27 Mart 2010 Cumartesi

Miami: 4. Gün


Miami Masters'ın 4. gününde oyuncular rakipleri kadar yağmurla da cebelleştiler. Hatta yağmur sebebiyle İpek Şenoğlu'nun çiftler maçı da bugüne ertelendi. 3-4 saatlik bir kayıp oldu yağmurdan dolayı ama çiftler maçları yarına taşınarak ve tekler maçları diğer kortlara yayılarak olması gerektiği gibi sonuçlandırıldılar.

Bu kez kadınlardan başlayalım. Indian Wells şampiyonu Jelena Jankovic, geçen sene İstanbul Cup'ın ilk turunda Zvonareva'yı eleyen Maria Koryytseva'yı 2 sette geçti. Top 10'un yeni ismi Sam Stosur ise, İspanyol Navarro karşısında zorlandı. Navarro ilk seti 6-4 almış, ikinci sette de 5-4 önde ve maç için servis atıyordu. Seti oradan 7-5 kaybetti ve final setini de 6-2 verince geçtiğimiz hafta Kuznetsova'ya yaptığı sürprizi bu kez bir başka top oyuncuya karşı yapma şansını kaçırdı.

Yağmur sebebiyle maçı merkez korttan, 1 numaralı korta taşınan Clijsters, bunu pek takmamış olacak ki, Petra Kvitova'ya yalnızca 2 oyun bıraktı. 3. turda rakibi, Kudravtseva'ya yalnızca 1 oyun bırakan Sharar Peer. Harika bir maç olabilir, Peer bu sezon top 10 oyuncusu gibi oynuyor. Elenen 4 tane seribaşı vardı. Jie Zheng ve MJM. Sanchez bunlardan ikisi, ki bunlar pek sürpriz olmamalı. Dengesiz sonuçlar alabiliyor bu raketler. Ama, Indian Wells çeyrek finalisti Alisa Kleybanova'nın ilk maçında Sara Errani'ye 2 sette kaybetmesi sürpriz. İlk seti 6-4 kaybetmişti Kleybanova, ikinci sette ise 5-3 öndeydi. O sırada korttaki ışıklandırma sorunu nedeniyle maç durdu; yaklaşık birkaç saat sonra yeniden başladı. Kleybanova'nın konsantrasyonu yerlere inmiş olacak ki, buradan 4 üst üste oyun verdi ve turnuvaya erken veda etti. Dark horse'lardan biriydi aslında bu turnuva için... Diğer elenen seribaşı Elena Dementieva oldu. Henin'e 6-3 6-2 ile kaybetti. Buraya şampiyonluk tahmini olarak yazmış, altına Henin'e daha ilk maçında yenilirse fena patlayacağız diye not düşmüştük. Çekinmeden söylüyorum; "patladık". Maçı izleme imkanı yoktu; turnuvadan yayınlar bugün başlıyor ama istatistiklerden anlaşılan Henin'in eze eze kazandığı. Son sette 5-0'ı da bulmuştu zaten, Dementieva orada şeref oyunlarını (şeref golü var, bu olamaz mı?) aldı. Dementieva'nın servisi her zamanki gibi. 11 çift hata yapmış. Bugün bir diğer 11 çift hata yapan Djokovic'in sonunun ne olduğunu biliyoruz; ona da biraz sonra değineceğiz zaten.

Onun dışında birkaç ilgi çeken sonuç daha var... Wozniacki, Bulgar Pironkova karşısında ilk seti kaybettikten sonra geri dönüp maçı aldı. Danimarkalı eğer 2 numarasını korumak istiyorsa burada iyi iş çıkarmak zorunda. Zira, geçen sene burada çeyrek final görmüştü ve koruması gereken puanları hiç de az değil. Kirilenko, Czink'i 3 sette ve final tie-break'inde geçti, ki Czink son sette double break ile 5-2 öne geçmiş, kendi servisinde 2 de maç puanı yakalamıştı. Oradan geri dönüp yürek koymuş Kirilenko ve maçı almış. Maçı hiçbir zaman bırakmamanın ödülü bunlar. Son sonucu Zvonareva-Oudin maçından verelim. Zvonareva, 18 yaşındaki teenager'a yalnızca 3 oyun vererek 3. tura yükseldi. Oudin 23 adet ikinci servisinin yalnızca 5'inden puan çıkartabilmiş... Genel olarak gidişatı da felaket. US Open'da o "believe" mottosundan sonra sırtı yerden kalkmadı...

David Ferrer, Mustafa Sarp ekolünden olmalı...

Erkeklerde günün en büyük sürprizi Novak Djokovic. Indian Wells'te 4. turda elenişinin ardından, burada da 2. turda turnuvaya veda etti. 2 numarası da iyice tehdit altına girdi. Eğer Nadal bu turnuvayı kazanırsa, İspanyol raketle arasındaki fark 50 puanın altına inecek, ki Nadal'ın Monte-Carlo şampiyonluğunu koruması, Djokovic'in de orada final görememesi halinde 2 numara elden gidecek. Murray de alabilir tabii 2 numarayı elinden ama onun daha büyük dertleri var. Buradaki 1000 puanını koruyabilmek gibi... Djokovic dışında kaybeden 4 seribaşı daha var ama onlar büyük sürprizler sayılmaz. Mesela, Troicki'nin elenmesi. Sırp raket, Indian Wells'te sadece 5 dakika kortta olarak 4. tura yükselmişti. Burada 2. turda Nalbandian'ı çekince şans terazisi dengelendi. Nalbandian 3 sette geçti Troicki'yi ve Nadal'ın rakibi oldu 3. turda. Sıkı bir maç bizleri bekliyor. Nadal da 4 kez servis kırdığı maçta istisnai servis-volecilerden Taylor Dent'i 6-3 6-4'le geçti. Diğer kaybeden seribaşı Julien Benneteau. Fransız zaten Indian Wells'te de Mario Ancic'e kaybetmişti ilk maçında. Marsilya finalinden sonra geldiği Amerika turnesi kabus oldu onun için. Ev sahibi Sam Querrey'in ilk setini kazandığı maçta Jeremy Chardy'e kaybetmesi sürpriz sayılabilir. Onun dışında kaybeden bir seribaşı daha var ki, kaybetmesi dışında daha da felaket bir fatura var onun için. O isim, Ivan Ljubicic.

Hırvat raket henüz 1 hafta önce 31 yaşında ilk master kupasını kazanmıştı. Buradaki ilk maçında da Benjamin Becker karşısında iyi bir başlangıç yapmıştı. Ama ne olduysa, Ljubicic servis atarken oldu... Ljubicic, maçtaki ilk seti 6-4 kazanmış, ikinci sete de servis kırma ile başlamıştı. Daha sonra kendi oyununda da ilk puanı almıştı. Sert bir ilk servis kullandı; sonrasında yere yığıldı. Kalktı ve sandalyesine gitmeyi denedi ama yarı yolda yere düştü ve bir daha kalkamadı... Maçı bırakmak zorunda kaldı Ljubicic. Son zamanlarda sakatlık belasıyla çok uğraşıyordu ama bu hakikaten çok zamansız oldu. Gelen bilgilere göre sırt sakatlığıymış Ivan'ın yaşadığı ve oldukça da ciddiymiş... Büyük geçmiş olsun...

Bunlar dışında ilgi çeken 2-3 maçın daha sonucunu verip postu bitirelim. JC Ferrero, Indian Wells'te rahat yendiği Dani Koellerer ile burada da ilk maçında karşılaştı. İspanyol ilk sette 4-0 40-15 öndeydi; o sırada yağmur arası geldi. Aynı zamanda da Koellerer'nin maçı bırakması... Koellerer gibi çılgın bir adamın sakatlıktan dolayı değil, "ooof, kim çıkacak bir de yağmurdan sonra oynamaya, gidip iki bira yuvarlayalım hacı" mantığıyla bıraktığını düşünüyorum... İlginç adam, çok ilginç. John Isner, Michael Russell'ı 7-6 2-6 7-6 ile geçti. Russell, son zamanlarda çok iyi sonuçlar alıyor. Bu maçta bu kadar zorlaması çoğu kişi için sürpriz olsa da, benim için değildi. Son set tie-break'i 7-5 bitti hatta, kazanabilirdi de... Son sonuç Kohlschreiber-Mayer maçından. İlk sette durum 6-6, tiebreak'te 2-2 eşitlik varken Mayer maçı bıraktı. Sakatlığıyla ilgili henüz bir bilgi yok ama böyle bir anda maçı bıraktığına göre ciddi olmalı. Üstelik Mayer, zırt pırt maç bırakan bir raket de değildir. O da son zamanlarda çok iyi form tutturdu, umarım ciddi değildir...

62 Nedir?

Cevap: Djokovic'in Rochus macinda yaptigi basit hata sayisi.

Mac sonunda seyircilerin yaptigi gibi Djokovic'i yuhalamayacagim. Maci tabi ki izleyemedim, zira yayin yok. Hatta yagmur arasindan sonra sonucu da beklemeyip uyudum. Oncelikle mac fotograflarinda dikkatimi ceken bir seyi paylasmak istiyorum.



Djokovic'in omzundaki pembe bandaj. Bu bandajlar var olan ufak rahatsizliklarin ilerlemesini onlemenin yani sira tedavi edici ozellikte bantlar. Umarim onemli bir rahatsizligin habercisi degildir.

Bu ufak suhpe ve endisenin ardindan Djokovic ile ilgili soyleyebilecegim tek sey sorunu her neyse bir an once cozmesi gerektigi. Boyle 2 numara olunmaz herhalde. Djokovic'in bu durumunun tek maca ozgu oldugunu dusunmuyorum cunku, epeydir kotu oynuyor. Bana sanki isteksiz ve ozensiz oynuyormus gibi geliyor. Sezonun basinda da oyuncularin yeterince dinlenemedigini soylemisti. Sezon basindan beri de iyi oynamiyor zaten. Adeta bikmis gibi. Seyirci de bu yuzden bu kadar tepki gosterdi belki, kim bilir? Yine de yuhalama abartili ve yakisiksiz. Bir daha gormeyiz - duymayiz diye umuyorum.

Canas da Bıraktı

Roger Federer'in belalısı olarak tanıdığımız Arjantinli Guillermo Canas, dün tenisi bıraktığını Miami Masters'ta açıkladı. Sağ bileğindeki sakatlığı sebebiyle geçirdiği 5. ameliyatın ardından da olumlu sonuç çıkmayınca kariyerini noktalamış 32 yaşında. Canas, 2009 Temmuz'dan bu yana maç oynamıyordu zaten.

Tabii, Canas'ın vedasını bu turnuva sırasında açıklaması da hoş bir ironi oldu. Zira, Canas 2007'de bu turnuvada Roger Federer'i mağlup etmişti. Canas, o yıl Miami'den önce Indian Wells'te de Federer'i mağlup edip, Federer'in 41 maçlık kazanma serisini bitirmişti. İki turnuva üst üste Federer'i mağlup etmesi adını yeterince duyurmasına yeterli oldu. Onun dışında da çok boş bir kariyeri yoktu tabii. Master series turnuvası kazanmışlığı var mesela. Şöyle demiş Canas emekliliğinin ardından:

"Dünya üzerindeki en yetenekli oyuncuyu yendim. Benim için inanılmazdı. Ve bunu 10 gün sonra bir kere daha tekrarlamak, bir rüya gibiydi."

Canas, bugün skandalla gündeme gelen Wayne Odesnik'in antrenörlüğünü yapmaya başlamıştı 2010 Şubat'ta. Onun dışında Şilili Paul Capdeville'yi çalıştırıyor. Ayrıca, kendine ait bir tenis akademisi var. Yaşamının bundan sonraki kısmında da tenisin içinde olacağını bu hamlelerinden anlayabiliyoruz. Umarım, antrenörlük kariyerinde de oyunculuk kariyerinde olduğu kadar başarılı olabilir...

Top 5: Roger Federer






Sıradaki: Rafael Nadal

Marsel'e Yayın Yok

Miami'de cumartesi gününün programı açıklandı ve Marsel maalesef Stadium veya Grandstand kortlarında yer almıyor. 3 numaralı kortun 4. ve son maçında oynayacak Juan Monaco ile. Bu kortun ilk maçı TSİ 16.00'da başlıyor. 21-22 gibi başlayacaktır Marsel'in maçı. Livescore aracılığıyla takip edebiliriz. Aslında, Grandstand'deki Giraldo-Youzhny veya Simon-Zeballos maçlarından birinin yerine konulabilirmiş; ama olmamış. Lakin eğer Marsel bu turu geçer de Gonzalez ile eşleşirse -elemelerden gelen Lu ile oynayacak Şilili raket-, büyük ihtimalle maçı Stadium ve Grandstand'de olacaktır, Gonzalez'in özel durumundan ötürü...

26 Mart 2010 Cuma

Odesnik'e Doping Cezasi

Wayne Odesnik'e doping cezası gelmesi gundemdeymis. Bunun sebebi Avustralya'daki Brisbane ve Avustralya Acik turnuvalarina katilmak icin geldiginde bavuluda icinde 6'sar miligram buyume hormonu bulunan 8 sisenin bulunmus olmasiymis.

2009 yilinda da doping ile ilgili davalar olmustu. Wickmayer ve Malisse nerede olduklarini bildirmeleri ile ilgili kurali gerektigi gibi uygulamadiklarindan 1'er yil ceza almis, daha sonra bu cezalar iptal edilmisti. Gasquet ise kaninda bulunan az miktardaki kokainin kanina iradesi disinda karitigini iddia etmiş ve ifadeler ile bulgular tutarlı oldugundan onun da cezasi kalkmisti.

Odesnik'in durumunun ise biraz daha farkli oldugunu dusunuyorum. Ilaclar bavulunda bulunduysa buyuk ihtimalle ceza alacaktir. Bu cezanin 2 yillik bir ceza olabilecegi soyleniyor.

Miami'den İlk 3 Gün Notları

Miami Masters'ta ana tablo maçları salı günüyle birlikte başladı. Perşembe günü sonu itibariyle, erkekler ve kadınlarda tüm 2. tur eşleşmeleri belli oldu ve kadınlarda 2. tur maçlarının yarısı tamamlandı. Bugün erkekler 2. tur maçlarının başlamasıyla birlikte, kortlardan yayınlar da başlıyor. Dolayısıyla artık blog'a turnuva hakkında daha sık not geçeceğiz, maçları izleyerek...

Federer'in 2. tur rakibi, Starace'yi geçen Nico Lapentti oldu. Lapentti, elemelerde kaybetmiş, lucky loser olarak ana tabloya kalmıştı; şimdi Federer ile oynama şansı yakaladı. Indian Wells'te Federer'den set alan Hanescu ise, Falla'ya 3 set sonunda mağlup oldu. Indian Wells ile sakatlıktan geri dönen Andreas Beck, bu sene oynadığı 3. maçtan da galibiyet çıkartamadı. Johannesburg finalisti Stephane Robert, Alman raketi iki sette geçti. Indian Wells'te 4. tur gören Guillermo Garcia-Lopez, buraya da hızlı girdi. İlk turda Arnaud Clement'i iki sette geçen İspanyol, 2. turda Tsonga ile oynuyor. Indian Wells'te 8 numaralı seribaşı Cilic'i elemişti Lopez, burada da 8 numaralı seribaşı Tsonga ile eşleşti. Bir sürpriz daha çıkartabilecek mi acaba? Sunrise Challenger şampiyonu Florian Mayer, ilk tur maçında Chiudinelli'yi geçerek 2. turda Kohlschreiber ile eşleşti. 2. turun en çekişmeli maçlarından biri olacaktır. Indian Wells'e wild-card ile katılıp Taylor Dent'i mağlup eden Ryan Harrison, buranın ilk turunda Michael Llodra'ya karşı sadece 4 oyun alabildi. David Nalbandian da ilk turu geçen isimlerden. Zorlanmasını beklediğim Kubot'a sadece 5 oyun bırakmış Arjantinli. 3. turda Troicki ile oynayacak. Nadal'ın 2. tur rakibi ise, Taylor Dent oldu. Yine bir süredir sakatlıkla boğuşan raketlerden Paul-Henri Mathieu, geri dönüş maçında elemelerden gelen Illya Marchenko'ya iki sette kaybetti. Marchenko, geçtiğimiz sene İstanbul Challenger'ı öncesi 223. sıradaydı. 5-6 aylık bir sürede harika bir atak yaparak 80'li sıralara kadar yükseldi, ilk 50'ye de göz kırpıyor artık. Wild-card'lı Filip Krajinovic, ilk turda ev sahibi James Blake'i fazlasıyla yordu. İlk seti aldı tie-break'te ama sonrasındaki iki seti 6-4 ile kapatan Blake, ikinci tura yükseldi. 2. turda heyecanla beklediğimiz eşleşmelerden biri olan Gasquet-Djokovic eşleşmesi, Gasquet sebebiyle yalan oldu. İyi de başlamıştı yıla aslında Gasquet, ama Avustralya Açık'ta Youzhny'e kaybettiği 5 setlik maçtan sonra dibe vurdu yine. Djokovic, ikinci turda Olivier Rochus ile oynayacak.

Kadınlarda sürprizi bol günler geride kaldı. Kuznetsova, 2. turda zorlanmasını beklediğimiz Peng'e karşı zorlandı, ama kazanmayı da başardı. 1 numaralı seribaşı 3. turda, geçen hafta Indian Wells'te 4. tur oynayan Molik'i 6-0 6-0 ile geçen Szavay'ın karşısına çıkacak. Indian Wells'te Henin sürprizini yapan Gisela Dulko, 3. turda Marion Bartoli oynayacak. Burada yarı finale çıkmasını beklediğim Wickmayer de iyi başladı. 2. tur maçında son ayların formda raketi Baltacha'ya 4 oyun verdi sadece ve 3. turda genç raket Petra Martic'in rakibi oldu. Wickmayer'in 4. turdaki potansiyel rakipleri de seribaşı değil. Tablonun diğer tarafında Venus Williams, zorlanmadan 3. tura yükseldi. 3. tur rakibi İtalyan Roberta Vinci. Nadia Petrova, 39'luk Date Krumm'u 6-3 7-6'lık setlerle geçti 3. turda Hantuchova'nın rakibi oldu. 3. turun çekişmeli geçmesi muhtemel maçlarından biri. Alt tarafta seribaşılardan Pennetta ve Lisicki turnuvaya veda etti. İki genç raket, Petkovic ve Shvedova, bu ikiliyi alt ederek birbirleri ile eşleştiler. Bu hafta ilk 50'nin dışına çıkan Ana Ivanovic, 2. tur maçında Parmentier'i geçerek Agnieszka Radwanska'nın rakibi oldu.

Alt tarafta 2. tur maçları bugün oynanacak. Dementieva-Henin, Oudin-Zvonareva, Wozniacki-Pironkova, Suarez Navarro-Stosur, Clijsters-Kvitova, Martinez Sanchez-Safarova maçları sürpriz çıkabilecek ve güzel olabilecek maçlar gibi görünüyor. Özellikle de Dementieva-Henin'i merakla bekliyoruz tabii...

Tommy Haas Amerikalı Oldu

Bir süredir konuşulan bir konuydu ama bu kadar çabuk sonuçlanmasını ilginç buldum. Haas, uzun bir süredir Amerika'da yaşıyordu zaten, Amerikan vatandaşlığını alması da gündemdeydi. Lakin, garibime giden şey şu ki, Amerikan vatandaşlığı alan Haas, 'Amerika için oynuyor' diye gözükmek zorunda mıydı? Şuradan da görebileceğiniz üzere artık Haas'ın isminin yanında 'USA' yazacak oynadığı karşılaşmalarda. Davis Cup'ta da isterse USA takımında oynayabilecek. 31-32 yaşında böyle bir şey yapması garip. Kalça ameliyatı sebebiyle zaten bu sezon en az Amerika Açık'a kadar yok. Sezonu kapatma ihtimali de var hatta. Ama ben bu olaydan sonra kendini zorlayıp Amerika Açık'a yetişeceğini düşünüyorum. Tommy Haas'ı Amerika için oynarken izlemek değişik olacaktır...

Bravo Marsel

Marsel, biraz önce sona eren maçta Uruguaylı Pablo Cuevas'ı 6-2 6-2'lik setlerle yenmeyi başardı. Marsel, ilk seti 27, ikinci seti 33, maçı da 1 saatte noktaladı.

Maça love-break ile başladı Marsel. Arkasından kendi servisinde 0-40'tan oyun kurtardı ve 2-0 öne geçti. Kendi servis oyununu alan Cuevas, bir sonraki oyunda Marsel'in servisini kırdı ve durumu 2-2'ye getirdi. Hemen arkasından Marsel yine servis kırdı ve 3-2 öne geçti. 4-2'de 3-4 kez berabere olan oyunun ardından bir kez daha servis kıran Marsel, kendi servis oyununu da alarak seti 6-2 noktaladı.

İkinci setin 3. oyununda servis kırdı Marsel ve 2-1 öne geçti. Bir sonraki oyunda kendi servisini 0-30'dan kurtaran Marsel, Cuevas'ın servisini bir kez daha kırarak 4-1 öne geçti. 5-1'de Cuevas servisinde 3 maç puanı yakaladı ama bunları değerlendiremedi tenisçimiz. 5-2'de kendi servisi attığı oyunu alarak maçı bitirdi.

Cuevas, sert kortta pek iyi bir oyuncu sayılmaz ama Marsel'in bu kadar rahat kazanması, Miami'de formunu tutturduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, 2. turda Monaco ile oynayacağı maçtan bir sürpriz beklemek hakkımız olmalı. Maç cumartesi oynanacak. Eğer merkez kort veya Grandstand korta programlanırsa, maçı izleme şansı bulabileceğiz. Merkez korttan değil ama grandstand'den yayınlanma ihtimali az da olsa var maçın; umarız olur. Tebrikler Marsel'e...

Not: Dün, ATP'nin resmi sitesinde dolaylı yoldan Marsel ile ilgili bir haber vardı. Şuradan bakabilirsiniz.

25 Mart 2010 Perşembe

Foto: Balik Delisi

KEY BISCAYNE, FL - MARCH 24: Fernando Gonzalez kisses a dolphin during day two of the 2010 Sony Ericsson Open at Miami Seaquarium on March 24, 2010 in Key Biscayne, Florida. (Photo by Chris McGrath/Getty Images)

Gonzo ve baliklar... Miami Masters cercevesinde yunuslarla oynamaya giden tek tenisci degil ama takip edebildigim kadariyla hic bir balikli aktiviteyi kacirmiyor Gonzalez. Avutralya Acik'ta yazdigi blogda akvaryum seyrettigini yazmisti. Gecen yil yapilan Miami Masters'ta da yunuslarla oynamisti. Ondan bu yil bu kadar samimi herhalde. Tanidik baliklar ne de olsa.

Bunlar da diger yunusseverler.

KEY BISCAYNE, FL - MARCH 24: (L-R) Fernando Gonzalez, David Ferrer, Eduardo Schwank, Dick Norman, Robin Soderling, Thomas Bellucci and Marcelo Melo pose with a dolphin during day two of the 2010 Sony Ericsson Open at Crandon Park Tennis Center on March 24, 2010 in Key Biscayne, Florida. (Photo by Chris McGrath/Getty Images)

KEY BISCAYNE, FL - MARCH 24: (L-R) Dick Norman, Robin Soderling, Thomas Bellucci and Marcelo Melo pose with a dolphin during day two of the 2010 Sony Ericsson Open at Miami Seaquarium on March 24, 2010 in Key Biscayne, Florida. (Photo by Chris McGrath/Getty Images)
Acemiler


KEY BISCAYNE, FL - MARCH 24: Fernando Gonzalez swims with a dolphin during day two of the 2010 Sony Ericsson Open at Miami Seaquarium on March 24, 2010 in Key Biscayne, Florida. (Photo by Chris McGrath/Getty Images)
Tecrubeliler

2009 WTA Ödülleri

Yılın oyuncusu: Serena Williams
Yılın geri dönüşünü yapan oyuncu: Kim Clijsters
Yılın en iyi çiftler takımı: Venus Williams/Serena Williams
Yılın yeni geleni: Yanina Wickmayer
Karen Krantzcke Sportmenlik Ödülü: Kim Clijsters
Yılın en çok gelişen oyuncusu: Elena Dementieva
Yardımseverlik ödülü: Liezel Huber

Aşağı yukarı herkesin tahmin edebileceği gibi gitmiş ödüller. Benim tek itirazım, Dementieva'nın aldığı ödüle. Geçen sene iyi işler yaptı, tamam; ama bu ödül Caroline Wozniacki'ye daha iyi giderdi sanki.

Gecenin rüküşünü Venus, şıkını Elena ve Kim olarak seçiyorum ayrıca...

Marin Cilic ile Soru-Cevap

S - Eğer tenis oyuncusu olmasaydın ne olurdun?
C - Futbolcu.
- iPOD'unda ne tür müzikler var?
- Çok fazla dinlemiyorum açıkçası. Her türden müzik var ama en çok hip-hop ve rock diyebilirim.
- En sevdiğin kahvaltı yiyeceği?
- Tereyağı ve reçelli ekmek. (Türk'sün dimi?)
- En sevdiğin film?
- Troy, Lord of the Rings ve Braveheart. (Şüphelerim artmaya başladı...)
- Tenis dışında ne yapıyorsun genellikle?
- Uyuyorum. (Budur!)
- İnternette ne tür sitelere giriyorsun, hangi siteleri sürekli olarak takip ediyorsun?
- Maillerimi kontrol ediyorum ve Hırvat gazetelerinin sitelerine bakıyorum.
- En çok kimle yemeğe çıkmak isterdin? Canlı veya ölü?
- Kolay soru. Jessica Biel!

Marsel Grandstand'de

Marsel ile ilgili bu hafta sık sık haber geçiyoruz. En son Cuevas ile eşleştiği ve maçın perşembe günü olduğunu söylemiştik. Maçın saati ve oynanacağı kort da belli oldu an itibariyle. Milli tenisçimiz, Grandstand kortunda, yani merkez korttan sonraki en büyük kortta sahne alacak. TSİ 16.00'da başlayacak seansın 4. ve son maçını oynuyor. Ondan önce 3 tane erkekler ilk tur maçı var. Maç 20.00-22.00 arası bir saatte başlayacaktır bizim saatimizle. Yayın yok maalesef; livescore'dan takip edeceğiz yine. Tekrar başarılar Marsel'e...

24 Mart 2010 Çarşamba

Nadal'in Bitmeyen Sorunlari

Tenis dunyasindaki sakatliklar yetmiyor galiba ki baska rahatsizliklar da oyunculara musallat oldu. Nadal'in yirmilik disi iltihaplanmis. Disi cektirse operasyon oncesi ve sonrasi alacagi anestezi problem, cektirmese almasina izin verilen ilaclarla acisi dinecek mi belli degil. Ilk macindan once agrinin dinmesini umuyormus.

E yani Rafa

Gonzalez ile Deprem Uzerine



Gonzalez'i en cok evsiz kalan insanlar etkilemis. Bu nedenle Miami turnuvasinda teniscilerin esyalarinin satildigi muzayede gibi bir organizasyon duzenlenecekmis. Yanilmiyorsam Madrid veya Barcelona'da da bir gosteri maci duzenlenmesi planlaniyor.

Bana Gonzalez Miami'de tenis oynama konusunda biraz isteksiz olacak gibi gorunuyor. Aklini tenise vermeyi basarabilecek mi ilerleyen gunlerde gorecegiz.