2 Mayıs 2013 Perşembe

Avrupa Toprakları

Ben geçene sürede şunu gördüm ki iş seyahati yorgunluğu bambaşka bir şeymiş...

Ben yokken spoiler verdiğim üzere Nadal 8 yıldan sonra ilk kez Monte Carlo'da kaybetti. Hem de finalde Djokovic'e. Artık bu adamın Monte Carlo'yu kazanamaması kıyamet alameti statüsünde yer alsa da kaybetmesi dünyanın sonu demek değil bana göre. Geçtiğimiz 2 haftadaki yağmurlu havalar toprağın normal düzenini biraz bozdu. Bu Nadal için hem iyi hem kötü bir şey. Islak toprakta istediği oyunu oynamıyor, bu onun için kötü. Ancak zorla da olsa ıslak toprakta oynamaya alışması onun için iyi bir şey zira Roland Garros'ta geçen seneki gibi yağmur altında maç yapmayacağının hiç bir garantisi yok. Zaten Monte Carlo finalinde de geçen yılın RG finalindeki gibi oyunu yağmurdan etkilendi ve Djokovic şartlara daha iyi uyan taraf oldu. Bu arada turnuvada görece zor ilerleyen Djokovic'in finalde rahat olması da gözlerden kaçmadı. Erkeklerde Monte Carlo oynanırken kadınlarda Fed Cup haftası olduğundan WTA turnuvası oynanmadı.

Geçen hafta kadınlarda Stuttgart ve Marrakech turnuvaları oynanırken, erkeklerde ATP 500 olan ve iddialı toprakçıların geldiği Barcelona ile daha naif olan Bükreş turnuvaları oynandı. ATP turnuvalarını Rosol ve Nadal'ın kazanması bizi geçen yılın Wimbledon'una geri götürdü. Kadınlarda Stuttgart'ı Sharapova, Marrakech'i ise uzunca bir aradan sonra kupa kaldıran Schiavone kazandı. Barcelona 8. kez krala gitti. Bu arada kupa finali yine yağmur altında oynandı ve Nadal yine berbat başladığı (2 kez servis kırdırarak) maçı bu sefer çevirmeyi başardı.

Barcelona diyince aklıma gelen şudur....

Amatör

 Profesyonel

Bu hafta erkeklerde ve kadınlarda Estoril ve Munich gibi sonuçları bence Roland Garros şampiyonu hakkında çok da ipucu vermeyecek turnuvalar oynanıyor. David Ferrer Miami finalinde kaptığı sakatlık nedeni ile Monte Carlo'da oynamamış, Barcelona'da ise erkenden elenmişti. Bu hafta Estoril'de çeyrek finale geldi. İki haftadır iyi sonuçlar alan bir diğer isim Robredo. Ben son 2 yıldır "Daha da düzelmez" diyorum ama adam ciddi ciddi Roland Garros'a seribaşı olarak gidecek gibi görünüyor. Munich'e toprakçı olmayan isimler gitmiş zaten, bu turnuvayı geçebiliriz o nedenle. Estoril'de ise kadınlarda yine RG'de etkili olamayacak isimler var, belki sadece Carla Suarez 4. tur sinyalleri veriyor olabilir. Kadınlardaki duruma bir dipnot olarak Errani'nin geçen yılki performansına yaklaşamadığını da ekleyebiliriz.

12 Nisan 2013 Cuma

Monte Carlo Gerçekleri


1-Nadal gençken iyiden iyiye "hönküren tenisçi" akımındanmış
2-Yeri gelince Federer de topa vururken bağırıyor
3-2008'den sonra spikerlerin bahsedebileceği herhangi bir başka rekortmen tenisçi kalmamış.
4-Federer 3 kez üst üste yenildikten sonra "Daha finale gelmem" demiş
5-Federer 2010 sonrasında da "Daha turnuvaya gelmem" dedi zaten
6-2005'te Toni'nin saçı simsiyahmış
7- 2011'de Djokovic'in bu turnuvayı pas geçmesi bir taktik başarıyken, 2012'de katılması kendisi için o sezon sonun başlangıcı oldu
8-Nadal'ın sakarlık sonrası sevinçleri daha farklı
9-Monaco prensini güneş gözlüksüz görmem tanımam sanırım

Bu arada aranızda herhangi bir şeyi 8 yıl üst üste kazanabilen var mı? Milli Piyango yılbaşı çekilişinde amorti de olur. Kazanabilen?


Monte Carlo Tablosu Zayıflıyor

Yılın ilk toprak masters turnuvası olan Monte Carlo haftaya oynanacak. Bu aynı zamanda Nadal mevsiminin de açılması demek, her yıl olduğu gibi bu yıl da bütün gözler ve baskı Rafa'nın üzerinde.

İyi toprakçılardan Ferrer Miami finalinde oluşan sakatlığından ötürü turnuvadan çekildiğini açıklamış. Federer zaten oynamayacaktı. Djokovic de Davis Cup maçında bileğini döndürdü. Durumu çok kötü değilmiş ama Monte Carlo'ya katılması da çok kesin değil sanıyorum.

Eğer Djokovic de çekilirse 1 nolu seribaşı Murray, 2 nolu seribaşı ise 5 numaradaki Nadal olacak. Tablonun bu kadar zayıflamasındaki bir başka etken tabi ki Monte Carlo'nun zorunlu bir masters turnuvası olmayışı. Zaten toprakta esip gürleme potansiyeli olan tenisçi sayısı az, bir de bu turnuva hem en yavaş zeminlerden birinde oynandığından, hem de bir çok üst seviyedeki oyuncunun sezondaki ilk toprak turnuvası olduğundan pek parlak geçmiyor genelde. 

Yine de zemin özellikleri nedeniyle uzun rallileri ve adeta oyuncuların düşündüğünü hissettiğiniz vuruşları nedeni ile sevdiğim turnuvalardan biri. Güzel ralliler olsa da izlesek...

İzlesek dedim de aklıma geldi, konferans nedeni ile bir buçuk hafta yurt dışında olacağım. Kısıtlı internet erişimim nedeni ile maç izlemekten bile ümitsizim. Hal böyleyken Nadal 9. kez üst üste kazanamaz gibi geliyor. Ama tenise döneli 2 ay olmasına rağmen turnuvanın açık favorisi de aynı zamanda.

Bu arada bu hafta ve gelecek haftaki blog aksamalarının da nedenini açıklamış oldum. "Beni özleyin anacım..."

Byee!!

2 Nisan 2013 Salı

Serena-Murray İşbirliği

2012 Olimpiyatları
2012 US Open
2013 Brisbane
2013 Miami

Kuralı bozanlar; sezon sonu turnuvası gibi kadın-erkek bir arada kabul edilebilecek turnuvalar. Ancak hem kadın hem erkeklerde aynı anda turnuva yapıldığında, birinin aldığını diğeri de alır oldu.

Ancak her ikisinin de galibiyetlerine bakıldığında karakter olarak tam aynı şekilde gidiyor sayılmazlar. Serena "Benim vasatım hepinizin vasat-üstü performansını yener" modunda ilerlerken, Murray "Benim vasatım hepinizin vasatından (Rafa hariç) daha fazla ilerler" modunda.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Foto: "Bana Şapşallığın Resmini Çizebilir Misin David?"


Para saber ganar,primero hay que saber perder. Adiós Miami! Os dejo la imagen del partido. Volamos a casa!

Aaaaa, çizdi vallahi....

28 Mart 2013 Perşembe

Video: Bakamadan, Göremeden


İnciler


On Christophe Rochus, who expressed doubts about Rafa Nadal and doping: “Apart from being an imbecile, Rochus is just rude. He is a real imbecile because if you knew something, I think it would be right to say it. But knowing, as I think he must know, that Rafael has never taken anything in his life and never will, I find it incredible that an idiot like this can say what he said.”
On anti-doping controls: “Anti-doping controls should be public and transparent, but I’m against the way it’s carried out. I find it incredible and unpleasant that a professional player, just because he plays sport, can be treated like a criminal. Nevertheless, I am in favour of them imposing the strictest possible controls, because that’s good – but with different ethics.”
On his nephew’s character: “I am happy when Rafael plays good tennis, but I take more pleasure when people say Rafael is a very good person. For me, it’s so much more important to be a good person.”
On his coaching career: “I’m not an elite coach but rather a normal coach working with an elite sportsman. If I weren’t his uncle, he would have fired me by now.”
On his ambitions: “I always dreamt that someone I coached would make it big. That was my motivation and it kept me going when I went to coaching sessions.”
On those with big egos: “When you think you are the king of the world, you are really stupid in my opinion because in this life every person is important.”
On the crowds at Roland Garros, after they booed his nephew at the 2009 French Open:“There is only one set of supporters that is worse than the French and that’s the Parisians. They say it themselves and it’s true, the Parisian crowd is pretty stupid. I think the French don’t like it when a Spaniard wins. Wanting someone to lose is a slightly conceited way of amusing yourself. They show the stupidity of people who think themselves superior.”
On accusations that he illegally coaches his nephew during matches: “It’s not natural that you pay a coach and this coach travels to Australia and to New York to watch his player and he can’t say anything. I say not too much. Always I say things like ‘Come on’ or ‘Move your legs’. I am not saying tactics. I don’t know how to win a match.”
On his nephew’s withdrawal from the London Olympics, which meant he wouldn’t carry Spain’s flag into the Opening Ceremony: “Rafael has gone through bad times and serious injury, but I think this is the worst moment of all.”
On the blue clay in Madrid last season: “The fact that the ATP gave permission for this tournament is an outrage.”
Tennisspace seçmiş. Bunları söyleyen Toni Nadal tabi :)

19 Mart 2013 Salı

Foto: Sempatik


"Adam sevimli beyler....."


"...dağılın!"

Video: Fanila Mankeni


Herkes don mankeni olur, bu fanila mankeni olmuş...

18 Mart 2013 Pazartesi

IW: Şampiyonlar

Wozniacki tahminimde beni yanıltarak, insanları bezdiren bir moonball rallisinin de olduğu maçta Kerber'i eleyip finale gitti. Ama aynı "taktiksel başarıyı" gösteremedi ve 6/2-6/2 ile Sharapova'ya yenildi. Yarı finalistler içerisinde en güçlü isim Sharapova'ydı zaten, sürpriz çıkmadı diyebiliriz.

Erkelerde ise tam tersi bir durum var. Bir iki maç alsa "İyi" diyeceğimiz Nadal şampiyon oldu. Del Potro Murray'den sonra Djokovic'i de ilk seti verdiği maç ile eledi. Oynayabileceği en iyi tenise çok yakın oynuyor şu an. Nadal ise Berdych'i rahat geçti. Finalde Del Potro'nun yorgunluğundan bahsedildi ama unutmamak gerekir ki Nadal da 7 ay aradan sonra bir buçuk ayda 4 turnuvada 4 final gören bir isim; son oynadığı maçlar kısa sürse de mutlaka kümülatif bir yorgunluk oluşmuştur.



Hatta şöyle bir baktım, Del Potro sezon başından beri 20 maç yapmış, Nadal ise son bir buçuk ayda 18 maç. Yogunluk konusunu rafa kaldırabiliriz bence.

Maç Nadal'ın dominasyonu ile başladıysa da daha ilk oyunlarda bile anormal forehand hataları gördük. Servis kırıp 3-0 öne geçti, 4. oyunda yine servis kırma şansı görüp kaçırdı. Servisini kırdırdığı bir sonraki oyunda Del Potro'nun iki misshit vuruşuna son derece kötü vurdu. Del Potro'da Wozniacki kafası olsa, o noktada moonball'a dönüp maçı alabilirdi. İlk seti de aldı zaten ve bendeniz malesef bu noktadan sonra uyudum (hayatın gerçeklerine karşı koyamazsınız.. :(  ). İkinci setin ortasında değişen şey Nadal'ın basit hatalarını azaltması olmuş. İkinci sette servisi geri kırdığı ana dek 20 basit hata yapmışken, maçın geri kalanında 7 basit hata yapmış. Del Potro ise benim izlediğim bölümde oynadıkça açılıyordu ki maçın geri kalanında da iyi oynamış. Servis kırdırdığı oyun haricinde ciddi hatalar yapmamış.

Nadal için en iyi geri dönüş planı bu olabilirdi; fazla iddialı olmayan toprak kort turnuvalarında ısınıp, masters turnuvalarına o şekilde geçmek. Ben Acapulco'yu kazanınca IW'ye gideceğini düşünüyordum; bir ATP 500 şampiyonluğundan sonra elense de fazla velvele olmazdı. Ama daha da iyisi oldu ve eleştiriler epeyce sustu. Şimdi Miami'yi gönül rahatlığı ile pas geçiyor. Çünkü artık hiçbir şeyi ispatlamak zorunda değil...

Video: :P


Sana da :P.... :)

15 Mart 2013 Cuma

Video: IW ve Williamslar


Benim tenisi yakından takip etmediğim dönemlerde olmuş bir olay. Venus Serena ile oynayacağı yarı finalden tendinit nedeniyle çekilince "maç ayarlama" iddiası ortaya atılıyor ve izleyenler Clijsters maçı boyunca Serena'yı yuhalıyor. Hem iddialar hem de bu tavır yüzünden o günden beri Williamslar turnuvada yoklar.

IW'de Son Durum


Turnuvanın Federer için bence o kadar da önemli olmadığını söylemiştim daha önce. Hala biraz aynı fikirdeyim. Zaten sırtında da sorun varmış. 2 ay ara verecek ve tam da ihtiyacı olduğu zamanda.

Roland Garros'ta Federer'in ilk 4'te olduğu müddetçe kaç nolu seribaşı olduğunun bence çok da önemli olmadığı fikrimi yineliyorum. Hala Djokovic'in eski formunda olduğunu düşünmüyorum, kaldı ki en formda olduğu dönemlerde bile Federer Djokovic'i eleyebildiğinden Djokovic ile aynı yarıya düşmesi çok şey değiştirmeyecektir. Roland Garros için şu an belirleyici olan tek şey var; Rafael Nadal'ın kaç nolu seribaşı olarak gideceği. Ferrer diğer 3 seribaşına bir iyilik yapıp 5 numaraya düşmezse herkes "Bana patlamasa bari" diyecektir diye düşünüyorum. Nadal'ın Roland Garros zaferi garanti olmamakla birlikte kimse çeyrek finalde onunla karşılaşmak istemeyecektir. En azından Murray ve Federer'in yarı final yolu, Nadal tarafından kesilebilir.

Federer ve Nadal'ın sıralama durumlarını bırakıp turnuvaya bakalım. Erkeklerde oynanan çeyrek finallerden Nadal-Berdych yarı finali çıktı. Nadal için bu laf son zamanlarda pek çok maç için söylendi ama hadi adeti bozmayıp tekrar söyleyelim; Nadal için asıl test bu olacak. Finale çıkarsa da aynısını final için söyleriz. Bu arada yeri gelmişken çeyrek finale çıkan minik kuşum Anderson'a da aferin diyorum. Erkeklerde diğer çeyrekler bugün oynanacak; eşleşmeler Tsonga-Djokovic ve Murray-Del Potro şeklinde. Murray çok sağlam gitmiyor ama maçta ritmi düşük tutabilirse Del Potro'yu eler. Tsonga'ya da şans vermek biraz zor. Kadınlardaki çeyrek final maçlarının ikisi de oynanmadı; Azarenka ve Stosur çekilince Kerber-Wozniacki eşleşmesi ortaya çıktı. Bugün oynanacak yarı finallerse Sharapova-Kirilenko ve Wozniacki-Kerber şeklinde. Kerber-Sharapova finalinin çıkması gerekir ama WTA'da her an her şey olabilir.

Şimdi herşeyi bir yana bırakalım ve yukarıdaki videoya bakalım. Nadal backhand'ini bu videodaki kadar net kullanmaya başladığında "Oldu bu adam" diyorum ve içimi bir sevinç kaplıyor. Benim için form seviyesini belli eden en öenmli göstergelerden biri çünkü. Hoşgeldin backhand.