Heh!
1 Mayıs 2012 Salı
Video: Analiz Zamanı
Barcelona finalinden 2o hot shot videosu.
Bu video üzeriden Nadal'da bu sene gördüğümüz farklılıklardan birine değinelim. İlk fark, ATP'nin de analiz ettiği üzere servis etkinliği ile ilgili. Kendi sevdiği noktalardan çok rakibin sevmediği noktalara atmaya başladı bu sene daha çok.
İkinci nokta ise backhandler, ki bu videoda görülebileceği üzere bu kanatta eskisine nazaran daha etkin görünüyor. Djokovic'in Nadal'a karşı temel taktiği Nadal'ı backhand kanadında açığa atıp, backhandinin de yardımı ile açıkta kalan forehand tarafından puan toplamaktı. Ferrer, Barcelona finalinde bu taktiği iyi uyguladı ve bir noktaya kadar ekmeğini de yedi. Ama videodan da görülebileceği üzere bu taktik geçen seneki kadar verimli çalışmıyor.
Nadal Djokovic ile oynadığı maçlarda Djokovic'in sıkça uyguladığı backhand paralel taktiğine yine backhand paralel (hatta zaman zaman slice) ile karşılık vererek Djokovic'in forehand tarafından puan taplayabilmesine engel olabilmişti. Bu maçta ise bu kanada gelen saldırıları savuşturma anlamında biraz aşama kaydettiği görülebiliyor.
Bir nokta Nadal'ın bugüne dek olmamasına şaşırdığım sağ el avantajını backhandine yansıtmış gibi görünebilmesi; daha güçlü ve daha açılı vuruşlar alabiliyor ralli içinde. Bu da rakiplere backhand sıkıştırmalarının karşı artak olarak dönmesine neden oluyor. Bir diğer nokta backhande hareketlenmekte eskiye nazaran biraz daha etkin olması; bunu artık bu tarz puanları sıkça oynamasından gelen alışkanlığa da bağlayabiliriz. Aslında genel olarak backhand kanadında savunmadan atağa geçme konusunda kendini geliştirdiği söylenebilir.
Nadal gibi oyunu oturmuş birinin bu saatten sonra yeni bir oyun tarzını benimsemesini beklemek hayal olurdu tabi. Yapması gereken zayıf noktaları konusunda kendini geliştirmekti ki bu konuda biraz ilerleme var gibi görünüyor. Yeterli olup olmadığını zaman gösterecek.
29 Nisan 2012 Pazar
Barcelona'da Süpriz!!... Yok.
Kazanan yine Nadal.
Bu turnuvayı da 7. kez kazanarak tarihte herhangi 2 kupayı en az 7 kez kazanan ilk ATP oyuncusu oldu Rafa. Maşallah diyelim.
Finale gelene kadar karşılaştığı önemli isimler arasında Tipsarevic ve Verdasco vardı Rafa'nın. Her ikisine de 4'er oyun bıraktı. Ama finalde azimli kahramanımız Ferrer vardı ve Nadal'ın işini oldukça zorlaştıran bir oyunla sahadaydı. Nadal neredeyse 3 saate dayanan maçı 7-6/7-5 ile kazandı ama hem Nadal biraz daha kendine güvensiz olsa, hem Ferrer biraz daha kendinden emin olsa aynı skorla farklı bir kazanan görebilirdik bugün.
Ferrer maç bitiminde çöktü biraz. Çünkü tamamen mental yetersizliğinden kaybetti denilebilir. Açıkçası ilk defa onu kaybettiği bir maç sonrası bukadar kötü gördüm; bu sefer teknik veya fiziksel kısıtlamalar değildi onu tıkayan çünkü.
Bu turnuvayı da 7. kez kazanarak tarihte herhangi 2 kupayı en az 7 kez kazanan ilk ATP oyuncusu oldu Rafa. Maşallah diyelim.
Finale gelene kadar karşılaştığı önemli isimler arasında Tipsarevic ve Verdasco vardı Rafa'nın. Her ikisine de 4'er oyun bıraktı. Ama finalde azimli kahramanımız Ferrer vardı ve Nadal'ın işini oldukça zorlaştıran bir oyunla sahadaydı. Nadal neredeyse 3 saate dayanan maçı 7-6/7-5 ile kazandı ama hem Nadal biraz daha kendine güvensiz olsa, hem Ferrer biraz daha kendinden emin olsa aynı skorla farklı bir kazanan görebilirdik bugün.
Ferrer maç bitiminde çöktü biraz. Çünkü tamamen mental yetersizliğinden kaybetti denilebilir. Açıkçası ilk defa onu kaybettiği bir maç sonrası bukadar kötü gördüm; bu sefer teknik veya fiziksel kısıtlamalar değildi onu tıkayan çünkü.
0:58 :(
Ferrer için bence yine de oldukça iyi bir turnuvaydı. Finalde gayet iyi mücadele etti, artı finale gelene kadar tie-break de aldı bol bol. Tie-breakler Ferrer'in zayıf noktası biliyorsunuz. FLo ve Raonic'ten toplamda 3 set aldı tie-break ile; Raonic'ten 2 tane olmak üzere ki servisini bilenler bunun büyük bir başarı olduğu konusunda hemfikir olacaklardır. Raonic bu yılın topraktaki sürpriz ismi olacak gibi; bu orantısız çocuk burada yarı finali gördü. Murray geçen yıl istikrarlı ve iyi oynuyordu toprakta ama şimdilik bu yıl da aynısını beklemesek iyi ederiz; burada çeyrek finalde Raonic'e elendi zira.
Haftanın bir diğer turnuvasında geçen haftanın formda ismi Simon, finalde Fognini'yi yenerek Bükreş'te şampiyon oldu.
Kadınlarda ise Sharapova nihayet Azarenka karşısındaki şanssızlığını kırdı ve ciyak ciyak finallerin bilmem kaçıncısını kazanarak Stuttgart şampiyonu oldu. Maçı izlemedim, zaten 3 saat Nadal ve Ferrer oyalamıştı çünkü. Bir de gürültü faktörü var tabi. Ama Sharapova'nın kısmen izlediğim Kvitova maçında gördüğüm oyunu finalde de devam etmiş anlaşılan. Hafta boyu iyi oynadığı söyleniyor; en fazla Stosur karşısında zorlanmış. Kvitova da fena bir dönüş yapmadı bence. Sharapova maçında yine her zamanki gel gitli durumundaydı. Biraz kafasını boşaltabilse toprak sezonunu renklendirebilir.
3:00 "GODO'yu Kaldırırken".. Her zaman güldürüyor :)
28 Nisan 2012 Cumartesi
Video: Toprak Mevsimi
Toprak maçlarındaki zemin yavaşlığından kaynaklanan "Acaba ne olacak?" hissinin hastasınım!
27 Nisan 2012 Cuma
Toprakta Kayıp Düşenler
Hatırlarsınız geçen hafta Monte Carlo'da epeyce kayıp düşme vakası oldu. Elemelerdeki bir oyuncudan sonra önce Monaco sonra da Benneteau kortun aynı noktasında düştüler. Bu hafta da aylar süren sakatlıktan yeni dönmüş olan Petkovic Stuttgart'da kötü bir biçimde düştü.
Bu düşüşlerle ilgili bir ipucu geçen hafta Nadal'dan gelmişti. Nadal basın toplantısında kortun hep aynı noktasında düşüldüğünü, o noktada zeminin düzgün olmadığını, bir yükselti olduğunu söylemişti. Normalde tenisçiler toprakta kayarak hareket ettiklerinden, yana doğru kayarlarken bir çıkıntıya takıldıklarında bilekleri dönüyor. Nadal'ın bu tespitinden sonra merkez kortta sandalye aralarında bakım-onarım çalışmaları yapıldı geri kalan maçlarda. Nadal ise iki bileğini de sıkıca sardırıp o korta çıktığını söylüyordu.
Normalde toprak zeminde bu kadar düşme yaşanmazdı diye hatırlıyorum. Zemine gösterilen bir özensizlik söz konusu gibi. Düşmelere alışık olduğumuz zemin çim aslında ama orada da kayma hareketi zaten oyuncunun kontrolünde olmadığından genelde hareketi tamamlayıp popo üstü düşer tenisçiler; ki bu bilek dönmesi kadar zarar vermez.
Bu düşüşlerle ilgili bir ipucu geçen hafta Nadal'dan gelmişti. Nadal basın toplantısında kortun hep aynı noktasında düşüldüğünü, o noktada zeminin düzgün olmadığını, bir yükselti olduğunu söylemişti. Normalde tenisçiler toprakta kayarak hareket ettiklerinden, yana doğru kayarlarken bir çıkıntıya takıldıklarında bilekleri dönüyor. Nadal'ın bu tespitinden sonra merkez kortta sandalye aralarında bakım-onarım çalışmaları yapıldı geri kalan maçlarda. Nadal ise iki bileğini de sıkıca sardırıp o korta çıktığını söylüyordu.
Normalde toprak zeminde bu kadar düşme yaşanmazdı diye hatırlıyorum. Zemine gösterilen bir özensizlik söz konusu gibi. Düşmelere alışık olduğumuz zemin çim aslında ama orada da kayma hareketi zaten oyuncunun kontrolünde olmadığından genelde hareketi tamamlayıp popo üstü düşer tenisçiler; ki bu bilek dönmesi kadar zarar vermez.
25 Nisan 2012 Çarşamba
Wimbledon'da İlk Tura Zam
Stakovsky'nin serzenişli ropörtajı bazı başka yayın organlarında da özet halinde verilmişti. Değindiği konulardan biri olan slamlerin az para dağıtması konusunda Wimbledon bir adım atmış.
Bu yıl Wimbledon ilk turda elenenlere %26 daha fazla ödül verecekmiş. Elemelerin son turunda elenenler ise %21 zamla 8500€ alacaklarmış. Ayrıca tablodaki oyunculara günlük harcamalar için verilen ücret 170€'dan 200€'ya çıkmış.
Bu arada şampiyonlar da 50.000€ zam almışlar. Geçtiğimiz 11 yılda şampiyonların ödülü %130 artmışken, ilk turdakilerin ödülleri %93 artmış.
Zenginler yine daha bir zengin oluyor yani.
Bu yıl Wimbledon ilk turda elenenlere %26 daha fazla ödül verecekmiş. Elemelerin son turunda elenenler ise %21 zamla 8500€ alacaklarmış. Ayrıca tablodaki oyunculara günlük harcamalar için verilen ücret 170€'dan 200€'ya çıkmış.
Bu arada şampiyonlar da 50.000€ zam almışlar. Geçtiğimiz 11 yılda şampiyonların ödülü %130 artmışken, ilk turdakilerin ödülleri %93 artmış.
Zenginler yine daha bir zengin oluyor yani.
24 Nisan 2012 Salı
Foto: Tweet Fail
Una gran cena de #equipocopadavis rodeado de mejor compañia..sorry por la calidad de la foto,no ha sido culpa mia!! http://pic.twitter.com/QMWQtG7q
23 Nisan 2012 Pazartesi
22 Nisan 2012 Pazar
Monte Carlo Şampiyonu Rafa
2005'ten bu yana belki ilk kez Rafa'nın bu kupayı kazanacağından bu derece şüphe ettik ama şampiyon değişmedi.
Maçı izleyemedim, ama gözlerim yorumlardaydı. Anlaşılan Rafa olması gerektiği gibi 1-2 vites artırmış finalde, Novak ise hafta boyunca oynadığı gibi kötüymüş. Skor da bunu belli ediyor zaten; 6-3/6-1.
Novak tabi ki 2011'deki gibi oynamadı. Bunda hafta arası dedesini kaybetmiş olmasının da rolü mutlaka vardır. Hatta vasat oyunundan bile kötü oynamış olabilir. Ama ivme böyle böyle değişiyor işte. 2011 IW'de de Nadal için durum buydu; ilk servislerini sokma oranını %25 seviyesine düşürdüğü bir set vardı hatırlarsanız. Oynanan 1-2 maç sonrasında da gerisi çorap söküğü gibi geldi Novak'a karşı.
Ama Nadal'ın kariyerindeki en belirgin özelliklerden biri krizlerden çıkabilme yetisi işte. Djokovic-Nadal rekabetinde Nadal'ın modu 2011'de IW-Madrid arasında "Neden yapamıyorum", Roma-Wimbledon sürecinde "Sanırım yapamayacağım", US Open finali 3. seti sonrası "Başarmak için uğraşmam lazım" ve 2012 AO sonrası ise "Yapabilirim". Ve Nadal bugün yapamayacağı zannedileni yaptı, Novak'ı yendi. İkili için şartlar eşit olmayabilir (moral açısından) tabi ama skor farkı da gösteriyor ki iyi bir Novak da olsa Nadal'ın ciddi bir şekilde şansı olurdu herhalde bugün.
Maçın tam videosu mutlaka bulunur, o zaman daha dikkatli bakarım ama Nadal için en önemli nokta galiba ilk servislerini adam etmek oldu. 2011 IW facisasından sonra ilk servisi sokma ve puan alma yüzdelerini yukarılara çekmesi onu oldukça rahatlattı. Novak'a karşı servis yerleşimlerinde de aşama kaydetti; en azından AO finalinde gördük bunu. Bugün sadece tek oyunda servis kırma şansı verdi ve onda da tam bir aptal gibi kırdırmış servisini yorumlara bakacak olursak...
Totem meselesini unuttum mu sandınız??? Ahahhaahha; tabi ki unutmadım!!! Ben Nadal IW'de ve Miami'de yarı finalde elensin, IW'de çiftleri alsın derken şüpheyle yaklaşan okurlarıma sesleniyorum; "Ne demiştim??!!! NE DEMİŞTİM???!!!!". Hem Monte Carlo'yu aldık, hem kırılmadık rekor bırakmadık (en fazla masters kazanma 20, en fazla arka arkaya aynı turnuvayı kazanma 8 oldu) hem de Novak'ı çok net yendik. Daha ne olsun??
Sabırla kurguladığım totemim için tebriklerinizi yorum bölümüne yazabilirsiniz :)
Ekleme: Maçın linki...
Maçı izleyemedim, ama gözlerim yorumlardaydı. Anlaşılan Rafa olması gerektiği gibi 1-2 vites artırmış finalde, Novak ise hafta boyunca oynadığı gibi kötüymüş. Skor da bunu belli ediyor zaten; 6-3/6-1.
Novak tabi ki 2011'deki gibi oynamadı. Bunda hafta arası dedesini kaybetmiş olmasının da rolü mutlaka vardır. Hatta vasat oyunundan bile kötü oynamış olabilir. Ama ivme böyle böyle değişiyor işte. 2011 IW'de de Nadal için durum buydu; ilk servislerini sokma oranını %25 seviyesine düşürdüğü bir set vardı hatırlarsanız. Oynanan 1-2 maç sonrasında da gerisi çorap söküğü gibi geldi Novak'a karşı.
Ama Nadal'ın kariyerindeki en belirgin özelliklerden biri krizlerden çıkabilme yetisi işte. Djokovic-Nadal rekabetinde Nadal'ın modu 2011'de IW-Madrid arasında "Neden yapamıyorum", Roma-Wimbledon sürecinde "Sanırım yapamayacağım", US Open finali 3. seti sonrası "Başarmak için uğraşmam lazım" ve 2012 AO sonrası ise "Yapabilirim". Ve Nadal bugün yapamayacağı zannedileni yaptı, Novak'ı yendi. İkili için şartlar eşit olmayabilir (moral açısından) tabi ama skor farkı da gösteriyor ki iyi bir Novak da olsa Nadal'ın ciddi bir şekilde şansı olurdu herhalde bugün.
Maçın tam videosu mutlaka bulunur, o zaman daha dikkatli bakarım ama Nadal için en önemli nokta galiba ilk servislerini adam etmek oldu. 2011 IW facisasından sonra ilk servisi sokma ve puan alma yüzdelerini yukarılara çekmesi onu oldukça rahatlattı. Novak'a karşı servis yerleşimlerinde de aşama kaydetti; en azından AO finalinde gördük bunu. Bugün sadece tek oyunda servis kırma şansı verdi ve onda da tam bir aptal gibi kırdırmış servisini yorumlara bakacak olursak...
Totem meselesini unuttum mu sandınız??? Ahahhaahha; tabi ki unutmadım!!! Ben Nadal IW'de ve Miami'de yarı finalde elensin, IW'de çiftleri alsın derken şüpheyle yaklaşan okurlarıma sesleniyorum; "Ne demiştim??!!! NE DEMİŞTİM???!!!!". Hem Monte Carlo'yu aldık, hem kırılmadık rekor bırakmadık (en fazla masters kazanma 20, en fazla arka arkaya aynı turnuvayı kazanma 8 oldu) hem de Novak'ı çok net yendik. Daha ne olsun??
Sabırla kurguladığım totemim için tebriklerinizi yorum bölümüne yazabilirsiniz :)
Ekleme: Maçın linki...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

feliciano lopez

