- Marsel elendi. Hem de iki kere. Challenger turnuvasindan sonra Queens elemelerinde de kaybetti malesef.
- Gonzalez Wimbledon'da yok. Cunku her iki dizinde de tendinit var. Ancak emekli olmak yerine "Nadal Karti"ni kullanarak "Eskisinden bile daha iyi donecegim, daha yapmak istedigim cok sey var." diyormus. Her ne kadar eskisi gibi olmasini zor gorsem de (onda o sabir yoktur cunku) ilk 30'dan dusecegini de sanmam. Bir kac yil daha devam eder, etsin de zaten. Degisik bir oyun tarzi var, farkli bir bakis acisi olarak dursun bir kenarda.
- Wawrinka bir toprak challenger turnuvasi olan Lugano'daki organizasyonun ana tablosunda goruldu. Sirf Isvicre'de oynaniyor ve gecen sene de sampiyon oldu diye katilmiyorsa eger, ne yapmaya calistigini cozemedik acikcasi. Hani cimde cok kotu oynuyor desek, ondan toprakta puan ariyor desek anlasilabilir de, Wawrinka gecen yil Murray'i bes sete zorlayan isim degil miydi yahu Wimbledon'da?
- Nadal, Murray, Djokovic ve Roddick gibi isimlerin katildigi Queens turnuvasinda olasi yari final eslesmeleri Murray - Nadal, Djokovic - Roddick seklinde. Nadal bu turnuvaya ciftlerde Marc Lopez ile katiliyor. Sempatik ikili Indian Wells'de kazandiklari 1000 puan ile su an takimlar siralamasinda 9. sirada. Eger 1-2 turnuvadan daha iyi sonuc cikartirlarsa Rafa sezon sonu finallerine hem teklerde hem de ciftlerde katilabilir.
7 Haziran 2010 Pazartesi
6 Haziran 2010 Pazar
Fransa Acik Sampiyonlari


Once gunun sampiyonu...
O biirr topraktaki tum onemli turnuvalari ayni yil kazanaaaaaaaaaaaaaaaann!!!
O biiir kolunda saaatle oynayarak set puani bile gormeyeeeeen!!!
O biiir gecen yil tek maglubiyetini aldigi rakibini finalde rahat yeneeeeennn!!!
O bir iki uuuccc RAFAEL NADAAAALLL!!!
Mac baslamadan once Nadal'i kupaya daha yakin gormekle beraber Soderling'in de iyi direnecegini ve cekismeli bir mac izleyecegimizi dusunuyprdum. Ama oyle olmadi. Soderling fena baslamadi aslinda, servisleri de fena degildi ilk oyunlarda ama iki faktor Soderling'i dusurdu; birincisi Nadal'in Soderling servislerini beklenenden iyi karsilamasi, ikincisi de Nadal'in kendi servisindeki servis kirma puanlarinda aniden oyununu yukseltmesi ve neredeyse hic paniklememesi. Bunlarin disinda Rafa cok iyi servis atti, rallilerde surekli topun yonunu, ritmini, hizini ve yuksekligini degistirerek Soderling'i sasirtti ve yine oyle toplar cevirdi ki Federer'in yuzu suyu hurmetine Soderling'i destekleyen Fransiz seyircisi sus pus oldu bir kac puanda. Soderling kendi servis oyunlarinda giderek daha cok zorlanmaya basladi. Arada 2 alamet-i farikasindan biri olan bos korta fuze forehand gonderme taktigi ile puan kopartsa da toplamda bunlar Rafa'ya yetmedi. Soderling gitgide bunaldi, bunaldi, bunaldi...ve yok oldu...


Simdi de dunun macina gecelim. Bunu izleyemedim saglik sorunlari nedeniyle. Ama kazanani ogrenince cok sevindim. Aslinda Stosur da kazansa uzulmeyecektim tabi ama Schiavone icin ayrica sevindim. WTA'da polemige, tarismaya girmeyen iki ismin maciydi bu mac. Stosur son zamanlardaki grafigi, Schiavone de yillara yayilan emegi ile hak etmisti sampiyonlugu. Ama Francesca bu ay sonunda 30 yasina basacak ve muhtemelen bir daha boyle bir firsat yakalayamayacak. Tenis tarihinde hos bir iz birakti Roland Garros'u kazanarak. Ve yukaridaki fotografta da secilebilecegi uzere kupasina sarilinca Stosur dahil herkes birazcik gulumsedi sanirim.
Bir Grand Slam'in daha sonuna geldik. Neyseki Wimbledon bizi fazla bekletmeyecek. ATP'de mucadele son sampiyon Federer, yeni bir numara Nadal, azimkar Roddick, ev sahibi Murray ve kendine guveni artan Soderling ile ilginc olacak. WTA ise Wimbledon uzmani Williams bayanlari, sirf bu kupa icin geri donen Henin, yavas yavas ritmini yakalayan Sharapova, bu kez finalde takilmak istemeyecek Stosur ve iyilessin istedigimiz Cjlisters ile suprizli olacak gibi.
Bu turnuvada kotu durumdaydik. Suprizli gecen bayanlari ve Nadal'in "kesin donusu"nu mujdeleyen erkekler maclarini iyi takip edemedik ama Wimbledon'da arayi kapatiriz artik.
4 Haziran 2010 Cuma
Slam Ustune Slam

Williams bayanlari bugun ciftlerde Roland Garros'u kazandilar.
Boylelikle tum onemli turnuvalari en az 2 kez kazanarak cifte "career golden slam" yapmis oldular.
Bu yil "True Gran Slam" gelir mi? Neden olmasin? Williams bayanlarinin Wimbledon'da rakipsiz olduklarini dusnuyorum. Geriye bir tek gecen yil kazandiklari US Open kaliyor ki, bir aksilik olmazsa bu turnuvayi da kazanirlar. Zaten son 4 Grand Slam turnuvasinda ciftler sampiyonluklari hep onlarin oldu. Bayanlar tarihinde bunu basaran 3. cift oldular.
Boylelikle Serena Williams da hem ciftlerde hem de teklerde ayni anda 1 numarayi gorenler listesine katildi. Venus ise ciftlerde 1, teklerde 2 numara.
3 Haziran 2010 Perşembe
Marsel Çeyrekte
Marsel, Nottingham'da bugün oynadığı 2. tur maçında 2005 ve 2006 yıllarının Wimbledon 4. turu oynamış ismi Rus Dmitriy Tursunov'u 7-6(13) 2-6 6-4'lük setlerle yenerek çeyrek finale yükseldi.
Marsel, çeyrek finale kalabilen tek seribaşı raket. Çeyrek finalde yarın Japon Go Soeda ile oynayacak Marsel. Geçen sene sert kortta sıkı bir maçın ardından Soeda'yı yenmişti Marsel, yine favori. Yarı finalde Begemann-Ward (bu belalı Ward değil, ufak boy Ward) galibiyle oynayacak. Ben Marsel'in final için ağır favori, şampiyonluk için de en büyük favori olduğuna inanıyorum şu saatten sonra. Çim kortta kazanılacak şampiyonluk Wimbledon öncesi çok iyi moral olur Marsel için, umarım başarabilir.
Marsel, çeyrek finale kalabilen tek seribaşı raket. Çeyrek finalde yarın Japon Go Soeda ile oynayacak Marsel. Geçen sene sert kortta sıkı bir maçın ardından Soeda'yı yenmişti Marsel, yine favori. Yarı finalde Begemann-Ward (bu belalı Ward değil, ufak boy Ward) galibiyle oynayacak. Ben Marsel'in final için ağır favori, şampiyonluk için de en büyük favori olduğuna inanıyorum şu saatten sonra. Çim kortta kazanılacak şampiyonluk Wimbledon öncesi çok iyi moral olur Marsel için, umarım başarabilir.
2 Haziran 2010 Çarşamba
Marsel'den Haber Var
Marsel ilk tur macini Willis'e karsi 6-1 ve 7-6 ile kazandi.
Muller - Tursunov maci galibini bekliyoruz simdi.
Muller - Tursunov maci galibini bekliyoruz simdi.
1 Haziran 2010 Salı
Ve Federer Elenir...!
23 grand slam üst üste en az yarı final oynamış, son 19 grand slam'in 18'inin finalinde bulunmuş, tarihin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu Roger Federer, bugün Roland Garros'ta çıktığı çeyrek final maçında İsveçli Robin Soderling'e 4 setlik maç sonucunda mağlup oldu.
Aslında ilk seti izledikten sonra klasik bir Federer galibiyeti görünüyordu. 3 veya 4 sette, bir şekilde kazanacak gibiydi. Harika bir servis yüzdesi, karşısında Federer'i görünce pek çok sefer olduğu gibi servis performansı dibe vuran bir Soderling ve 1 set boyunca sadece 3 basit hata yapan Federer. Bunların sonucunda seti almakta çok zorlanmadı İsviçreli. Ama ne olduysa 2. setin başlangıcından sonra oldu. 2. setteki ilk servis oyununda sarsıntı yaşayan Federer, rakibine verdiği ilk servis kırma şansını çeviremedi ve 3-0 geriye düştü. Bu andan sonra geri dönemeyen Federer, seti 6-3 ile kaybetti. Yine de işler Federer için çok kötü görünmüyordu. 3. sette durum 5-5 ve Federer servisinde 30-15 öndeyken, iyice bastıran yağmur sebebiyle maç tatil edildi. Yaklaşık 1 saatlik aranın ardından başlayan maçın momentumu tamamen İsveçli'ye geçmişti. 30-15'ten gelerek servis kıran Soderling, kendi servisini de alarak seti bitirdi.
Federer, bu 23 grand slam arka arkaya en az yarı final oynama rekorunu ortaya çıkarırken, çok fazla maç çevirdi bu tarz. Yine aynısını bekliyordum ama bu kez karşısında, mental olarak güçlü diyebileceğimiz bir isim vardı ve yağmur arasından sonra daha iyi bir Federer, daha kötü bir Soderling beklerken, tam tersi bir durum ortaya çıkmıştı. 4. sette 3-3'te servis kırma puanları kurtardı Federer ve 4-3 öne geçti. Artık vitesi arttırmasını bekliyordum, ama arttıramadı. 4-4'te bu kez paçasını kurtaramadı ve servisi kırdırdı. Bu andan sonra inanabildim ancak Soderling'in kazanacağına. Federer yıllardır bu tarz durumların üstesinden o kadar fazla gelmişti ki, ancak bu kadar ucuna gelince inanabildim onun bir grand slam'de erken elenebileceğine (erken dediğimiz de çeyrek final, unutmayalım)...
Sonuçta, Soderling turnuvanın ilk 4 maçında oynadığı tenisi tekrarlayarak, Federer'in rekorunu bitirmeyi başardı. Geçen sene Nadal'ı eledikten sonra, bu sene Federer'i elemesi... Yaptığı küçümsenecek bir iş değil. Aslında bu Roland Garros öncesine kadar onun için kötü bir sezondu. Kariyerinin dönüm noktalarından biriydi bu turnuva. Eğer burada da erken bir veda yapsaydı, ileride kendisini "bir ara Nadal'ı Roland Garros'ta elemişti, 2 sene sonra ortalarda yoktu" diye anlatabilirdik; ama bu galibiyetinden sonra böyle bir şey söz konusu değil...
Soderling, bu galibiyetle birlikte, geçen sene Nadal'dan alıp Federer'e verdiği 1 numarayı, bu kez Federer'den alıp Nadal'a verebilir. Yarın Nicolas Almagro karşısında çeyrek final maçına çıkacak olan Nadal eğer turnuvayı kazanmayı başarırsa, pazartesi günü açıklanacak yeni sıralamada dünyanın yeni 1 numarası olacak, yaklaşık 1 yılın ardından.
Tabii, bu sonuçtan sonra gözler Nadal-Söderling finali arıyor. Nadal, çeyrek finalde Almagro'yu mağlup ettiği takdirde, yarı finalde Djokovic-Melzer maçının galibiyle oynayacak. Djokovic'i bu turnuvada gerçekten çok kötü gördüm ve son 2 maçı süper oynayan Melzer, yarın Djokovic'i yenerse benim için hiç de sürpriz olmayacak. Djokovic'in kazanması halinde de Nadal'a büyük bir tehdit yaratabileceğini düşünmüyorum. Diğer yarı final eşleşmesi Soderling ile Berdych arasında oynanacak. Berdych, yarı finale gelene kadar set bırakmadı ve Murray ve Youzhny gibi iki oyuncuyu elemeyi başardı. İki oyuncu da çok benzer stillerde oynayan oyuncular. İkisi de formlarının zirvesindeler. Ben zor ve uzun bir maç olacağını düşünüyorum. 5 sete de gidebilir ama kritik anlarda daha avantajlı olan, daha sağlam durmasını bilen Soderling'in az bir farkla maçı kazanacağını düşünüyorum. Yani herkes gibi benim beklentim de Nadal-Söderling finali. O final ne olur tahmini de, "eğer olursa"ya kalsın artık. O kadar sonrasını da hesap etmeden, tenis keyfini çıkartmaya bakalım, zira kaliteli maçların kokusu gelmeye başlıyor...
31 Mayıs 2010 Pazartesi
Roland Garros ve Dalyalar
Roland Garros 2010'da;
- Federer 700. ATP galibiyetini
- Nadal 100. Grand Slam galibiyetini
- Yine Nadal toprakta 200. ATP galibiyetini aldı.
Nice dalyalara! :)
- Federer 700. ATP galibiyetini
- Nadal 100. Grand Slam galibiyetini
- Yine Nadal toprakta 200. ATP galibiyetini aldı.
Nice dalyalara! :)
30 Mayıs 2010 Pazar
Marsel'in Nottingham Kurasi
Burada.
Marsel 7 nolu seribasi ama kura pek de ic acmiyor. Ilk turda elemelerden gelen bir isim var, sonrasinda ise Tursunov - Muller galibi gelecek. Bu maclari kazandigi durumda cimde fena sonuclar almayan Rajeev Ram gelir diye dusunuyorum. Merak uyandiran genc isim Ryan Harrison ise tablonun diger tarafinda kalmis.
Marsel'e basarilar...
Marsel 7 nolu seribasi ama kura pek de ic acmiyor. Ilk turda elemelerden gelen bir isim var, sonrasinda ise Tursunov - Muller galibi gelecek. Bu maclari kazandigi durumda cimde fena sonuclar almayan Rajeev Ram gelir diye dusunuyorum. Merak uyandiran genc isim Ryan Harrison ise tablonun diger tarafinda kalmis.
Marsel'e basarilar...
Roland Garros'ta Mikrop
Serena Williams dun oynadigi macta ikinci sette birden dususe gecince merak ettim ne oldu diye. Aciklamasi suymus;
"I just got a little dizzy. I don't know. I got really fatigued. I felt really dizzy out there. I was just trying just to stay in there. Just fighting a cold and fighting sickness. (The doctor) said that there's a bug that's going out. Players start feeling tired and the next day they get sick. I'm gonna load up. I've been loading up on vitamins. I should be okay. I hope."
Havanin birden degismesi durumlarinda olan bir durum. Fransa'da gectigimiz Pazar ile bu Pazar arasinda ciddi bir hava sicakligi farki var. Bu gibi durumlarda vucut direncinin dusmesi ve buna bagli olarak mikroplarin harekete gecmesi normal.
Serena'ya gecmis olsun, tum oyuncular kendilerine dikkat etsin.
"I just got a little dizzy. I don't know. I got really fatigued. I felt really dizzy out there. I was just trying just to stay in there. Just fighting a cold and fighting sickness. (The doctor) said that there's a bug that's going out. Players start feeling tired and the next day they get sick. I'm gonna load up. I've been loading up on vitamins. I should be okay. I hope."
Havanin birden degismesi durumlarinda olan bir durum. Fransa'da gectigimiz Pazar ile bu Pazar arasinda ciddi bir hava sicakligi farki var. Bu gibi durumlarda vucut direncinin dusmesi ve buna bagli olarak mikroplarin harekete gecmesi normal.
Serena'ya gecmis olsun, tum oyuncular kendilerine dikkat etsin.
28 Mayıs 2010 Cuma
27 Mayıs 2010 Perşembe
25 Mayıs 2010 Salı
Sirtindan Vurulmak
Toprak kortun gelmis gecmis ne iyi teniscisi kim seklinde bir oylama yapilmis L'Equipe'de.
Toni Nadal oyunu Bjorn Borg'a vermis.
:)
Toni Nadal oyunu Bjorn Borg'a vermis.
:)
23 Mayıs 2010 Pazar
Jukebox: Tsonga, Murray ve Soderling
Uyari: Sira Soderling'e gelince kulaklarinizi tikayiniz. Aksi halde olusacak zararlardan True Grand Slam sorumlu degildir.
Ekleme:
Roland Garros - 1. Gün
Roland Garros, bugün 16 erkekler, 16 kadınlar olmak üzere toplamda 32 maçla start aldı. Turnuvanın açılışını merkez kortta son şampiyon Svetlana Kuznetsova yaptı. Kuznetsova, genç Rumen raket Sorana Cirstea'yı ilk 3 oyunu kaybettikten sonra, 12-1'lik bir oyun serisi yakalayarak rahat geçti. Yine de Kuznetsova'nın geçen seneki başarısını tekrarlamak için hazır olduğunu söylemek mümkün değil. Bugün biraz tecrübesi, biraz da Cirstea'nın maç içinde git gide düşen performansıyla kazandı. Cirstea'nın da çok formda olmadığını biliyoruz. Rus raketi biraz daha çetin bir rakibe karşı izlemek gerek.Kuznetsova'nın arkasından geçen senenin erkekler finalisti Robin Söderling sahne aldı. Söderling, wild-card ile turnuvaya katılan Recouderc'e sadece 5 oyun bırakırken forehand antrenmanı yaptı. İyi bir maç oynadı İsviçreli. Güzel winner'lar vurdu, iyi bir servis performansı sergiledi ve rakibine tek bir an bile momentumu vermedi. Ama nihayetinde rakip de Söderling'i test edecek bir rakip değildi. İyi performansı için alkış yine de İsveçli'ye.
Philippe Chatrier'de günün 3. sahne alan ismi Aravane Rezai oldu. Rakibi, Kanadalı Heidi El-Tabakh'tı. Rezai, hiç zorlanmadan 1 saatin altında maçı bitirirken, rakibine sadece 2 oyun bıraktı. Maçın başında çok rahat bir maç olacak görüntüsü yoktu, ama Rezai oyununu gittikçe yükseltti. Elemelerden gelen El-Tabakh hiç fena değildi ama karşınızda konsantre, isteyen, aç ve gününde bir Rezai varken, Venus Williams bile olsanız kazanmanız mümkün olmayabiliyor. Dolayısıyla, Kanadalı raket için de pek hayal kırıklığı olduğunu sanmıyorum bu maçın.
Bu 3 maç bittiğinde saatler 4'ü gösteriyordu ve günü, en azından merkez kortta çabuk bitirecek gibi görünüyorduk. Ama öyle olmadı. Chatrier'deki son maçta Tsonga ve Brands karşı karşıya geldi. Brands, bir ilk 100 oyuncusu. Normalde sert kortlarda daha başarılı olmasına rağmen bu sene özellikle challenger turunda toprak kortta iyi sonuçlar aldı. Bugün o aldığı sonuçların tesadüf olmadığını gösteren bir oyun da ortaya koydu. Brands'in zaten yetenekli bir oyuncu olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar konsantre bir maç oynadığını ilk kez gördüm. Servisleri, forehand'lari ve file oyunu maçın genelinde hep belli bir seviyedeydi. Tsonga da, belki sakatlığı sebebiyle bilinmez, biraz vasat bir oyun oynayınca 5 sete giden bir maç izledik. Son setin son oyunlarında Tsonga servisini çok rahat alırken, Brands'in servisini de zorluyordu. 1-2 oyunda fırsatları harcadı ama 6-5'te servisi kırarak maçı bitirmeyi başardı. Brands'in iyi oyunu, bu maçın 5 sete uzamasında bir etkendi belki ama, Tsonga'nın performansı da kesinlikle soru işareti. Eğer kendi evindeki turnuvada iyi bir sonuç almak istiyorsa, daha iyi oynaması şart.
Diğer izlemediğim 28 maçı da kısa kısa geçeyim, belli başlı notlarla. Cilic, Mello karşısında set bıraktı. Toprakta bu sene zaten iyi bir sezon geçirmedi. Karşısında da her ne kadar toprakta kötü olmasa da, favorisi sert kort olan vasat bir oyuncu vardı. Grand slam'lerde iyi oynadığını biliyoruz Cilic'in, mutlaka ileriki turlarda daha iyi olacaktır ama yine de pek olumlu bir başlangıç olmadığını söylemek lazım kendisi adına.Azarenka yine sakat sakat oynamış, belli. Dulko karşısında sadece 3 oyun çıkarabilen Belaruslu erken veda etti Roland Garros'a. Son maçlarından hep çekilip duruyordu. Sakat sakat neden oynar bir insan evladı, onu da anlamıyorum. Tedavini olup güzelce dönmek varken bu kadar zorlamak niye Azarenka?
Günün en büyük sürprizlerinden biri Gulbis'in elenmesi oldu. Mental olarak çok sağlam bir oyuncu olmadığını biliyorduk Gulbis'in. Bu turnuvaya da büyük beklentilerle girince üstünde bir baskı hissetmesi muhtemeldi. Ama bu kadar erken çıkışı da sürpriz oldu hakikaten. İlk iki seti 6-2 6-4 ile kaybettikten sonra, 3. sette 1-0 gerideyken maçtan çekildi Letonyalı. 2. sette, 4. oyunda servis atmaya gelirken sakatlanmış maçtan sonra söylediğine göre. MR çektirecekmiş ve olumsuz olmak istemiyormuş. Çim kort sezonuyla ilgili bir şeyler söylemiş falan. Rahatlığına hayranım Gulbis. Sen bu kadar iyi bir sezonun ardından git ilk maçta elen, maçtan sonra çıkıp "sakattım ya, MR çektiricem, çim sezonu daha iyi geçecek inşallah, önümüzdeki maçlara bakıcaz" tadında konuş. İyi aslında, stres yapmıyor, negzel.
Venus Williams ve Nadia Petrova günün rahat kazanan isimleriydi kadınlarda. Yine seribaşı raketlerden Pennetta, Kirilenko, Cibulkova rahat kazanırken Szavay ve Petkovic gibi seribaşı değil ama favori olan raketler de maçlarını kazanmayı başardılar. 2 sürpriz vardı. İlki iyi bir sezon geçiren Sevastova'nın, İsveçli Johanna Larsson karşısında sadece 4 oyun olarak elenmesi. Diğeri ise asıl büyük sürpriz. Roma'yı kazanan Martinez Sanchez'in toprak kortta çok kötü olan - normalde de pek iyi olmayan - Akgul Amanmuradova'ya kaybetmesi. Martinez Sanchez, 3. oyunda uzun bir sakatlık molası almış. Zaten scoreboard'dan da sakat olduğu anlaşılıyordu. Çok yavaş servis atıyordu. 7 çift hata yaptı maç boyunca. Muhtemelen bu bir grand slam maçı olmasa zorlamazdı da bu kadar... Ne olursa olsun hayal kırıklığı yaratan bir sonuç oldu.Erkeklerde Youzhny, Kamke, Chela, Falla, Garcia-Lopez ve Montanes maçlarını 3 sette rahat geçmeyi başardılar. Ama genel olarak bakıldığında çok fazla 5 setlik maç vardı bugün. Onlara geçmeden önce ev sahibi raket Ouanna ve Hollandalı De Bakker'in de 4 setlik galibiyetlerle tur atladığını söyleyelim...
İlk 5 setlik maçı başlarda yazmıştık zaten, Tsonga-Brands maçı. Onun dışında 4 tane daha maç 5 sete gitti. Hatta o 4 maçtan 1'i tamamlanamadı geç saate kalması sebebiyle ve yarına ertelendi. Günün en büyük geri dönüşü Fransız Edouard Roger-Vasselin'den. Güney Afrikalı Kevin Anderson'ı 2-0 geriden gelerek 3-2 geçti. 4. seti de tie-break ile kazandığını not düşelim. Diğer bir 5 setlik maç Massu ve Fognini arasındaydı. Zaten kurayı görünce direk "aha 5 set" diye atladığım bir maçtı, yanıltmadı. Gerçi set skorları biraz farklıydı ama olsun. Maçın galibi Fognini oldu 2-1 geriden gelerek. 5 setlik maçların uzmanı Massu'nun final setini kaybetmesine şaşırdım ama Fognini de inatçı, savaşçı bir oyuncudur. Diğer 5 setlik maç elemelerden gelen Somdev Devvarman ve Roger Federer'in vatandaşı Marco Chiudinelli arasında oynandı. Maçın 5 sete gitmesinden çok, maçın sonunda oluşan simetrik skor dikkat çekiciydi. Chiudinelli maçı 6-3 3-6 6-3 3-6 6-3'lük setlerle kazandı. Yarıda kaldı dediğimiz maç, Lukas Lacko ve elemelerden gelen Michael Yani arasındaydı. Yani, toprak kortta pek iyi sonuçları olan bir oyuncu değil. Normalde de grand slam'lerde pek boy gösteren bir oyuncu değil ama bu grand slam'de çıkış yapmayı başardı. Son set 8-8 iken, maç yarına ertelendi. 3 set tie-break'e gitti, iki oyuncu da son sette kritik noktalarda servis kırma puanları kaçırdı. Maçın en ilginç donesiyse, sadece 1 servis kırmanın olması. O da Yani tarafından maçın ilk oyununda geldi...
Zayıf bir programa rağmen fena bir açılış günü değildi. Yarın daha iyi isimler sahne alıyor. Giderek kalitenin arttığı bir grand slam dileğiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


