Avustralya Acik'in sevmedigim bir ozelligi is gunlerinde takip edilemiyor olusu. Calisan insanlar gece 2'de izlemeye baslayip sabahlayamiyorlar. Gece seansindaki maclar da zaten mesaiye kurban gidiyor. Bu nedenle ornegin bugun benim az da olsa bakabildigim tek mac Federer-Lacko maci oldu. Russell uykusundan fedakarlik edip bir suru mac izlemeye calisiyordu son 2 haftadir ama ondan da haber yok. Boyut degistirdiginden supheleniyorum.
Ilk gunun dikkat ceken sonuclarina bakalim once erkekler tarafinda. Melbourne'den yukselen patlama sesi Davydenko'dan geldi, zira kendisi bugun ilk turda Florian Mayer'e yenildi. Hem de 4 set gibi oyle aman aman cekismeli olmayan bir macla. Hani Mayer genc yetenek sinifinda olsa anlariz. Gerci Mayer Avustralya'da basarili turnuvalar da cikartti ama Davydenko'da Doha'daki oyunuyla formunu yakaladigi izlenimini vermisti.
Bunun disindaki maclarda seri basi isimler zorlanmadan kazandilar. Hatta o derece ki Berdych bile ve (aman tanrim!) Verdasco bile rakiplerini cok rahat geride biraktilar. Oyle ki surekli aksiran, tiksiran, sicaktan bayilan Djokovic bile rakibine sadece 5 oyun birakti. Kurali bozan seri basi oyuncular da vardi tabi. Monfils'in de Bakker ile yaptigi mac 5 sete gitti ve Monfils 0-2'den dondu. Hem sakatligi oldugundan hem de de Bakker azimsanacak bir isim olmadigindan mazur gorulecek bir skor. Toprak uzmani Montanes'in Brown ile (sac), Fish'in Hanescu ile yaptigi maclar 5 sete gitti. Denk guclerin savasi seklinde gecen Kohli-Kamke macini ise Kohli 5 sette kazandi. Bunun haricinde Davydenko gibi elenen bir baska curuk seri basi Querrey oldu. Querrey 5 sette Kubot'a elendi. Grigor Dimitrov ise bazi True Grand Slam okurlarinin en iyi cikis yapan oyuncu sectigi Golubev'i eledi. Herkesi topluca Dimitrov'a gicik olmaya davet ediyorum.
Bayanlarda ise gectigimiz haftalardan gelen supriz beklentilerini karsilamayan bir gun gecirildi. Ilk turun en "yazik" denilen eslesmesi Wickmayer-Groth macinda gulen taraf Wickmayer oldu ve Groth'un bu turnuvada supriz yapabilecegini tahmin eden pek cok kisinin boynu bukuk kaldi. Hayranlarinin son haftalarda "Elendi...Simdi elenecek...Ay bakamiyacagim.." diyerek parmaklarinin arasindan seyrettigi Wozniacki ise ilk turda rahat bir galibiyet aldi Dulko karsisinda. Mirza Henin'den ilk seti koparsa da kalan setlerde cekismeye neden olamamis. Avustralya'ya kapali kutu olarak gelen Venus ise ilk macini rahat kazanmis Errani karsisinda. Sempati guzeli Dokic de rahat tur atlayanlardan. Rezai'nin Zahlavova'ya elenmesi ve Hantuchova'nin Kulikova'ye elenmesi disinda seri basi isimlerden elenen olmadi bugun. Son haftalarin sempati toplayan ismi Mattek-Sands Rus'a yenilirken, adasi Arantxa Parra Schiavone'yi zorlamayi basarmis.
Yine erkekler tarafina donersek blogda daha once yukselise gececeginden bahsettigimiz Benoit Paire ilk turda Cipolla'yi yenmis. Yukselise gececegi ongorulen Harrison ise ilk tur macini Istanbul Challenger sampiyonu ve son haftalarin dikkat ceken ismi Mannarino'ya karsi 3 sette kaybetmis. Baska bir genc isim Brands, Stakhovsky'e kolaylikla gecilirken, genc falan olmayan ancak son 8-9 ayda pek cok kisinin sempatisini kazanan Mahut da ilk macini kendinden beklenmeyecek bir bicimde 3 sette noktalamis.
Ilk gun icin rapor simdilik bu kadar. Toplu sonuclarda bayanlar maclari icin
suraya, erkekler maclari icin ise
buraya tiklayabilirsiniz.
Simdi diyebilirsiniz ki bir Federer maci izlemissin bari ondan bahset. Soyle soyleyeyim; Federer macin basindan itibaren cok cok iyi oynadi ve Lacko hic bir sey yapamadi. Birinci set boyle, ikinci set de oyle derken uyunacak az bir miktar uykum vardi hala, uyudum ben o yuzden. Macin nasil devam edip nasil bitecegi belliydi acikcasi cunku Lacko bir turlu tehdit olusturamadi. Uyumakta hakliydim. Pisman degilim.