutturulacagini dusunuyorum.
Stuttgart'ta ise Ferrero ve Montanes yari finale gelerek %50'lik Ispanyol oranini olusturdular. %75 icin Gimeno-Traver'in Chiudinelli'yi yenmesi gerek ki olmayacak is degil. Montanes'in ceyrek finalde bu yilin supriz Roland Garros yari finalisti Melzer'i eledigini belirtelim. Gimeno -Traver ise sakatliktan donmeye cabalayan Davydenko'yu maglup etti. Davydenko gecen sene yine sakatliktan donerken Avrupa'da iyi puanlar almisti ama bu yil isi o kadar kolay degil gibi. Diger yari finalist ise an itibari ile oynanan Monfils - Mayer maci sonucunda belirlenecek.
Ozledigim toprakcilardan David Nalbandian gecen hafta sonunda Rusya'yi eleyen Arjantin ekibindeydi, ancak kendisini bu hafta goremiyorum. Gonzo'nun donusune de daha cok var. Del Potro'yu da bekleyecegiz. Cok eksik var, cok...
12 Temmuz 2010 Pazartesi
Çağla Durmuyor
Çağla Büyükakçay geçen senenin sonlarına doğru yaptığı çıkışı vites arttırarak sürdürmeye devam ediyor. Son 2 ayda oynadığı 24 maçın 20'sini kazandı ITF turnuvalarında. Oynadığı turnuvalar da 10 bin dolarlık vasıfsız oyuncuların olduğu turnuvalar da değildi. Kendi sıralamasına yakın oyuncularla, bazen seribaşı bile olmadan girdiği turnuvalarda yakaladı bu grafiği. Önce Kharkiv'de 25 bin dolar ödüllü bir turnuva kazanan ilk kadın Türk tenisçi oldu, sonra İzmir'de final oynadı. Son 3 haftada İspanya'da arka arkaya ikisi 25 bin, biri 50 bin dolarlık olmak üzere 3 turnuvaya katıldı. 25 bin dolarlık ilk turnuvada toprakta yarı final oynadı, ki Çağla'nın en iyi olduğu kort toprak değil serttir. Ondan sonraki hafta 50 bin dolarlık sert kort turnuvasında çeyrek finalde turnuvanın 2 numaralı seribaşısına kaybetti. Bu hafta ise 6 numaralı seribaşı olduğu 25 bin dolarlık Vallodolid turnuvasının sert kortlarında hafta boyunca sadece 1 set kaybederek (yarı finalde Yunan rakibine) kariyerindeki ikinci 25 bin dolar ödüllü turnuva şampiyonluğunu kazandı. Bu turnuvadan önce 210. sırada yer oluyordu, yeni açıklanacak olan sıralamada ilk 200'e rahatlıkla girebilecek. US Open elemelerine katılmayı da garantilemiş oldu böylece. 2 hafta sonra başlayacak İstanbul Cup'ta wildcard'ı hazır tabii İpek Şenoğlu ve Pemra Özgen gibi. Orada iyi bir kurayla alacağı en azından 1 galibiyet de ayrıca çok tatlı olur. Başarılarıyla sevindirdiği için teşekkürler. Böyle devam ederek Marsel'in erkek tenisinde yaşattığı ilkleri kadınlar tenisinde yaşatması dileğiyle...
11 Temmuz 2010 Pazar
Olu Sezon
Bir ay icerisinde iki Grand Slam heyecanini geride biraktiktan sonra teniscilerin kendinlerini sahillere atmak istedikleri donemdeyiz...
Renksiz bir hafta oluyor. Bunda dikkatlerin futbola yonelmesi kadar iyi oyuncularin yorgunlugunun da payi var.
Turkiye Davis Cup'ta maglup oldu. Bunu tahmin ediyorduk, ancak Marsel'in sakatlanmasi faktorunu hesaba katmamistik. Net bir fikrim yok sorunun ne oldugu ile ilgili, umarim onemli degildir. Davis Cup'ta son sampiyon Ispanya da elendi. Aslinda Ispanya'da Rafa disinda sakat olan kimse yoktu benim bildigim, ancak Fernando Verdasco gibi hem formsuz hem de seyirciden cabuk etkilenen bir oyuncu gitmemeliydi bence Fransa'ya. Onun yerine Almagro olabilirdi. Ciftlerde de Robredo veya Marc Lopez'e firsat verilebilirdi. Ispanya - Fransa eslesmesi haricinde sonuca ulasan bir diger eslesmede Cek Cumhuriyeti Gonzo'suz Sili'yi yendi. Ancak Cek Cumhuriyeti'nde ise gecen senenin kahramanlari olan Stepanek ve Berdych yoktu. Sirbistan - Hirvatistan, Arjantin - Rusya eslesmelerinin kazanani bugun belli olacak.
Olu sezon genc yeteneklerin kendilerini gosterebilmesi icin firsat oluyor cogu zaman. Newport'ta bu firsat Ryan Harrison'in eline gectiyse de, bahis skandali ile ilgili iddialar nedeni dikkat ceken ile bugune kadar bir varligini hissedemedigimiz Ingiliz Richard Bloomfield'a elenen Ryan bu firsati tepti. Harrison ceyrek finale gelene kadar pek de guclu isimleri yenmedi ama yine de yaz sezonunda bu oyuncuya dikkat etmek lazim.
Aravane Rezai finalde Gisela Dulko'yu yenerek Bastad'daki toprak kort turnuvasini kazandi. Budapeste finali ise Schnyder ile Szavay arasinda oynanacak.
Bayanlardan bahsetmisken, Cagla Buyukakcay da son 3 ayda 3. ITF 25k finalini gordu. Bu sefer rakibi Hong Kong'lu Ling Zhang. Basarilar!
Turkiye Davis Cup'ta maglup oldu. Bunu tahmin ediyorduk, ancak Marsel'in sakatlanmasi faktorunu hesaba katmamistik. Net bir fikrim yok sorunun ne oldugu ile ilgili, umarim onemli degildir. Davis Cup'ta son sampiyon Ispanya da elendi. Aslinda Ispanya'da Rafa disinda sakat olan kimse yoktu benim bildigim, ancak Fernando Verdasco gibi hem formsuz hem de seyirciden cabuk etkilenen bir oyuncu gitmemeliydi bence Fransa'ya. Onun yerine Almagro olabilirdi. Ciftlerde de Robredo veya Marc Lopez'e firsat verilebilirdi. Ispanya - Fransa eslesmesi haricinde sonuca ulasan bir diger eslesmede Cek Cumhuriyeti Gonzo'suz Sili'yi yendi. Ancak Cek Cumhuriyeti'nde ise gecen senenin kahramanlari olan Stepanek ve Berdych yoktu. Sirbistan - Hirvatistan, Arjantin - Rusya eslesmelerinin kazanani bugun belli olacak.
Olu sezon genc yeteneklerin kendilerini gosterebilmesi icin firsat oluyor cogu zaman. Newport'ta bu firsat Ryan Harrison'in eline gectiyse de, bahis skandali ile ilgili iddialar nedeni dikkat ceken ile bugune kadar bir varligini hissedemedigimiz Ingiliz Richard Bloomfield'a elenen Ryan bu firsati tepti. Harrison ceyrek finale gelene kadar pek de guclu isimleri yenmedi ama yine de yaz sezonunda bu oyuncuya dikkat etmek lazim.
Aravane Rezai finalde Gisela Dulko'yu yenerek Bastad'daki toprak kort turnuvasini kazandi. Budapeste finali ise Schnyder ile Szavay arasinda oynanacak.
Bayanlardan bahsetmisken, Cagla Buyukakcay da son 3 ayda 3. ITF 25k finalini gordu. Bu sefer rakibi Hong Kong'lu Ling Zhang. Basarilar!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






